Kelimeler arşivinde; içinde "çalın" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çalın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çalın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çalın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇALINABİLMEK, ÇALINIVERMEK
ÇALINABİLME, ÇALINDIRMAK, ÇALINIVERME
ÇALINMAK, TUNÇALIN
ÇALINMA, ÇALINTI, ÇALINIŞ
ÇALIN
ÇALIN
Çakmak. Ateş çakmağı. Çiy, kırağı.
ÇALINDIRMAK
Ödünü koparmak, çok korkutmak.
ÇALINIŞ
Çalınma işi.
ÇALINABİLMEK
Çalınma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇALINTI
Çalınmış olan.
ÇALINMA
Çalınmak işi.
ÇALINIVERMEK
Aniden çalınmak.
ÇALINABİLME
Çalınabilmek işi.
ÇALINMAK
Çalma işine konu olmak. İnme inmek.
ÇALINIVERME
Çalınıvermek işi.
TUNÇALIN
Güçlü, kuvvetli kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇALIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALLEGRO
Canlı, neşeli ve hızlı bir biçimde (çalınarak).
AGİTATO
Canlı ve coşkulu bir biçimde (çalınmak).
AKOMPANYATÖR
Bir parça çalındığı zaman ses veya bir aletle ona eşlik eden kimse.
ANDANTİNO
Andanteden daha canlı, daha hızlı bir biçimde (çalınmak).
ARPEJ
Bir akort oluşturan seslerin birbiri arkasından çalınması.
BORAZAN
Üfleyerek çalınan, perdesiz çalgı, boru. Bu boruyu çalan kimse.
ANDANTE
Adacyo ile andantino arası, yarı yavaş bir biçimde (çalınmak).
BALAT
Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan veya şarkı olarak okunan eser. Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü.
ANİMATO
Canlı bir biçimde (çalınmak).
BAĞLAMA
Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.
AFFETTUOSO
Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
AĞIRLAMA
Ağırlamak işi, ikram, izaz. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava.
AMABİLE
Sevimli ve cana yakın bir biçimde (çalınmak).
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
BİNDİRİM
Zam. İlk çekimin son görüntülerinin yavaş yavaş silikleştirilmesi, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlendirilmesinden sonra belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste gelmesi ve en sonunda ikinci çekimin görüntülerinin belirginleşmesi tekniği. Melodiye sadık kalınarak bir parçanın yeniden değişik ritimlerde çalınması.
ALLEGRETTO
Allegrodan biraz daha ağır bir biçimde (çalınarak).
ARP
Dik tutularak parmakla çalınan, üç köşeli, telli çalgı.
ADACYO
Yavaş, ağır bir biçimde çalınan beste.