Kelimeler arşivinde; içinde "çivil" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çivil bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çivil ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çivil olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇİVİLEYİVERMEK, ÇİVİLEYEBİLMEK, ÇİVİLENEBİLMEK
ÇİVİLEYİVERME, ÇİVİLEYEBİLME, ÇİVİLENEBİLME
ÇİVİLİKAYA, ÇİVİLDEMEK, ÇİVİLETMEK, ÇİVİLENMEK
ÇİVİLETME, ÇİVİLENME, ÇİVİLEMEK, ÇİVİLİÇAM
ÇİVİLEME
ÇİVİLGİ
ÇİVİLİ
ÇİVİL
ÇİVİL
Karasinek. Küçük, ufak. Yeşilken ince ince doğranıp kurutulmuş fasulye. Yağ ve su ile eritilen peynire un katılıp pişirilen aş.
ÇİVİLİKAYA
Erzurum ili, Tortum belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÇİVİLEYİVERMEK
Ansızın veya çabucak çivilemek.
ÇİVİLETME
Çiviletmek işi.
ÇİVİLEYEBİLMEK
Çivileme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇİVİLEYEBİLME
Çivileyebilmek işi.
ÇİVİLDEMEK
Hafifçe kulağa fısıldamak.
ÇİVİLEME
Çivilemek işi. Dimdik ve ayaküstü bir durumda (denize atlama). Topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş.
ÇİVİLİÇAM
Bursa şehrinde, Çaltılıbük nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÇİVİLEMEK
Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak. Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek. Vurmak, öldürmek. Aynı noktaya sürekli olarak bakmak. Olduğu yerde hareketsiz bırakmak.
ÇİVİLEYİVERME
Çivileyivermek işi.
ÇİVİLENEBİLMEK
Çivilenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇİVİLENEBİLME
Çivilenebilmek işi.
ÇİVİLENME
Çivilenmek işi.
ÇİVİLENMEK
Çivi ile tutturulmak, mıhlanmak. Bir yerde hareketsiz kalmak.
ÇİVİLETMEK
Çivi çaktırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİVİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ILTAR
Çoban köpeklerinin boğazına takılan çivili demir.
BOBA
Çatılarda, makas ağaçlarının birer ucunun çivilendiği, iki metre kadar uzunlukta ve tam ortada bulunan kalın direk, omurga direği. Baba. İyi, güzel. Baba, karşılığı boba. Baba - boba yit: ( BÜZLENGEÇ Ucu çivili sopa, üvendire. BÜZLENGİNÇ Ucu çivili sopa, üvendire. FİTİL Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit. BİZLENGEÇ Ucu çivili sopa, üvendire. Övendirenin ucundaki çivi. (Beyağıl Ulukışla Niğde) (bizlengiç) : (Çaltı Gelendost Isparta). COBLAMA Ev çatısında üzerinde tahta çivilemek için konulan ince ağaç. BİZLENGÜÇ Ucu çivili sopa, üvendire. BİZLENGİÇ Ucu çivili değnek. BUBA Çatılarda, makas ağaçlarının birer ucunun çivilendiği, iki metre kadar uzunlukta ve tam ortada bulunan kalın direk, omurga direği. Baba. Baba, karşılığı buva. Baba, bk. bube. MIHLANMAK Mıhlama işine konu olmak veya mıhlama işi yapılmak, çivilenmek. Olduğu yerde kalıp bir yere kıpırdayamaz olmak. KAYAR Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi. Pay. ÇARMIH Suçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı. Ana direkleri ve gabya çubuklarını yandan tutan halatlar. BİZLENGİNÇ Ucu çivili sopa, üvendire. BİZLEMEK Ucu çivili değnekle hayvanı dürtmek. KAPSÜL Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap. BAKAVU Köpeklerin boynuna takılan çivili tasma. BİNAR Taban tahtalarının çivilendiği ağaç. Çift kanatlı pencere çerçevelerinin ortasına çakılan çıta. Bir yere konulan destek. Çeşme, pınar. ÇİVİSİZ Çivisi olmayan veya çivilenmemiş olan. MIHLAMAK Mıhla tutturmak, çakmak, çivilemek. Birini ya da bir şeyi bir yerden ayrılamaz, kıpırdayamaz duruma getirmek. Altın, gümüş vb. taşları metal yuvalara işlemek. Birini silahla yaralamak veya öldürmek.