Kelimeler arşivinde; içinde "zayıflama" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zayıflama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu zayıflama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zayıflama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ZAYIFLAMA
Zayıflamak işi.
ZAYIFLAMAK
Zayıf duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZAYIFLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NEVRASTENİ
Baş ağrıları, sindirim güçlükleri vb. fiziksel rahatsızlıklar ve ruhsal görevlerde gevşeme ve bitkinlik biçiminde görülen, sinirsel güçlerin zayıflamasından doğan nevroz, sinir argınlığı.
ZEBUNLAŞMAK
Zebun bir duruma gelmek, zayıflamak.
KURUMAK
Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek. Çok susamak. Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak. Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek. Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak. Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek.
ALIZIMAK
Yıpranmak, zayıflamak, kuvvetten düşmek.
GERİLEME
Gerilemek işi. Gelişimin daha erken dönemlerine geri dönme. Geri çekilme, ricat. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu. Bir dokunun, bir organın değişim geçirmemesi veya bir yapının basitleşmesi.
ÇİROZLAŞMAK
Uskumru, yumurtasını atarak zayıflamak. Çok zayıflamak.
TELESİMEK
Yorulmak, güçsüz kalmak, yorgunluktan bayılacak duruma gelmek. Zayıflamak.
ALIZAMAK
Yıpranmak, zayıflamak, kuvvetten düşmek.
DARALMAK
Dar duruma gelmek, küçülmek. Zayıflamak. Güçleşmek, zorlaşmak. Başı dara gelmek, bunalmak. Sıkışmak. Azalmak.
ERİMEK
Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek. Utancından çok sıkılmak. Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak. Yok olmak, bitmek, tükenmek. Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek. Çok zayıflamak.
ALIZLAMAK
Cılız taneleri samandan ayırmak için savurmak. Zayıflamak.
İNCELMEK
İnce duruma gelmek. Sıvı, koyu durumdan akışkan duruma gelmek, akışkanlığı artmak. Zayıflamak. Davranışları incelik kazanmak, kibarlaşmak.
ALIKLAMAK
Kuzuların karın tüylerini kırkmak. Zayıflamak, sararmak.
BİTMEK
Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.
SÖLPÜMEK
Şişmanken zayıflamak. Gevşemek, pörsümek.
DÜŞÇÜLÜK
Düşçü olma durumu. Bilincin zayıflamasıyla ortaya çıkan bir ruh bozukluğu durumu.
KAĞŞAMAK
Eskimek, dağılmaya yüz tutmak. İhtiyarlamak. Zayıflamak, gevşemek, güçsüzleşmek. Herhangi bir şey ek yerlerinden ayrılmak, oynamak.
BOZULMAK
Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.
SÜZÜLMEK
Süzme işine konu olmak. Akmak. Kuş kanatları gerili olarak görünür bir hareket yapmadan havada ilerlemek. İnsan sessiz, gizlice ve kayıyormuş gibi gitmek. Çok zayıflamak. Sessizce ve görünür bir hareket yapmadan ilerlemek. Göz baygınlaşmak, mahmurlaşmak. Yüzüne nazlı bir anlam vermek. Uyumlu bir biçimde ve salınarak yürümek.
CILIZLAŞMAK
Zayıf ve güçsüz düşmek, zayıflamak. Gücünü, değerini yitirmek. Basitleşmek, değersizleşmek, önemsizleşmek.