Kelimeler arşivinde; içinde "çiy" olan, toplam 68 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çiy bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çiy ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çiy olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇİYİRDEKLENMEK
DIRÇİYHLAMAK
ÇİYSELENMEK, İSPENÇİYARİ, SKARAMUÇİYO
ÇİYNELEMEK, ÇİYİNDİRİK, ÇİYİRDEMEK
ÇİYRİTMEK, KARAÇİYLE, GRAÇİYOZO, GRAÇİYANO, SARIÇİYLE, ÇİYŞİTMEK, ÇİYELEMEK, ÇİÇİYENGE, ÇİYSİNMEK, ÇİYİLEMEK
ÇİYİRDİK, ÇİYRİMEK, ÇİYİRDEK, ÇİYNEMTİ, ÇİYLELİK, ÇİYSEMÜK, ÇİYSİMEK, ÇİYŞİMEK, ÇİYDUMAN, KAPÇİYEK, KEÇİYOLU, ÇİYANGAÇ, ÇİYLEMEK
SÜTÇİYİ, ÇİYLEME, ÇİYELEM, ÇİYENEK, ÇİYİRGE
KÖÇİYH, ÇİYELE, ÇİYDEM, ÇİYLEZ, ÇİYDAM, ÇİYRIH, KUÇİYH, ÇİYNET, NEÇİYE, ÇİYNEM, ÇİYNEK, ÇİYNAR, ÇİYNAK, ÇİYNAH, ÇİYMEK
ÇİYSİ, ÇİYAR, ÇİYCİ, ÇİYAN, ÇİYER, ÇİYİL, ÇİYİN, ÇİYİR, ÇİYİT, ÇİYNİ, ÇİYİZ, ÇİYLE
ÇİYT, ÇİYE, ÇİYO, ÇİYA
ÇİY
ÇİY
Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, şebnem, jale.
DIRÇİYHLAMAK
Tekme, çifte atmak; sevinçten sıçramak; darılmak.
KARAÇİYLE
Kara toprak.
SKARAMUÇİYO
Commedia dell'Arte türünün asker tiplerinden biri. Kendini öven, korkak, yalancı, sarhoş bir tiptir. Commedia dell'arte türünde asker tiplerinden biri. Sarhoş, ama güzel sesi olan, şiire ve müziğe düşkün bir tiptir. Kendine soylu kişi görünümü vermeye çalışır, bunun için de gülünç olur.
ÇİYELEMEK
Kabuklu meyvelerin içini çıkarmak. Toplamak.
ÇİYSELENMEK
Çiğ yağmak.
İSPENÇİYARİ
Eczacılık.
ÇİYNELEMEK
Çiğnemek.
GRAÇİYANO
Commedia dell'Arte türünün yaşlı erkek tiplerinden biri. - Dottore tipleri arasındadır. Bolonyalı, şarlatan bir hukuk doktorudur. Çok konuşur. Konuşmasıyla karşısındakini kandırır, ama çok geçmeden hileciliği ortaya çıkar. Sık sık aldatır ve atılır. Bazen "doktor" lakabını kullanarak tıp doktorluğu da yapar. Kırmızı yanaklı, şişman, koca burunlu bir adamdır. Kara pelerini, geniş kenarlı şapkası ve kara yarım maskesi vardır.
ÇİYRİTMEK
Nefret ettirmek.
ÇİYİNDİRİK
Tomurcuk.
ÇİYŞİTMEK
Nemlendirmek. Çiy, pişmemiş bırakmak.
ÇİYİRDEMEK
Kurumuş yapraklar üzerinde yaprakları hışırdatarak gezinmek.
GRAÇİYOZO
İspanyol tiyatrosunda türlü gülünçlükler yapan uşak tipi.
ÇİYİRDEKLENMEK
Ağaçlar tomurcuklanmak.
SARIÇİYLE
Sarımsı toprak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİLBİR
Yoğurtlu yumurta. Makarna ve erişteden yapılan sulu yemek. İnce, dar, taşlı yol, patika. Pide üzerine domates ve kıyma kavurması dökülerek yapılan yemek. Saçta pişirilmiş kalınca pide. Undan yapılan yemek. Kalemlerin ucunu korumak için takılan kap. Çapak. Yular. Keçiyolu, patika. Kaynamış suya yumurta kırılarak yapılan bir çeşit yemek. Suda kaynamış yumurta. (Akbaş, Garibçe, Kadıobası Güdül Ankara). Üzerine yoğurt dökülen yağda kızarmış yumurta. (Ilıca Ayaş Ankara; Yenikent Aksaray Niğde). Suyu bol yemek. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).
CUŞ
Keçiyi kovalama ünlemi.
JALE
Çiy.
DAVAR
Koyun ve keçiye verilen ortak ad. Koyun ya da keçi sürüsü.
BAĞSIRA
Sisli havalarda yapraklar üzerinde beliren ıslaklık, çiğ. Çiğin bağlarda yaptığı hastalık. Bostan yapraklarını ve ekinleri yakan, kavun ve karpuzu bozan hastalık. Çiy.
İŞÇİLİK
İşçinin yaptığı iş. İşçi emeği, yapılış, işleme niteliği. Yaptığı iş karşılığı işçiye verilen ücret.
ŞEBNEM
Çiy.
AKBACAK
Bembeyaz, çok beyaz, tertemiz. Çiy olarak yenilen bir ot. İyi cins bamya tohumu.
ÇİYLEME
Çiylemek işi.
ÇAKALYOLU
Keçiyolu, dar yol.
BAŞAK
Arpa, buğday, yulaf ve benzerleri ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı. Tarlalarda, bağlarda dökülmüş veya tek tük kalmış olan ürün. Zodyak üzerinde Aslan ile Terazi arasında bulunan takımyıldızın adı. Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele. Tahıl ve meyveleri devşirdikten sonra geriye kalan döküntüler: Zavallı ihtiyar kadın, ömrünü başak toplamakla geçirir. Sigara izmariti: Tütün alacak parası yok ki başak toplayıp içiyor. Ana eksen üzerindeki çiçekleri sapsız olan çiçek durumu. Spika. Mahsûl devşirildikten sonra dal ve sap üzerinde kalmış olan artıklar. Demren, okun ucundaki sivri demir. İstanbul şehri, Karacaköy bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ilinde, Hasançelebi bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Mardin kenti, Kızıltepe belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şırnak şehri, Silopi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Başak takımyıldızı, Başak burcu.
CILĞA
Bulanık akan su, sel. İnce, dar, keçi yolu. Küçük pulluk. Filiz, taze dal. İnce yol; keçiyolu. Tunceli şehri, Çiçekli nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇALIN
Çakmak. Ateş çakmağı. Çiy, kırağı.
KÜÇÜKBAŞ
Kasaplık hayvanlardan koyun ve keçiye verilen ortak ad.
TUTUCU
Mevcut toplumsal düzeni, düşünceleri ve kurumları değiştirmeden olduğu gibi korumak isteyen (kimse), muhafazakâr, konservatör. Durmalı çıkışlarda, bisikletçiye yardım eden kişi.
CİYER
Ciğer. Ciğer, karşılığı cier, çiyar.
FAYRAP
Bir istim kazanının, istim oluşturacak biçimdeki yanar durumu. Herhangi bir şeyi ya da işi hızlandırma. Kapı, pencere, giysi vb.ni açma, çıkarma. Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut.
ALTBAŞ
Sonuç, geri, aşağı taraf: Tarlanın altbaşından sürü geçiyor. Velhasıl, sonunda. Alt yan, son.
CIZGA
Ağustos böceği. Keçiyolu. Domuz yavrusu. Küçük, çizgi gibi.
TİLKİKUYRUĞU
Hoşkuran. Uzun salkımlı bir çeşit üzüm. Yağlı güreşte oturak kündesine geçen üstteki güreşçiye, alttakinin elini geri uzatarak çenesinden veya gırtlağından çekmesi.