Kelimeler arşivinde; içinde "çarpış" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çarpış bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çarpış ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çarpış olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇARPIŞTIRABİLMEK
ÇARPIŞTIRABİLME
ÇARPIŞTIRILMAK
ÇARPIŞABİLMEK, ÇARPIŞIVERMEK, ÇARPIŞTIRILMA
ÇARPIŞTIRMAK, ÇARPIŞABİLME, ÇARPIŞIVERME
ÇARPIŞILMAK, ÇARPIŞTIRMA
ÇARPIŞILMA
ÇARPIŞMAK
ÇARPIŞMA, ÇARPIŞIK
ÇARPIŞ
ÇARPIŞ
Çarpma işi.
ÇARPIŞABİLME
Çarpışabilmek işi.
ÇARPIŞTIRABİLMEK
Çarpıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇARPIŞABİLMEK
Çarpışma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇARPIŞTIRILMAK
Çarpışmaları sağlanmak.
ÇARPIŞIVERME
Çarpışıvermek işi.
ÇARPIŞIK
Zikzaklı.
ÇARPIŞTIRMAK
Çarpışma işini yaptırmak.
ÇARPIŞIVERMEK
Ansızın çarpışmak.
ÇARPIŞMA
Çarpışmak işi, müsademe, sadme. Öncülerin veya küçük birliklerin yaptıkları küçük savaşma.
ÇARPIŞTIRMA
Çarpıştırmak işi.
ÇARPIŞMAK
Birbirine çarpmak, tokuşmak. Birbirine üstün gelmeye çalışmak. Vuruşmak, savaşmak.
ÇARPIŞILMA
Çarpışılmak işi veya biçimi.
ÇARPIŞTIRABİLME
Çarpıştırabilmek işi.
ÇARPIŞILMAK
Çarpışma işi yapılmak.
ÇARPIŞTIRILMA
Çarpıştırılmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇARPIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VURUŞMAK
Birbirini vurmak, dövüşmek. Savaşmak, çarpışmak.
CENK
Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş. Büyük çaba, uğraş, kavga, çekişme.
SADME
Çarpışma, tokuşma, vurma. Sarsıntı.
TOKUŞTURMAK
Birbirine dokundurmak, çarpıştırmak.
ATIŞ
Atma işi. Kalp ya da nabzın vuruşu, çarpışı.
BIRAKIŞMAK
Savaşma, çarpışma vb. durumları karşılıklı bırakmak, ateşkes yapmak, mütareke yapmak.
METRİS
Askerin çarpışma sırasında korunması için yapılmış olan toprak siper.
KIVILCIM
Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası, alev, çakım, çakın, çıngı, şerare. Güneş yüzeyinde düzensiz aralıklarla görülen parlama. Demir, taş vb. maddelerin güçlü çarpışmasından sıçrayan ateş durumundaki parçacıkları. Harekete geçiren etken.
BARIN
Göğüs: Barnıma bir yumruk vardu. Öküzleri otlatma, doyurma. Çekinlerin çarpışma olaylarında gösterdikleri kesit alanlar için kullanılan ölçü birimi. Bütün, hep. Güç, kuvvet. Göğüs. Diyarbakır şehrinde, Kulp belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DRAGON
Ejderha. Batı ordularında, atlı veya yaya olarak çarpışan asker sınıfı.
MÜSADEME
Silahlı iki grup arasındaki kısa çatışma, çarpışma. Uğraşma.
MUHAREBE
Savaşta yapılmış olan çarpışmalardan her biri. Güçlü tartışma.
TAMPON
Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir maddeden yapılmış büyük tıkaç. Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı veya sterilize edilmiş pamuklu özel parça. Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak maddeyle dolu şey. Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken.
MUHASAMAT
Düşmanlık. Savaşta çarpışma.
SAVAŞMAK
Ordu ölçüsünde iki silahlı kuvvet karşı karşıya gelip çarpışmak, vuruşmak, muharebe etmek. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla mücadeleye girişmek. Çaba sarf etmek.
MÜBAREZE
Çekişme. Düşman olan taraflardan birer kişinin çıkarak çarpışması.
KARAMBOL
Bilardo oyununda isteka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması. Karışıklık, karmaşa. Çarpışma, birbirine çarpma.
DARBE
Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.
KAPTAN
Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. Kaptan pilot. Takım oyunlarında takımı temsil eden kimse. Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kimse, efe. Yolcu otobüsü sürücüsü.
TOKUŞMAK
İki şey birbirine çarpmak, çarpışmak. Kafa kafaya vuruşmak.