İçinde ÇABUCAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "çabucak" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çabucak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu çabucak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çabucak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.

  -   -   -  

Anlamında ÇABUCAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇABUCAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HEMEN

Çabucak. Yalnız, sadece. Aşağı yukarı. Çok.

DERAKAP

Hemen arkasından. Çabucak.

ÇABUCACIK

Çabucak.

ÇARÇABUK

Çabucak.

ALELACELE

Çabucak.

LEB

"Daha söze başlanırken ne denmek istenildiğini çabucak anlamak" anlamındaki leb demeden leblebiyi anlamak deyiminde geçen bir söz.

KOŞTURMAK

Koşma işini yaptırmak. Çok hızlı koşmak. Çabucak göndermek. Çabalamak, uğraşmak.

HACIYATMAZ

Yere nasıl bırakılırsa bırakılsın, dibinde bulunan ağırlık sebebiyle dik bir durum alan oyuncak. Güç durumlarda çıkarı için kişiliğinden özveride bulunarak kendini çabucak toparlamayı beceren kimse.

LİBOŞ

Liberal ekonomiyi ve liberal siyaseti savunurken çabucak zengin olmayı amaçlayan ve bu yolda hiçbir değer yargısını kabul etmeyen, her şeyi mübah gören kimse.

ACİLEN

Çabucak.

LAHZADA

Çabucak.

KIPMAK

Göz kapaklarını çabucak açıp kapamak, kırpmak.

ÇİZİKTİRMEK

Çabucak çizmek, çızıktırmak. Baştan savma yazmak.

ANINDA

Çabucak. Aynı anda, o anda yapılan, simultane.

GİRGİN

Herkesle çabucak yakınlık kurarak işini yürütebilen, pısırık karşıtı.

HEMENCECİK

Çabucak.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

HIZLI

Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.

HIZLA

Çabucak.

ÇABUKÇA

Çabucak.