İçinde ÖNÜ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "önü" olan, toplam 214 tane kelime bulunuyor. İçerisinde önü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu önü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında önü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DÖNÜŞTÜRÜLEBİLMEK

16 harfli kelimeler

DÖNÜŞTÜRÜLEBİLME

14 harfli kelimeler

GÖNÜLLENDİRMEK, YUKARISÖĞÜTÖNÜ

13 harfli kelimeler

DÖNÜŞTÜRÜLMEK, GÖNÜLLENDİRME

12 harfli kelimeler

CANIGÖNÜLDEN, DÖNÜŞTÜRÜLME, DÖNÜŞÜMCÜLÜK, DÖNÜŞEBİLMEK, DÖNÜŞÜVERMEK, GÖNÜLSÜZİREK, ÖZDÖNÜŞTÜREÇ

11 harfli kelimeler

DÖNÜŞSÜZLÜK, DÖNÜŞTÜRMEK, DÖNÜŞTÜRÜCÜ, GÖNÜLDAŞLIK, GÖNÜLLENMEK, GÖNÜLSÜZLÜK, BİYODÖNÜŞÜM, DEĞİRMENÖNÜ, DÖNÜŞEBİLME, DÖNÜŞTÜRGEÇ, DÖNÜŞÜVERME, GÖNÜLDOLABI, İÇEDÖNÜKLÜK, OVATEKKEÖNÜ

10 harfli kelimeler

DÖNÜŞLÜLÜK, DÖNÜŞTÜRME, DÖNÜŞTÜRÜM, GÖNÜLLÜLÜK, SÖNÜMLEMEK, DÖNÜMLERCE, DÖNÜŞTÜREÇ, DÖNÜŞÜMSÜZ, DÖNÜVERMEK, GÖNÜLLEMEK, GÖNÜLLENME, GÖNÜLSEMEK, GÖNÜLSÜMEK, GÖNÜLSÜZCE, GÖNÜLYURDU, MEDRESEÖNÜ, ÖNÜRDİŞMEK, ÖNÜRDÜŞMEK, SÖNÜMLENME, SÖNÜVERMEK

9 harfli kelimeler

DÖNÜŞÜMCÜ, DÖNÜŞÜMLÜ, GÖNÜLLÜCE, SÖNÜMLEME, DÖNÜMEŞLİ, DÖNÜŞÜMCE, DÖNÜVERME, DÖNÜVÜMEK, EŞDÖNÜŞÜR, GÖNÜLAÇAN, GÖNÜLALAN, GÖNÜLALDI, GÖNÜLALMA, GÖNÜLEMEK, GÖNÜLGÜCÜ, GUYRUKÖNÜ, GÜMELEÖNÜ, GÜNDÖNÜMÜ, GÜVEĞİÖNÜ, KARSINÖNÜ, KIRKDÖNÜM, ÖNÜKLERDE, ÖNÜRTLERİ, SANDIĞÖNÜ, SÖNÜVERME

8 harfli kelimeler

DÖNÜLMEK, DÖNÜMLÜK, DÖNÜŞMEK, DÖNÜŞSÜZ, GÖNÜLDAŞ, GÖNÜLSÜZ, SARAYÖNÜ, SÖNÜKLÜK, SÖNÜMSÜZ, ARDIÇÖNÜ, BOĞAZÖNÜ, BOZANÖNÜ, ÇINARÖNÜ, DEMİRÖNÜ, DEVEGÖNÜ, DÖNEMÖNÜ, DÖNÜKGÖZ, DÖNÜKLÜK, DÖNÜKMEK, DÖNÜMCÜL, DÖNÜMSÜZ, DÖNÜŞLER, DÖNÜTMEK, GELİNÖNÜ, GÖNÜLDEN, GÖNÜLDEŞ, GÖNÜLLÜK, GÜLGÖNÜL, GÜYAEÖNÜ, HİSARÖNÜ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

DÖNÜLME, DÖNÜŞLÜ, DÖNÜŞME, DÖNÜŞÜM, EMİNÖNÜ, GÖNÜLLÜ, ÖNÜNDEN, SÖNÜMLÜ, AĞILÖNÜ, ASARÖNÜ, AYGÖNÜL, BİDÖNÜM, CARDÖNÜ, ÇARDÖNÜ, DÖNÜMEÇ, DÖNÜMLÜ, DÖNÜRÜŞ, DÖNÜŞKE, DÖNÜŞÜK, DÖNÜŞÜL, DÖNÜŞÜN, ERGÖNÜL, GÖNÜCÜR, GÖNÜLAY, GÖNÜLLİ, GÖNÜMEK, GÖNÜRSU, İVERÖNÜ, KALEÖNÜ, KAYAÖNÜ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

HANÖNÜ, ARIÖNÜ, BÖNÜFE, ÇAMÖNÜ, DİLÖNÜ, DİŞÖNÜ, DÖNÜŞE, GÖLÖNÜ, GÜNÖNÜ, KAŞÖNÜ, ODAÖNÜ, ÖNÜCEK, ÖNÜMEK, ÖNÜNCE, ÖNÜNDE, ÖNÜRDE, ÖNÜRDÜ, ÖNÜZEY, SAÇÖNÜ, TAŞÖNÜ, YARÖNÜ, YAZÖNÜ, YELÖNÜ, YİLÖNÜ

5 harfli kelimeler

DÖNÜM, DÖNÜŞ, DÖNÜT, GÖNÜL, İNÖNÜ, SÖNÜK, SÖNÜM, ÇÖNÜR, DÖNÜK, ELÖNÜ, GÖNÜK, GÖNÜR, HÖNÜK, HÖNÜT, KÖNÜK, KÖNÜZ, ÖNÜCE, ÖNÜRT, ÖNÜZE, YÖNÜL

4 harfli kelimeler

DÖNÜ, GÖNÜ, HÖNÜ, KÖNÜ, ÖNÜÇ, ÖNÜK, ÖNÜL, ÖNÜR, ÖNÜŞ, ÖNÜT, ŞÖNÜ

3 harfli kelimeler

ÖNÜ

Bazı kelimelerin anlamları

ÖNÜ

Çocukları korkutmak amacıyla söylenen hayali yaratık, umacı, cin, peri. Ölü.

DÖNÜŞTÜRÜLME

Dönüştürülmek işi.

CANIGÖNÜLDEN

İçtenlikle, çok isteyerek, canıyürekten.

GÖNÜLLENDİRME

Gönüllendirmek işi.

GÖNÜLLENDİRMEK

Gönüllenmesine sebep olmak.

DÖNÜŞTÜRMEK

Dönüşmesini sağlamak, tahvil etmek. Bir şekli, belli bir kurala göre, başka bir şekle çevirmek.

DÖNÜŞTÜRÜLEBİLMEK

Dönüştürülme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÖNÜŞTÜRÜLEBİLME

Dönüştürülebilmek işi.

YUKARISÖĞÜTÖNÜ

Eskişehir ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

DÖNÜŞTÜRÜLMEK

Dönüştürme işine uğramak.

DÖNÜŞÜVERMEK

Dönüşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÖNÜŞSÜZLÜK

Dönüşsüz olma durumu.

GÖNÜLSÜZİREK

İstemeye istemeye.

DÖNÜŞÜMCÜLÜK

Yaşayan türlerin yalın biçimlerden karmaşık biçimlere doğru gelişerek ortaya çıktığını -öne süren- öğreti, transformizm.

DÖNÜŞEBİLMEK

Dönüşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÖZDÖNÜŞTÜREÇ

Birincili ve ikincili aynı sargıya bağlanmış bir dönüştüreç türü.

  -   -   -  

Anlamında ÖNÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖNÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALAKA

İlgi. Gönül bağı.

ALTIKARDEŞ

Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.

ALMAŞIKLIK

Dönüşümlü ve düzenli sıralanma.

ALKOL

Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.

AKIBET

Bir iş veya durumun sonu, sonuç. Sonunda, önünde sonunda.

AVDET

Dönüş, geri gelme.

AFTOS

Gönül eğlendiren kimse.

ALEGORİ

Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.

ARTI

Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.

AKLEN

Akıl gereğince, akıl yönünden.

AÇIKÇA

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

ALAKALANMAK

İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ALIN

Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

AYKIRI

Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.

AFİŞE

"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.

AŞİRET

Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.

ALGIN

Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.

ANDROPOZ

Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.

AKRABA

Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.