İçinde ÇALKALAMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "çalkalama" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çalkalama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu çalkalama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çalkalama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÇALKALAMA

Çalkalamak işi.

ÇALKALAMAK

Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.

  -   -   -  

Anlamında ÇALKALAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇALKALAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇALPMAK

Çalkalamak, karıştırmak.

ÇALKALAYABİLMEK

Çalkalama imkânı veya olasılığı bulunmak.

CABILDATMAK

Sıvıyı elle vurarak çalkalamak, hareket ettirmek.

ÇALPALAMAK

Yoğurt, pekmez ve benzerleri şeyleri sulandırarak ezmek. Çalkalamak (sıvılık.). Kaynatılan şıra köpürmek.

ÇALPALA

Çalkalamak, karıştırmak. Iğdır ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

AVKALAMAK

Isırmak: Köpek çocuğun arkalamadık yerini bırakmamış. Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Sıkıştırmak. Oynamak. Çocuğu hırpalıyarak sevmek. Azarlamak, tehdit etmek. Ovmak, ovalamak masaj yapmak 1. Çalkalamak, elemek. 1. Yakalamak, tutmak, avuçlamak. Engel olmak, geciktirmek. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Haksız yere hırpalamak. Ovmak, yıkamak (kirli giysi için). Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.

ÇALKALAYICI

Su verme teknesinde, çalkalama işini yapan araç. Hazırlanan deney tüplerinin bir süre için belli bir hızda çalkalanmasını sağlayan cihaz.

CIMBILDATMAK

Yoğurdu yayıkta dövmek. Sıçratmak (sıvılar için). Duyurmak, sezdirmek. Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.

ÇAKLAMAK

Çalkalamak, yıkamak. Birer birer gizlice toparlayıp götürmek.

CIVIBILDATMAK

Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.

CALBALANDIRMAK

Sıvıyı elle vurarak çalkalamak, hareket ettirmek.

CIMBALAMAK

Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.

ÇALKALAYIŞ

Çalkalama işi.

CİMBALAMAK

Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.

ÇALKMAK

Çalkalamak.

CUMBULDATMAK

Bir sıvıyı kabın içinde çalkalamak.

CABBALAMAK

Sıvıyı elle vurarak çalkalamak, hareket ettirmek.

GARGARA

Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi. Bu maksatla kullanılan ilaçlı sıvı.

ÇALKAMAK

Çalkalamak. Tahıl elemek.

CİMBILDATMAK

Duyurmak, sezdirmek. Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.