Kelimeler arşivinde; içinde "çadır" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çadır bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çadır ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çadır olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇADIRLIHACIBAYRAM
ÇADIRLIKÖRMEHMET, ÇADIRLIHACIYUSUF
SİNEKÇADIRI, ÇADIRLANMAK
ÇADIRUŞAĞI, PAŞAÇADIRI, ÇADIRARDIÇ, ÇADIRCILIK, ÇADIRETEĞİ, ÇADIRHÜYÜK
ÇADIRYERİ, ÇADIRKAYA, ÇADIRTEPE, ÇADIRÇATI, YENİÇADIR
ÇADIRVAN, ÇADIRGAÇ, KILÇADIR, ÇADIRETE
ÇADIRGA, ÇADIRLI, ÇADIRCI
ÇADIRA
ÇADIR
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.
ÇADIRETEĞİ
Göğü kaplayan, devamlı yağmur yağdıran büyük bulut.
ÇADIRYERİ
Kayseri ili, Bakırdağı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÇADIRÇATI
(Mimarlık) Ortasından başlayarak dört bir yöne eğik yüzeyleri olan çatı. a. bk. beşikçatı, sundurmaçatı.
ÇADIRKAYA
Erzincan şehri, Tercan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kayseri ili, Yeşilhisar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Samsun şehri, Lâdik belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ÇADIRLANMAK
Çar örtünmek, çarşafa bürünmek.
ÇADIRTEPE
Erzincan kenti, Üzümlü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÇADIRLIHACIBAYRAM
Kırşehir şehrinde, Kaman belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÇADIRUŞAĞI
Maydanozgillerden, öz suyu hekimlikte kullanılan bir bitki (Dorema ammoniacum).
ÇADIRARDIÇ
Yozgat şehrinde, Musabeyli nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÇADIRLIKÖRMEHMET
Kırşehir şehri, Kaman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ÇADIRCILIK
Çadırcının yaptığı iş.
PAŞAÇADIRI
Begonyagillerden, kalp biçimindeki yapraklarının altı kırmızımtırak, üstü koyu yeşil, gövdesi sürünücü ve etli bir süs bitkisi (Begonia feasti).
SİNEKÇADIRI
Cibinlik.
ÇADIRLIHACIYUSUF
Kırşehir şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÇADIRHÜYÜK
Çorum şehri, Sungurlu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇADIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖÇEBE
Değişik şartlara bağlı olarak belli bir yöre içinde çadır, hayvan ve öteki araçlarla yer değiştiren, yerleşik olmayan (kimse veya topluluk), göçer, göçkün. Mevsimlere göre ülke veya yer değiştiren (hayvan).
ÇADIRLI
Çadırı olan. Çadıra yerleşmiş olan.
YAĞMURLUK
Yağmurdan korunmak için üste giyilen giysi, trençkot, empermeabl. Çadır bezinden yapılmış olan ve yağmurdan korunmaya yarayan örtü. İçeriye doğru açılan pencerelerle dış kapılarda yağmur ve kar sularının içeriye girmesini önlemek için yapılmış oluklu parça.
ALAÇIK
Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak. Keçeden yapılmış olan çadır.
OTAĞ
Büyük ve süslü çadır, çerge.
ÇADIRCI
Çadır diken veya satan kimse.
MEHTER
Mehter takımında görevli kimse. Çadırlara bakan uşak. Mehter takımı.
ALACIK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak: Bağı beklemek için alacık yapıyoruz. Çul veya keçeden yapılan çadır. Göçebe çadırlarının üzerine konan eğri ağaç, eğilmesi kolay ağaç sürgünü. Bostan korkuluğu. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer: Davarı ormandaki alacıkta otlattım. Vücuttaki çok küçük leke: Bu ala sayılmaz, bir alacık. Yaylaya kurulan hasır bir çeşit çadır. Apaçık, açık kalan yer. Çardak, basit barınak, kulübe. Ağaç güme, çadır. Bağ ve bahçelerde yapılan tahta ya da hasır barınak. (Dereköy Uluborlu Isparta; Garibçe Güdül Ankara). Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, Küre belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YURT
Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan. Diyar. Yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer. Bir şeyin ilk veya çok yetiştirildiği yer, vatan. Memleket. Sahip olunan arazi, emlak. Göçebe Türklerin oturduğu çadır. Öğrencilerin kaldığı, barındığı yer. Bakıma ve barınmaya muhtaç bir grup insanın oturduğu, yetiştirildiği veya bakıldığı kurum.
KASNI
Çadıruşağı, şeytantersi ağacı vb. bitkilerden elde edilen bir zamk.
CİBİNLİK
Sivrisinekten ve başka böceklerden korunmak için yatağın üstüne ve yanlarına gerilen çadır biçiminde tül.
KENDİRİK
Deriden veya çadır bezinden yapılmış olan ve hamur tahtasının altına serilen yaygı.
ÇATMA
Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.
ÇERGECİ
Padişah çadırını beklemekle görevli yeniçeri.
KAMP
Çadır, baraka vb. eğreti araçlardan oluşturulan konak yeri. Belli bir düşünce çevresinde birleşen topluluk. Tutsakların veya siyasal sürgünlerin toplanıldığı yer. Kurum ve kuruluşlarda çalışanların dinlenmek, eğlenmek için gittikleri konaklama yeri. Bu yerde konaklama.
OBA
Göçebelerin konak yeri. Genellikle bölmeli göçebe çadırı. Bu yerde konaklayan göçebe halk veya aile.
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
BEDEVİ
Çölde, çadırda yaşayan göçebe. Böyle bir hayat sürdüren kimse. Bedevilik tarikatından olan derviş.
ÇERGE
Derme çatma çadır, göçebe çadırı. Çingene çadırı. Otağ.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.