Kelimeler arşivinde; içinde "çekere" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çekere bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çekere ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çekere olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇEKERE
Sarı.
ÇEKEREK
Yozgat iline bağlı ilçelerden biri.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇEKERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIRMANMA
Tırmanmak işi. Atom silahlarının gücünün önüne geçilmez, önlenemez bir biçimde hızlanmasını belirten terim. Özel araçlardan yararlanarak vücudu, kollarla çekerek yukarı doğru yer değiştirme. Bir durumun, bir olgunun giderek güç kazanması, etkisini artırması, güçlenmesi.
KURA
İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme. Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme.
EZİYETLİ
Eziyet çekerek yapılan. Eziyet veren, eziyet çektiren, üzgülü.
ÇEKİŞTİRMEK
Uçlarından tutarak ayrı yönlere doğru çekmek. Tekrar tekrar çekerek koparmak. Bir kimsenin kötü taraflarını uzun uzadıya sayıp dökmek.
ÇALAKÜREK
Sürekli kürek çekerek.
TURGOR
Hücrenin çok su çekerek şişmesi, öz suyunun kıvamının azalması.
SORMAK
Birine soru yönelterek herhangi bir konuda bilgi istemek, sual etmek. Bir işin sorumluluğu kendisinde olmak, bir işten sorumlu bulunmak. Dudakları uzatıp soluğu kuvvetle çekerek emmek.
GERMEK
Bir şeyin uçlarından veya kenarlarından çekerek gergin duruma getirmek. Kol, bacak, uzatmak. Gergin bir şeyle örtmek. Gergin duruma getirmek, gerginlik yaratmak, sinirlendirmek.
KAPMAK
Birdenbire yakalayarak, çekerek almak. Isırıp parçalamak. İşitir işitmez veya görür görmez bellemek ve öğrenmek. Bulaşmış olmak, geçmek. Koparmak, kıstırmak. Yer ayırmak, yer tutmak.
SÜNDÜRMEK
Bir şeyi çekerek uzatmak, esnetmek.
TIRMIKLAMAK
Tırmalamak. Üzerinde tırmık çekerek toprağı işlemek.
SÜRÜMEK
Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek. Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek. Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek. Hafif bir şeyi sürüklemek.
DİDİNMEK
Çok güçlük çekerek sürekli çalışmak.
SIYIRMAK
Hızla sürtünerek bir şeyin yüzünden bir parça soymak, koparmak veya üzerini hafifçe yırtmak. Çekip kurtarmak. Çekerek çıkarmak. Hafifçe dokunarak geçmek. Akıl sağlığını kaybetmiş olmak. Sürtünerek veya çekerek bir şeyi yerinden almak, kaldırmak. Bir şeyin üstündeki örtüyü çekerek almak veya açmak. Kazıyarak, silerek üzerinde veya içinde hiçbir şey bırakmamak.
İMSAK
Oruca başlama zamanı. Cimrilik. Bir şeyden el çekerek nefsine hâkim olma.
ÖZEZER
Cinsel zevk almak için kendisine eziyet edilmesi gereken, eziyet çekerek cinsel zevk alan sapık kimse, mazoşist. Özezerlik sapıncı gösteren kimse, mazoşist.
HIÇKIRMAK
Boğazdan hıçkırık sesi çıkarmak. İçini çekerek ağlamak.
RUHBANİYET
Rahiplerin evlenmeyerek ve dünyadan el etek çekerek yaşamaları durumu. Ruhbanlık.
TARTAKLAMAK
Çekerek ve iterek hırpalamak.
SÜRÜKLEMEK
Bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek. İlgi uyandırarak bırakamayacak duruma getirmek, çok ilgilendirmek. Bir kimseyi, bir işi yapmaya zorlamak. Akarsu alıp götürmek. İstekli olmayan birini bir yere götürmek, getirmek. Kötü bir duruma, sona doğru götürmek.