Kelimeler arşivinde; içinde "çatışma" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çatışma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çatışma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çatışma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇATIŞMASIZLIK
ÇATIŞMACILIK, ÇATIŞMASIZCA
ÇATIŞMASIZ
ÇATIŞMACI
ÇATIŞMAK, ÇATIŞMAĞ, ÇATIŞMAH
ÇATIŞMA
ÇATIŞMA
Çatışmak işi. Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma. Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının, bir yerde dar bir açı ile birbirine yaklaşıp kaynaşması veya düğümlenmesi. Silahlı büyük kavga, arbede.
ÇATIŞMAĞ
Köpekler çiftleşmek.
ÇATIŞMACI
Çatışma çıkaran kimse.
ÇATIŞMASIZCA
Çatışmasız bir biçimde.
ÇATIŞMASIZ
Çatışma olmayan. Çatışma olmadan.
ÇATIŞMAH
Köpekler çiftleşmek.
ÇATIŞMACILIK
Çatışmacının işi.
ÇATIŞMASIZLIK
Çatışma olmama durumu.
ÇATIŞMAK
Birbirine çatmak ya da çatılmak. Kavga etmek. Karşılıklı vuruşmak. Deve ve köpek çiftleşmek. Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇATIŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇATIŞABİLMEK
Çatışma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇATAŞMAK
Sataşmak, çatışmak.
ÇATIŞILMAK
Çatışma işi yapılmak.
BÖLEK
Kundak, çocuk bezi. Sığırları rahatsız eden bir çeşit sinek, gübre sineği. Hediye. Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. Bir nesnenin parça parça yapılması. Bir şarkıyı meydana getiren ve bir bağlama ile sona eren kısımlardan her biri. Genellikle topluluklar ve örgütler içindeki çatışma durumlarından doğan, yan tutmaya yönelik, az örgütlü ve akışkan çatışma kümesi.
DEK
Bir işin, bir durumun sona erdiği zaman veya yer, kadar, değin. Düzen, hile, entrika. Belirtilen zamanı, yeri vb.ni içine almayacak bir biçimde, kadar, değin. Tokuşma, çatışma. Sağlam.
TAMPON
Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir maddeden yapılmış büyük tıkaç. Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı veya sterilize edilmiş pamuklu özel parça. Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak maddeyle dolu şey. Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken.
MÜSADEME
Silahlı iki grup arasındaki kısa çatışma, çarpışma. Uğraşma.
KARŞISÜRÜM
Görüntünün içindekilerde, görüntüler arasında, ses ve müzikte, görüntü ile ses arasındaki çatışmanın belirli bir amaçla düzenlenmesi.
TEARUZ
Çatışma, birbirine ters düşme.
DÜŞMAN
Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).
DÖVÜŞMEK
Karşılıklı birbirini dövmek, vuruşmak. İki silahlı kuvvet çatışmak. Boks yapmak.
İÇEDÖNÜK
Gerginlik ve çatışma durumlarında kendi içine kapanarak başkalarından kaçan kişi.
ARBEDE
Çatışma, patırtı.
AGON
Antik Yunan komedyasında düşünceleri birbirine karşıt olan iki oyun kişisinin tartışmaya girdiği bölüm. Sanatçılar, ezgiciler, yazar ve oyuncular arasında değerlendirme ile sonuçlanan yarışma. Sporcular arasında olduğu gibi, sanatçılar, ezgiciler, dansçılar, yazar ve oyuncular arasındaki dereceleme ile sonuçlanan yarışma. Dram sanatında olaylar dizisi içindeki çatışma (aşama yarışması).
AYARLAMAK
Bir ölçünün doğruluğunu belli bir örneğe göre düzeltmek, doğrulamak. Bir aygıtı belli bir iş yapabilecek duruma getirmek. Kandırmak. Düzenlemek. İşleri birbiriyle çatışmayacak veya zamanında bitirecek bir biçimde düzenlemek.
GALİP
Bir yarışma, karşılaşma, çatışma vb. sonunda yenen, üstün gelen, başarı kazanan.
PATIRTI
Pat pat çıkan sesin adı. Gürültülü çatışma, arbede. Herhangi bir biçimde veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü.
DÜELLO
İki kişi arasında, tanıklar önünde yapılmış olan silahlı vuruşma. İki siyasi, ekonomik güç arasındaki çatışma. İki kişi arasında tanıklar önünde yapılmış olan sözlü atışma.
KAVGASIZ
Kavgası olmayan. Çatışma, kavga olmadan.
DRAMATİK
Sahne oyununa özgü olan. Coşku veren, duyguları kamçılayan. Acıklı. İçinde gerilim, çatışma vb. olaylar bulunan, insan ilişkileri ile gelişen (eser, olay).