Kelimeler arşivinde; içinde "çakla" olan, toplam 34 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çakla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çakla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çakla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BIÇAKLAYIVERMEK, BIÇAKLAYABİLMEK, ALÇAKLAŞABİLMEK
BIÇAKLAYABİLME, YUKARIKOÇAKLAR, BIÇAKLAYIVERME, ALÇAKLAŞABİLME, ALÇAKLAŞTIRMAK
ALÇAKLAŞTIRMA
ALÇAKLAŞMAK, BIÇAKLATMAK, TEKBIÇAKLAR, PANÇAKLAMAK, KOLÇAKLAMAK, KOÇAKLANMAK, KAMÇAKLAMAK, HONÇAKLAMAK, GAMÇAKLAMAK, BIÇAKLAŞMAK, BIÇAKLANMAK, SAÇAKLANMAK
BIÇAKLAYIŞ, ALÇAKLAŞMA, BIÇAKLATMA, BIÇAKLANMA, BIÇAKLAMAK, ALÇAKLAMAK, SAÇAKLANMA
BIÇAKLAMA, BURÇAKLAR, KOÇAKLAMA
ÇAKLAMAK, KOÇAKLAR
ÇAKLA
ÇAKLA
Bir çeşit göz bozukluğu.
YUKARIKOÇAKLAR
Manisa ilinde, Sarıgöl belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
TEKBIÇAKLAR
İzmir kenti, Kiraz belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ALÇAKLAŞTIRMA
Alçaklaştırmak işi.
BIÇAKLATMAK
Bıçakla saldırıyı tahrik etmek, bıçakla saldırtmak ve yaralatmak.
ALÇAKLAŞABİLME
Alçaklaşabilmek işi.
BIÇAKLAYIVERME
Bıçaklayıvermek işi.
BIÇAKLAYABİLMEK
Bıçaklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KOÇAKLANMAK
Daha güçlü olmak.
PANÇAKLAMAK
Pençeyle vurmak, pençelemek. Avuçlamak.
BIÇAKLAYABİLME
Bıçaklayabilmek işi.
KOLÇAKLAMAK
Pantolon dizlerine ve arkalarına büyük yamalar dikmek.
ALÇAKLAŞABİLMEK
Alçaklaşma eğilimi veya olasılığı bulunmak.
ALÇAKLAŞTIRMAK
Alçaklaşmasına sebep olmak.
BIÇAKLAYIVERMEK
Çabucak bıçaklamak.
ALÇAKLAŞMAK
Alçak duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇAKLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HOSTES
Taşıtlarda, özellikle uçaklarda yolcu ağırlayan bayan. Bir topluluk, kongre vb. yerlerde katılanları ağırlayan, onlara kılavuzluk eden bayan. Yarışma programlarında sunucuya yardımcı olan bayan.
BIÇAKLAMAK
Bıçakla kesmek. Bıçakla yaralamak.
HARAKİRİ
Karnını bıçakla deşme yoluyla kendini öldürme.
SAÇAKLANMA
Saçaklanmak işi.
TEMİZLEMEK
Arıtmak. Öldürmek, yok etmek. Bitirmek, tüketmek. Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak. Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak. Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek.
ŞARYO
Bir aletin veya aracın hareketli parçası. Bir eğik düzlem boyunca arabaların taşınmasını sağlayan küçük vagon. Yazı makinesinin kâğıt takılan, tuşlara vuruldukça ilerleyen bölümü. Bazı avcı uçaklarının kalkışını sağlayan fırlatma düzeni.
KABİN
Küçük, özel bölme. Plajda soyunma yeri. Uçakta yolcuların oturduğu bölüm. Gemilerde, uçaklarda, uzay gemilerinde küçük bölme.
ALÇAKLAŞMA
Alçaklaşmak durumu.
NOGAY
Altın Ordu devleti başbuğlarından biri olan Nogay'ın yönetimindeki Kıpçaklar. Bugün Kuzey Kafkasya'da yaşayan bir Türk boyunun adı.
KURYE
Genellikle elçilik postasını yerine ulaştırmakla görevli kimse. Posta, kargo, mektup vb. gönderileri alıcıya ulaştıran kimse. Düzenli olarak ticari bir hizmet gören taşıt. Uçakla gönderilen mektup, koli veya havale.
FİLO
Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü. Toplu olarak aynı hizmeti yapan ve bir merkezden yönetilen kara, deniz ve hava taşıtlarına verilen ad. Bit.
TELSİZCİ
Genellikle gemilerde, uçaklarda karayla gemi, yerle uçak arasında ve daha başka gemi ve uçaklarla telsiz bağlantısı kurmakla görevli kimse.
BIÇAKLANMAK
Bıçaklama işine konu olmak.
BIÇAKLAMA
Bıçaklamak işi.
ORAK
Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin, ot vb. biçme aracı. Ekin, ot vb. biçme işi. Ekin biçme zamanı.
HAVAALANI
İçerisindeki bina, tesis ve donatımlar dâhil uçakların iniş, kalkış ve yer hareketlerini yaparken kullanabilmeleri amacıyla belirlenmiş, ülke içindeki uçuşların yapıldığı saha.
BULDOZER
Önündeki geniş bıçakla toprağı sıyırıp kaldıran, tekerlekli veya paletli bir yol makinesi.
KARARTMA
Karartmak işi. Savaş durumunda düşman uçaklarından korunma amacıyla ışıkları örtme veya söndürme biçiminde alınan önlemlerin bütünü.
GİRİŞİMÖLÇER
Işık girişim saçaklarını uzaktan ölçmeye yarayan araç, interferometre.
OYMAK
Aşiret. Keskin, sivri uçlu bir cisimle bir şeyi yontarak veya delerek çukur oluşturmak. Bıçaklayarak yaralamak. Kazıklamak. Hemen hemen benzer veya aynı tür yıldızlardan oluşmuş, Samanyolu'nun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. İzcilikte küçük birlik. Kumaş vb.ni girintili bir biçimde kesmek.