İçinde ÇARPIŞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "çarpış" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çarpış bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu çarpış ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çarpış olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

ÇARPIŞTIRABİLMEK

15 harfli kelimeler

ÇARPIŞTIRABİLME

14 harfli kelimeler

ÇARPIŞTIRILMAK

13 harfli kelimeler

ÇARPIŞABİLMEK, ÇARPIŞIVERMEK, ÇARPIŞTIRILMA

12 harfli kelimeler

ÇARPIŞTIRMAK, ÇARPIŞABİLME, ÇARPIŞIVERME

11 harfli kelimeler

ÇARPIŞILMAK, ÇARPIŞTIRMA

10 harfli kelimeler

ÇARPIŞILMA

9 harfli kelimeler

ÇARPIŞMAK

8 harfli kelimeler

ÇARPIŞMA, ÇARPIŞIK

6 harfli kelimeler

ÇARPIŞ

Bazı kelimelerin anlamları

ÇARPIŞ

Çarpma işi.

ÇARPIŞABİLME

Çarpışabilmek işi.

ÇARPIŞTIRABİLMEK

Çarpıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇARPIŞABİLMEK

Çarpışma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇARPIŞTIRILMAK

Çarpışmaları sağlanmak.

ÇARPIŞIVERME

Çarpışıvermek işi.

ÇARPIŞIK

Zikzaklı.

ÇARPIŞTIRMAK

Çarpışma işini yaptırmak.

ÇARPIŞIVERMEK

Ansızın çarpışmak.

ÇARPIŞMA

Çarpışmak işi, müsademe, sadme. Öncülerin veya küçük birliklerin yaptıkları küçük savaşma.

ÇARPIŞTIRMA

Çarpıştırmak işi.

ÇARPIŞMAK

Birbirine çarpmak, tokuşmak. Birbirine üstün gelmeye çalışmak. Vuruşmak, savaşmak.

ÇARPIŞILMA

Çarpışılmak işi veya biçimi.

ÇARPIŞTIRABİLME

Çarpıştırabilmek işi.

ÇARPIŞILMAK

Çarpışma işi yapılmak.

ÇARPIŞTIRILMA

Çarpıştırılmak işi.

  -   -   -  

Anlamında ÇARPIŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇARPIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

VURUŞMAK

Birbirini vurmak, dövüşmek. Savaşmak, çarpışmak.

CENK

Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş. Büyük çaba, uğraş, kavga, çekişme.

SADME

Çarpışma, tokuşma, vurma. Sarsıntı.

TOKUŞTURMAK

Birbirine dokundurmak, çarpıştırmak.

ATIŞ

Atma işi. Kalp ya da nabzın vuruşu, çarpışı.

BIRAKIŞMAK

Savaşma, çarpışma vb. durumları karşılıklı bırakmak, ateşkes yapmak, mütareke yapmak.

METRİS

Askerin çarpışma sırasında korunması için yapılmış olan toprak siper.

KIVILCIM

Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası, alev, çakım, çakın, çıngı, şerare. Güneş yüzeyinde düzensiz aralıklarla görülen parlama. Demir, taş vb. maddelerin güçlü çarpışmasından sıçrayan ateş durumundaki parçacıkları. Harekete geçiren etken.

BARIN

Göğüs: Barnıma bir yumruk vardu. Öküzleri otlatma, doyurma. Çekinlerin çarpışma olaylarında gösterdikleri kesit alanlar için kullanılan ölçü birimi. Bütün, hep. Güç, kuvvet. Göğüs. Diyarbakır şehrinde, Kulp belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

DRAGON

Ejderha. Batı ordularında, atlı veya yaya olarak çarpışan asker sınıfı.

MÜSADEME

Silahlı iki grup arasındaki kısa çatışma, çarpışma. Uğraşma.

MUHAREBE

Savaşta yapılmış olan çarpışmalardan her biri. Güçlü tartışma.

TAMPON

Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir maddeden yapılmış büyük tıkaç. Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı veya sterilize edilmiş pamuklu özel parça. Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak maddeyle dolu şey. Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken.

MUHASAMAT

Düşmanlık. Savaşta çarpışma.

SAVAŞMAK

Ordu ölçüsünde iki silahlı kuvvet karşı karşıya gelip çarpışmak, vuruşmak, muharebe etmek. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla mücadeleye girişmek. Çaba sarf etmek.

MÜBAREZE

Çekişme. Düşman olan taraflardan birer kişinin çıkarak çarpışması.

KARAMBOL

Bilardo oyununda isteka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması. Karışıklık, karmaşa. Çarpışma, birbirine çarpma.

DARBE

Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.

KAPTAN

Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. Kaptan pilot. Takım oyunlarında takımı temsil eden kimse. Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kimse, efe. Yolcu otobüsü sürücüsü.

TOKUŞMAK

İki şey birbirine çarpmak, çarpışmak. Kafa kafaya vuruşmak.