İçinde ÖDEN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "öden" olan, toplam 27 tane kelime bulunuyor. İçerisinde öden bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu öden ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında öden olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ÖDENEKSİZLİK

10 harfli kelimeler

ÖDENEBİLİR

9 harfli kelimeler

ÖDENEKSİZ, ÖDENEKLİK

8 harfli kelimeler

ÖNÖDENCE, ÖDENEKLİ, ÖDENMEME, GÖDENBEL, GÖDENSİZ

7 harfli kelimeler

GÖDENEK, GÖDENCE, GÖDENLİ, BÖDENEK, ÖDENMEK, ÖDENİLİ, ÖDENMİŞ

6 harfli kelimeler

ÖDENCE, GÖDENİ, BÖDENK, BÖDENE, ÖDENTİ, ÖDENME, ÖDENİŞ, ÖDENEK

5 harfli kelimeler

DÖDEN, GÖDEN

4 harfli kelimeler

ÖDEN

Bazı kelimelerin anlamları

ÖDEN

Mide, karın.

GÖDENBEL

Çok yiyen, obur.

BÖDENEK

Böbrek.

GÖDENCE

İzmir ili, Seferihisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

GÖDENEK

Hayvanlarda son, eş.

ÖDENEKSİZ

Ödeneği olmayan.

ÖDENİLİ

Mal alınırken parasının ödenmesi.

ÖDENEKLİK

Devlet ve öteki kamu kişileri ile tüm kurum ve toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden saptayan, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar. Devletin, ilin ya da bir kuruluşun, bir aile ya da kişinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini çeşit ve ayrıntılarıyle gösteren çizelge. Belirli bir dönem için önceden oranlanan gelir ve gider çizelgesi.

ÖDENEKLİ

Ödeneği olan. Belli dönemlerde devlet bütçesinden yardım veya belirli bir pay alan (kişi, kuruluş).

ÖDENEBİLİR

Ödenemsi olanaklı hale gelen para.

GÖDENLİ

Çok yiyen, obur. Geniş karınlı: İneğimiz çok gödenliydi.

ÖNÖDENCE

Ödenmesi gerekecek gümrük vergisi ile girişte alınan başka vergiler karşılığında, onların tutarınca ya da ondan belli bir ölçüde artık paranın inanca olarak, ilgili işlemin bitimine dek, gümrüklerce alınması, a. bk. inanca.

ÖDENMEME

Tecim belgitlerinin (ödek, borç belgiti) ilgilisince önelinde ödenmemesi.

GÖDENSİZ

Çok yiyen, obur.

ÖDENMEK

Ödeme işine konu olmak.

ÖDENEKSİZLİK

Ödeneksiz olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında ÖDEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖDEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEDELLİ

Bedeli olan, bedel ödenilen. Bedelci.

BONO

Belirli bir sürenin sonunda, belirli bir paranın, belirli bir kimseye ödeneceğini belirten senet, emre muharrer senet.

AMORTİSMAN

Yıpranma payı. Faizin işlemesine son vermek için bir tahvilin birden ödenmesi.

ÇEK

Bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka hesabından ödenen yazılı belge. Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse.

BAŞMAKLIK

Camide ayakkabı konulan yer. Padişahın anne, kız kardeş, kız ve hasekilerine bağlanan ödenek, has.

AYLIKLI

Aylık alan (kimse), maaşlı. Karşılığı aylıkla ödenen.

ARDİYE

Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm. Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer, depo.

ESHAM

Paylar, hisseler. Borç alınan bir paranın belirli zamanda ödeneceğini gösteren senetler.

BORÇ

Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey. Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe.

AYLIK

Birine, görevi karşılığı olarak veya geçimi için her ay ödenen para, maaş. Bir ay içinde olan. Bir ay için. Ayda bir kez yapılmış olan veya çıkan. Belirli aydan beri var olan. Bir ay süren, mahiye.

BURS

Bir öğrencinin öğrenimini sürdürebilmesi veya bir kimsenin bilgi ve görgüsünü artırması için belli bir süre devlet veya özel kuruluşlarca ödenen aylık para. Bu amaçla vakfedilmiş paranın veya malın geliri.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

DOLANIM

Tedavül, sirkülasyon, dolaşım. Mal veya paranın elden ele dolaşması, dolaşım, sirkülasyon, para dolaşımı. Alışveriş ve hizmet karşılığının ödenmesini sağlamak üzere paranın el değiştirmesi, dolaşım, tedavül, sirkülasyon. Para ve para yerine geçen bono, senet vb.nin geçerli olması, sürümde bulunması, dolaşım, sirkülasyon.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

AMORTİ

Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.

BEDELSİZ

Bedeli olmayan, bedel ödenilmeyen. Çok değerli.

ALINDILI

Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.

FİŞ

Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç. Alışverişlerde ödenen paranın miktarını, vergilerini, alışverişin yapıldığı tarihi gösteren belge. Bir eserin hazırlanmasında kolaylık sağlamak veya bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklarından her biri. Kumarda, bazı alışveriş işlerinde para yerine kullanılan pul vb. şey. Okuma yazma öğretiminde kullanılan, üzerine hece, kelime, cümle yazılı karton parçası. Bir işi yaptırmak veya gereken sıranın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz.

AVİSTO

Ödenmesi gereken poliçelere yazılan ve "görüldüğünde" anlamına gelen bir terim.

BAHŞİŞ

Yapılan bir hizmete ödenen ücretten ayrı olarak fazladan verilen para, kahve parası.