İçinde ZİNCİR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "zincir" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zincir bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu zincir ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zincir olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ZİNCİRLİKÖPRÜ

12 harfli kelimeler

ZİNCİRKEMİĞİ, ZİNCİRLENMEK, ZİNCİRLİKUYU

11 harfli kelimeler

ZİNCİRLENME, ZİNCİRKIRAN, ZİNCİRLEMEK, ZİNCİRLİÇAY, ZİNCİRLİTAŞ

10 harfli kelimeler

ZİNCİRLEME, ZİNCİRKALE

8 harfli kelimeler

ZİNCİRLE, ZİNCİRLİ

6 harfli kelimeler

ZİNCİR

Bazı kelimelerin anlamları

ZİNCİR

Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.

ZİNCİRLENMEK

Zincirle bağlanmak. Birbirine sıkıca bağlanmak. Art arda, peş peşe sıralanmak.

ZİNCİRKEMİĞİ

Belkemiği.

ZİNCİRLİÇAY

Şanlıurfa ili, Karacadağ nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ZİNCİRLİKÖPRÜ

Rize şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ZİNCİRKALE

Ağrı ilinde, Patnos ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ZİNCİRLEME

Zincirlemek işi. Birbirini izleyen, art arda gelen, müteselsil, teselsül.

ZİNCİRLE

Resim seçiciye, bir kaynaktan gelen resmi, başka bir kaynaktan gelen resme zincirlemesi için verilen komut. (Zincirleme yapılacak ikinci kaynağın sayısı belirtilerek "ikiye zincirle!, dörde zincirle!..." biçiminde söylenir).

ZİNCİRLİ

Zinciri olan. Zincirle bağlı olan. 1716'da basılan Osmanlı altın parasının adı. Gaziantep şehrinde, Fevzipaşa bucağına bağlı bir yer. Konya şehri, Karatay ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

ZİNCİRKIRAN

Bir sirkte gücüyle zincirleri kırabilen zorlu kişi. Van ili, Saray ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ZİNCİRLİKUYU

Kastamonu ili, Tosya ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya şehri, Kulu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ZİNCİRLİTAŞ

Trabzon kenti, Dernekpazarı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

ZİNCİRLEMEK

Zincirle bağlamak. Art arda, peş peşe gelmek. Zincirleme eylemi.

ZİNCİRLENME

Zincirlenmek durumu.

  -   -   -  

Anlamında ZİNCİR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZİNCİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KANCACI

Metal zincir imalatında palet zincirlerinin ucundaki baklalarına özel kanca takan kimse.

BU

Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

DURGU

Sekte. Bir müzik eserinde, bitiş etkisi yapan armonik zincirlemeler bütünü.

FIRDÖNDÜ

Biri döndüğünde ötekinin de dönmesini engellemek için uç uca getirilerek serbest bir eksenle bağlanmış çift halka. Belirli bir görüş veya düşünce sahibi olmayan kimse. Bir ipe bağlı olarak birden fazla çıpa atıldığında çıpaların karışmaması için tekne zinciri ile parçaların bağlandığı zincir arasına konulan metal araç. Topaç gibi çevrilerek oynanan, tunçtan, altı köşeli bir kumar aracı.

APİKO

Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.

DİZİM

Dizilme işi, dizme. Söz zincirinde birbirini izleyen ve belli bir birim oluşturan ögeler birleşimi, sentagma.

ÇAPARIZ

İçinden çıkılamayacak kadar güç olan, karışık iş. Demir zincirlerinin birbirine dolaşıp karışması.

AGANTA

Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

BİLEKLİK

Oyunlarda bileğin incinmesini önlemek için bileğe takılan meşin sargı. Aksesuar amacıyla bileğe takılan ince zincir.

ISPARMAÇA

Deniz içinde birkaç zincirin birbirine dolaşması.

BAKLA

Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba). Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri. Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.

KASTANYOLA

Bir çarkın dişlerine takılıp geriye doğru dönmesini önleyen dil. Akan gemi zincirini sıkarak durdurmak için kullanılan, güverte locasının altına konmuş, hareketli demir kol.

BUKAĞI

Ağır cezalıların ayaklarına takılıp ucuna pranga bağlanan demir halka. Kaçmaması için hayvanların ayağına takılan zincir, demir köstek.

KARAMUSAL

Çifte demir atıldığında geminin dönmesiyle zincirlerin karışmasını önlemek için kullanılan, fırdöndüye bağlı zincir düzeni.

ALİFATİK

Açık zincirli olan (organik madde).

FİGÜR

Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi. Birbirini izleyerek melodik ve ritmik bakımdan bir bütün oluşturan notalar grubu. Bir dansı veya oyunu oluşturan ölçülü adımlarla beliren zincirleme hareketlerden her biri.

KALOMA

Demir atmış bir geminin zincirinin su içindeki bölümü.

GAMBA

İyi toplanmamış halat veya zincirlerde ortaya çıkan dolaşıklık.

ÇILBIR

Kaynamış suyun içine kırılan yumurta piştikten sonra kevgirden geçirilip üzerine sarımsaklı yoğurt ve sos dökülerek hazırlanan bir yemek türü. Yulara takılan ip ya da zincir.