Kelimeler arşivinde; içinde "çalkalama" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çalkalama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çalkalama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çalkalama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇALKALAMA
Çalkalamak işi.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇALKALAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇALPMAK
Çalkalamak, karıştırmak.
ÇALKALAYABİLMEK
Çalkalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
CABILDATMAK
Sıvıyı elle vurarak çalkalamak, hareket ettirmek.
ÇALPALAMAK
Yoğurt, pekmez ve benzerleri şeyleri sulandırarak ezmek. Çalkalamak (sıvılık.). Kaynatılan şıra köpürmek.
ÇALPALA
Çalkalamak, karıştırmak. Iğdır ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
AVKALAMAK
Isırmak: Köpek çocuğun arkalamadık yerini bırakmamış. Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Sıkıştırmak. Oynamak. Çocuğu hırpalıyarak sevmek. Azarlamak, tehdit etmek. Ovmak, ovalamak masaj yapmak 1. Çalkalamak, elemek. 1. Yakalamak, tutmak, avuçlamak. Engel olmak, geciktirmek. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Haksız yere hırpalamak. Ovmak, yıkamak (kirli giysi için). Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.
ÇALKALAYICI
Su verme teknesinde, çalkalama işini yapan araç. Hazırlanan deney tüplerinin bir süre için belli bir hızda çalkalanmasını sağlayan cihaz.
CIMBILDATMAK
Yoğurdu yayıkta dövmek. Sıçratmak (sıvılar için). Duyurmak, sezdirmek. Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
ÇAKLAMAK
Çalkalamak, yıkamak. Birer birer gizlice toparlayıp götürmek.
CIVIBILDATMAK
Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
CALBALANDIRMAK
Sıvıyı elle vurarak çalkalamak, hareket ettirmek.
CIMBALAMAK
Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
ÇALKALAYIŞ
Çalkalama işi.
CİMBALAMAK
Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
ÇALKMAK
Çalkalamak.
CUMBULDATMAK
Bir sıvıyı kabın içinde çalkalamak.
CABBALAMAK
Sıvıyı elle vurarak çalkalamak, hareket ettirmek.
GARGARA
Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi. Bu maksatla kullanılan ilaçlı sıvı.
ÇALKAMAK
Çalkalamak. Tahıl elemek.
CİMBILDATMAK
Duyurmak, sezdirmek. Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.