İçinde ÇAKIL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "çakıl" olan, toplam 34 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çakıl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu çakıl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çakıl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

TAVŞANÇAKILDAĞI

14 harfli kelimeler

ÇALIOBAAKÇAKIL

12 harfli kelimeler

ÇAKILIVERMEK, ÇAKILAYAZMAK, ÇAKILABİLMEK

11 harfli kelimeler

ÇAKILIVERME, ÇAKILDATMAK, ÇAKILPINARI, ÇAKILAYAZMA, ÇAKILABİLME

10 harfli kelimeler

ÇAKILILLIH, ÇAKILDAVUK, ÇAKILDAKLI, ÇAKILDATMA, ÇAKILDAMAK

9 harfli kelimeler

ÇAKILKAYA, ÇAKILTAŞI, ÇAKILDERE, ÇAKILDAMA

8 harfli kelimeler

ÇAKILKÖY, ÇAKILLAR, ÇAKILOBA, ÇAKILDAK, ÇAKILMAK, ÇAKILLIK

7 harfli kelimeler

ÇAKILIŞ, ÇAKILDU, ÇAKILCA, AKÇAKIL, ÇAKILTI, ÇAKILMA, ÇAKILLI

Bazı kelimelerin anlamları

ÇAKIL

Çakıl taşı.

ÇAKILDATMAK

Çakıldama işini yaptırmak.

ÇAKILDAVUK

Değirmende buğdayın bittiğini haber veren bir aygıt.

ÇAKILABİLME

Çakılabilmek işi.

ÇAKILDAMAK

Sürtünen, yuvarlanan çakıl taşları gibi ses çıkarmak.

ÇAKILILLIH

Çakıl yatağı, taşlı tarla.

ÇAKILAYAZMAK

Çakılır gibi olmak.

ÇAKILIVERME

Çakılıvermek işi.

ÇAKILPINARI

Malatya ilinde, Kürecik nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇALIOBAAKÇAKIL

Çanakkale şehri, Evciler nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇAKILABİLMEK

Çakılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇAKILIVERMEK

Çabucak veya ansızın çakılmak.

ÇAKILDAKLI

Terbiyesiz. Geçimsiz. Pis, kirli, dağınık. Bir halı türü. (Yalvaç Isparta).

ÇAKILAYAZMA

Çakılayazmak işi.

TAVŞANÇAKILDAĞI

Sarı çiçekleri olan küçük bir ağaç.

ÇAKILDATMA

Çakıldatmak işi.

  -   -   -  

Anlamında ÇAKIL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇAKIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAKILLI

Çakılı olan.

BAŞLIK

Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.

ÇAKILMA

Çakılmak işi.

BASTIRAK

Yol yapımında çakıl, kum, cüruf vb. maddeleri ezmeye ve sıkıştırmaya yarayan alet.

ÇAKILI

Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş. Çakılmış, bir şeye bağlı. Yeri değişmez, sabit.

AYAKLIK

Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.

AMBAR

Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.

ÇAKMA

Çakmak işi. Taklit olan, sahte. Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi. Deri hastalığı, yara, çıban. Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı.

ALÜVYON

Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.

BAĞDADİ

Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalara sıva vurularak yapılmış olan (duvar veya tavan). Yapılarda kullanılan çıta. 0,0501 gram olan ağırlık ölçü birimi.

BANKET

Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.

ÇAKALOZ

Mermi olarak çakıl taşı atan bir top türü. Bu topu kullanan topçu.

ÇAKILDAMA

Çakıldamak işi.

ÇATI

Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.

BİNİ

Binme işi. Kapı, dolap vb. şeylerin, kanatları kapandığında kalan aralığı örtebilmek için bu kanatların kenarına çakılan çıta.

ÇAKILLIK

Çakıl döşenmiş veya birikmiş yer.

ÇAKILTI

Çakıl taşı vb. kımıldatıldığında çıkan ses.

BLOKAJ

Bloke etme işi. Bir şeyin hareketine engel olma, hareketini durdurma. Sivri taşların toprak zemine dikine çakılarak üzerine beton dökülmesiyle yapılmış olan dolgu. Bankacılıkta bir varlığın yetkili otoritelerin izni olmadan sahibi tarafından kullanılamaması durumu.

BETON

Çimentonun su yardımıyla kum, çakıl vb. maddelerle karışması sonucu oluşan sert, dayanıklı, bağlayıcı yapı malzemesi. Bu malzemeden yapılmış.

ÇİVİ

İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.