İçinde ÇÖME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "çöme" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çöme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu çöme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çöme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KURTÇÖMELTEN, ÇÖMELEBİLMEK, ÇÖMELİVERMEK

11 harfli kelimeler

ÇÖMELTİLMEK, ÇÖMELEBİLME, ÇÖMELİVERME

10 harfli kelimeler

ÇÖMELTİLME

9 harfli kelimeler

ÇÖMELTMEK, ÇÖMELMEYH, ÇÖMELEMEK

8 harfli kelimeler

ÇÖMELMEK, ÇÖMELTME, ÇÖMEŞMEK, ÇÖMEZLİK

7 harfli kelimeler

ÇÖMELEK, ÇÖMELTİ, ÇÖMELEZ, ÇÖMELEN, ÇÖMELİŞ, ÇÖMEDAN, ÇÖMELME

5 harfli kelimeler

ÇÖMEK, ÇÖMEN, ÇÖMEZ

4 harfli kelimeler

ÇÖME

Bazı kelimelerin anlamları

ÇÖME

Sabana bulaşan toprakları temizlemek için uzun sopanın arka kısmına takılan demir kazıyacak. Köy evlerinin salonu.

ÇÖMELTMEK

Çömelme işini yaptırmak.

ÇÖMELTİLME

Çömeltilmek işi.

KURTÇÖMELTEN

Gün doğudan esen soğuk yel, ayaz.

ÇÖMELMEYH

Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.

ÇÖMELİVERMEK

Çabucak veya ansızın çömelmek.

ÇÖMELMEK

Dizlerini bükerek topukları üzerine oturmak.

ÇÖMELEMEK

Dokunacak ipliği ıslatarak doğup sıkmak.

ÇÖMELTİLMEK

Çömelmesi sağlanmak.

ÇÖMELİVERME

Çömelivermek işi.

ÇÖMELTME

Çömeltmek işi.

ÇÖMEZLİK

Çömez olma durumu. Birinin sözünden çıkmama, davranışlarına uyma durumu. Müderrisin yanında öğrencilik etme.

ÇÖMELEK

Çok oturan, tembel. Bacakları eğri olan. Hafif ve ince ağrı, sızı. Ayaklar üzerinde oturma şekli. Tavukları kötürüm yapan bir çeşit hastalık. İçel ili, Mut ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ÇÖMELEBİLME

Çömelebilmek işi.

ÇÖMEŞMEK

Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek. Çömelmek.

ÇÖMELEBİLMEK

Çömelme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında ÇÖME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇÖME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇÖMELİŞ

Çömelme işi.

ÇÖĞTERMEK

Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.

ÇÖKÜŞ

Çökme işi. Çömelip yere oturuş. Devletlerin veya uygarlıkların son bulması, mahvolması, inhitat, dekadans. Yıkılma.

ÇÖMBELMEK

Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.

BÜVENMEK

Eğilmek, çömelmek: Büvendim de doya doya bir su içtim. Kesilmek, tutulmak: Suyun önünü büvemişler.

ÇÖMÜDMEK

Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.

ÇÖMMEK

Çömelmek.

ÇÖREKLENMEK

Yılan halka durumunda kıvrılıp toplanmak. Bir yerde, orada yaşayanları rahatsız etme pahasına sürekli kalmak, yerleşmek. Çökmek, çömelmek. Rahat bir biçimde yayılıp oturmak. Bir duyguyu güçlü ve sürekli olarak duymak.

ÇOMMAK

Biriktirmek, toplamak, yanyana getirmek. Çömelmek.

ÇOÇETMEK

Çocuk emeklemek, sürünmek, yürümeğe çabalamak. Çocuk çömelmek. Oturmak.

CÖMÜTMEK

Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.

ÇÖMELME

Çömelmek işi.

ÇÖMEK

Yeni yürümeye başlayan çocuk bir kaç saniye ayakta durmak, tay durmak. Sabana bulaşan toprakları temizlemek için uzun sopanın arka kısmına takılan demir kazıyacak. Kulübe. Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.

ÇİNCİK

Camdan ve porselenden yapılmış şey. Çömelme.

BEBÜRLENMEK

Faydalanmak, birisinin sırtından geçinmek. Böbürlenmek, gururlanmak. Gelişigüzel yere çömelmek, oturmak.

BEBİRLENMEK

Faydalanmak, birisinin sırtından geçinmek. Geçimini sağlamak, geçinip gitmek: Ahmet şundan bundan aldığı para ile bebirleniyor. Böbürlenmek, gururlanmak. Mırıldanmak: Ne bebirlenip durursun?. Doyar gibi olmak: Karnım yenice bebirlendi. Gelişigüzel yere çömelmek, oturmak: Ne bebirlenip oturuyorsun, işin yok mu?.

ÇONMAK

Toplanmak, birikmek, üşüşmek, kalabalık etmek. Çömelmek. Ateşte ısınmak. Kakmak, vurmak. (Isınmak için) çömelmek, oturmak.

APIŞMAK

Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.

ÇÖKMEK

Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.

DOMALMAK

Dizler bükük, baş ileride, çömelmiş bir durum almak.