Kelimeler arşivinde; içinde "çarpı" olan, toplam 58 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çarpı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çarpı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çarpı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇARPIKLAŞTIRILMAK
ÇARPIKLAŞTIRILMA, ÇARPIŞTIRABİLMEK
ÇARPITILABİLMEK, ÇARPIKLAŞTIRMAK, ÇARPIŞTIRABİLME
ÇARPITILABİLME, ÇARPIŞTIRILMAK, ÇARPIKLAŞTIRMA
ÇARPILIVERMEK, ÇARPILABİLMEK, ÇARPIŞABİLMEK, ÇARPIŞIVERMEK, ÇARPIŞTIRILMA, ÇARPITABİLMEK
ÇARPILABİLME, ÇARPIŞTIRMAK, ÇARPILIVERME, ÇARPIŞABİLME, ÇARPIŞIVERME, ÇARPIKLAŞMAK, ÇARPITABİLME
ÇARPINLAMAK, ÇARPITILMAK, ÇARPIVERMEK, ÇARPIŞTIRMA, ÇARPIŞILMAK, ÇARPINTISIZ, ÇARPIKLAŞMA
ÇARPIVERME, ÇARPIŞILMA, ÇARPITILMA, ÇARPINTILI, ÇARPILAMAK, ÇARPITILIŞ, ÇARPICILIK
ÇARPIŞMAK, ÇARPIKLIK, ÇARPILMAK, ÇARPINMAK, ÇARPITMAK
ÇARPIKÇA, ÇARPITIŞ, ÇARPIŞIK, ÇARPILAN, ÇARPILIŞ, ÇARPILMA, ÇARPINMA, ÇARPINTI, ÇARPILIM, ÇARPIŞMA, ÇARPITMA
ÇARPILI, ÇARPICI
ÇARPIM, ÇARPIK, ÇARPIŞ
ÇARPI
ÇARPI
Kaba sıva, çarpma sıva. Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur.
ÇARPIŞTIRABİLMEK
Çarpıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇARPITABİLMEK
Çarpıtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇARPIŞTIRILMA
Çarpıştırılmak işi.
ÇARPIKLAŞTIRMA
Çarpıklaştırmak işi.
ÇARPIŞTIRABİLME
Çarpıştırabilmek işi.
ÇARPILABİLMEK
Çarpılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇARPITILABİLMEK
Çarpıtılma olasılığı bulunmak.
ÇARPIKLAŞTIRMAK
Çarpık duruma getirmek.
ÇARPIŞTIRILMAK
Çarpışmaları sağlanmak.
ÇARPILIVERMEK
Çabucak çarpılmak.
ÇARPITILABİLME
Çarpıtılabilmek işi.
ÇARPIKLAŞTIRILMA
Çarpıklaştırılmak işi.
ÇARPIKLAŞTIRILMAK
Çarpık duruma getirilmek.
ÇARPIŞIVERMEK
Ansızın çarpışmak.
ÇARPIŞABİLMEK
Çarpışma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇARPI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYRIK
Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.
ÇARPIKLAŞMA
Çarpıklaşmak işi.
ÇARPILIŞ
Çarpılma işi.
BASTIBACAK
Bacakları kısa veya çarpık (kimse). Yaramaz, haylaz (çocuk).
BÜSTİYER
Bayanların ceket vb. kıyafetlerinin içinde kullanılan çarpıcı, göz alıcı, işlemeli kumaştan yapılmış askılı veya askısız üstlük.
ÇALIK
Çarpık. Yüzünde çıban veya yara yeri olan. Yan yan giden. Koyunlarda çiçek hastalığı. Çalgın. Verev kesilmiş. Adı defterden silinmiş. Doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan. Çıban yeri.
ÇARPICILIK
Çarpıcı olma durumu, sansasyonellik.
ÇARPIKLIK
Çarpık olma durumu, eğrilik.
CENK
Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş. Büyük çaba, uğraş, kavga, çekişme.
CEZALANMAK
Cezaya çarpılmak.
ÇARPIKÇA
Biraz çarpık.
ÇARPILI
Çarpı işareti konmuş. Bir tür olta iğnesi.
ATIŞ
Atma işi. Kalp ya da nabzın vuruşu, çarpışı.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
ÇARPAN
Bir çarpma işleminde çarpılan sayının kaç kez tekrarlanacağını gösteren sayı, çoğaltan.
ÇARPIKLAŞMAK
Çarpık duruma gelmek.
CIVMAK
Hızla giden bir şey bir yere çarpıp yön değiştirmek, sekmek, sapmak, inhiraf etmek. Sapmak, yol değiştirmek, amaçtan şaşmak, çavmak.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
BIRAKIŞMAK
Savaşma, çarpışma vb. durumları karşılıklı bırakmak, ateşkes yapmak, mütareke yapmak.