Kelimeler arşivinde; içinde "çakılı" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çakılı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çakılı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çakılı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇAKILIVERMEK
ÇAKILIVERME
ÇAKILILLIH
ÇAKILIŞ
ÇAKILI
ÇAKILI
Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş. Çakılmış, bir şeye bağlı. Yeri değişmez, sabit.
ÇAKILIVERMEK
Çabucak veya ansızın çakılmak.
ÇAKILIŞ
Çakılma işi.
ÇAKILILLIH
Çakıl yatağı, taşlı tarla.
ÇAKILIVERME
Çakılıvermek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇAKILI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAKILAYAZMAK
Çakılır gibi olmak.
ÇEGİL
Çakıl, çakıl yığını. Çakılın ufağı. Çakıl.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
EYME
Kapı sürgülerinin geçtiği ve iki ucu söveye çakılı eğri demir. Toprak damlı evlerin üzerinde kullanılan yuvarlak taş, loğ taşı. İki dağ arasındaki alçak yer. Eğilip duvara yaslanan çalı. Alaçığın üzerine konulan ağaç. Kapı kilitlenirken kilit dilinin içine geçtiği demir törpü. (Çokcalar Bozüyük Bilecik). Sapların dışarı taşmaması için kağnının iki yanına örülmüş fındık dallarından yapılan set. (Beyceğiz Fatsa Ordu).
ÖRÜKLEMEK
Hayvanı otlaması için uzunca bir iple çayıra bağlamak. Atı arka ayağından yere çakılı demir kazığa bağlamak. Uçurtmayı uçururken ipini bir yere bağlamak : Biz uçurtmaları uçurur sonra ipini bir yere örüklerdik. Sağlamlaştırmak, yerinden oynamaz duruma getirmek. Tepeleme doldurmak. Yığmak. Hayvan otlarken ayağından uzunca iple bağlamak. Tırmanmak: Ağaca nasıl örükledin?. Bağlamak.
YAVAŞAK
Huysuz hayvanlara nal çakılırken burunlarına takılan ağaç kıskaç. Küçükbaş hayvanlarda, özellikle koyunlarda görülen hastalık. Tembel. Halk dilinde Sarılık.
EŞEKAYAĞI
Tavana çivi çakılırken kullanılan yüksek örs. (Aksaray Niğde.).
YAVEŞİ
Huysuz hayvanlara nal çakılırken burunlarına takılan ağaç kıskaç.
AYAKCAK
Aptesane, hela, ayak yolu. Arkalıksız kısa iskemle. Tırpanla ekin biçenlerin ayaklarına bağladıkları demet. Direğe çıkmaya yarıyan aygıt. Taban ve koncu tek parça ağaçtan yapılmış, burnuna meşin çakılı ayakkabı. Merdiven, merdiven basamağı. El leğeni. Tahta, arkalıksız sandalye. Merdiven. Tırpanla biçildikten sonra, dağınık olarak yere yığılan ekinleri, ayağın yardımıyla düzenli kümeler durumuna getiren (H) harfi biçiminde ot araç. (Amasya).
GIRINCIK
Dikey bir direğin üstüne yatay olarak kalas çakılıp yapılan ve ekseni etrafında dönen bir çeşit tahterevalli.
GÖB
Çukurluk yerlerde biriken sular. Ahırda hayvanların bağlandığı yemlik ya da duvara çakılı küçük ağaç parçası. (Beyceli Fatsa Ordu).
ISRAN
Teknelerdeki hamuru kazımaya yarayan araç. Fırında ekmek, börek, çörek çevirmeye yarayan bir çeşit kürek. Ateş küreği. Üvendirenin ucunda çakılı olan ve sabanın çamurunu sıyırmaya yarayan demir.
YAVAŞI
Huysuz hayvanlara nal çakılırken burunlarına takılan ağaç kıskaç.
ÇAKILLI
Çakılı olan.
CINGIRIK
Bir çeşit tahterevalli. Kuyu çıkrığı. Yere diklemesine çakılı bir ağaç kazığın üzerine yatay ve dengeli biçimde oturtulan yassı ağaçtan yapılan bir çocuk eğlence aracı. (Köke Gelendost Isparta).
NELBEKLEMEK
Atı ön ayağından, ucunda demir halka bulunan bir zincirle yere çakılı kazığa bağlamak.
DÜVEN
Harmanda ekinlerin sapı ve tanelerini ayırmak için kullanılan, önüne koşulan hayvanlarla çekilen, alt yüzünde keskin çakmak taşları dikine çakılı bulunan, kızak biçiminde araç.