Kelimeler arşivinde; içinde "çörek" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çörek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çörek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çörek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇÖREKLENMEK
KARAÇÖREK
ÇÖREKLİK
ÇÖREKÇİ
ÇÖREK
ÇÖREK
Az yağlı, bazen şekerli ve yumurtalı, gevrekçe bir hamur işi. Kurs.
ÇÖREKLENMEK
Yılan halka durumunda kıvrılıp toplanmak. Bir yerde, orada yaşayanları rahatsız etme pahasına sürekli kalmak, yerleşmek. Çökmek, çömelmek. Rahat bir biçimde yayılıp oturmak. Bir duyguyu güçlü ve sürekli olarak duymak.
ÇÖREKLİK
Çörek yapmaya elverişli olan, çörek için ayrılmış olan.
KARAÇÖREK
Çörekotu.
ÇÖREKÇİ
Çörek yapan veya satan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇÖREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KETE
Yağlı, mayalı veya mayasız hamurdan yapılmış olan çörek.
BİŞİ
Çörek, tatlı bir tür ekmek.
KARACAOT
Bir tür çöpleme (Helloborus niger). Çörek otu.
ÇÖREOTU
Çörek otu.
KURABİYE
Un, yağ, badem, fıstık vb. ile yapılan, şekerli küçük çörek.
POĞAÇA
İçine peynir, kıyma vb. konarak hazırlanan bir tür tuzlu çörek.
BICİK
Dörtte bir parça, dilim. Evde, tandırda pişirilen yağsız çörek. Buzağı. Sığır yavrusu, buzağı.
GEVREK
Kolayca kırılıp ufalanan. Ağzın içinde kolayca parçalanıp dağılacak biçimde hazırlanmış bir çörek türü. Şen, neşeli (gülüş).
BİDDİ
Küçük çörek.
AHITMA
Hayvanların alnından burnuna doğru uzanan beyazlık. Saç üzerinde veya tepside pişirilen çörek, ekmek. Saç üzerinde pişirilen ve yassı kadayıfa benziyen bir çeşit tatlı. Akıtma. Kadınların tepeliklerinde bulunan altın süs. Yumurta, süt, su, tuz ve unun karıştırılıp çalınmasıyla elde edilen karışımın ufak ufak sacda kavrulmasıyla yapılan yemek türü.
ÇOREK
Çörek.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
BİLİK
Kaz ve ördek yavrusu. Bilen, tanıyan, vâkıf. Bölük, parça, kısım. Meşe ağacı meyvesi, palamut. Bilim. Tavşan. Anaç tavuk. Kırık leblebi. Tandırda, simit biçiminde yapılmış çörek, ekmek. Silâh. Tanık. Bilirkişi: Ne bilik var ne tanık. Kadının cinsiyet organı. Vesika, vekâletname, senet, kart, kimlik cüzdanı, tezkere. Piliç. Küçük erkek çocukların cinsiyet organı. Erkeklik organı. Civciv. Tandırda pişirilen ortası delik küçük ekmek. Akıl, us, anlayış, kavrayış, bilgi. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu. Akıl, us, hikmet, bilgi.
CADİ
Mısır unundan saçta pişirilen mayasız çörek. Kurnaz ihtiyar kadın.
SİMİT
Halka biçiminde, genel olarak üzerine susam serpilmiş çörek. Denizde kolayca yüzmeyi sağlayan halka biçiminde alet. İnce bulgur, düğürcük.
KEK
Ana maddeleri yumurta, un ve şeker olan, içerisine kuru üzüm, kakao, fındık vb. konularak fırında pişirilen tatlı çörek. Aptal, bön, kolay aldatılabilen (kimse).
GATO
Pasta, çörek.
KURS
Ağırşak. Resmî ve özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda bilgi, beceri ve davranış kazandırmak amacıyla düzenlenen derslere dayanan ve belli bir süresi olan eğitim etkinliği. Bir gök cisminin teker biçimde görülen yüzü, çörek.
ÇADU
Mısır unundan saçta pişirilen mayasız çörek.
HAMURSUZ
Hamursuz Bayramı dolayısıyla Yahudilerin yapıp yedikleri bir tür mayasız çörek.