İçinde YIKIM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yıkım" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yıkım bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yıkım ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yıkım olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YIKIM

Yıkma işi. Yok olmaya sebep olabilecek şey, büyük zarar, felaket. Yadımlama. İlaç veya metabolizma sonucu ortaya çıkan atık ürünün molekül düzeyinde beden sıvıları ile atılabilir duruma gelmesi. Vücuda verilen çeşitli ilaçların yol açtığı zarar.

YIKIMCI

Yapıları yıkma işini yapan kimse.

TEKYIKIM

Düşük ölçünlü yerleşim alanlarında, tek tek yapıların ve göreceli olarak küçük yapı öbeklerinin yıkılıp geride kalanlara el sürülmemesini anlatan kentçilik uygulaması.

YIKIMCILIK

Yıkımcı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında YIKIM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YIKIM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ENDOJEN

Hücre ya da sistem içinden gelen; dokularda biyosentez ve yıkım olayları. Hücre veya sistem içinden gelen. Dokularda biyosentez ve yıkım olayları.

ENKEBE

Yıkım.

YADIMLAMA

Canlı protoplazmayı yapan büyük ve karmaşık yapılı moleküllerin enerji çıkararak yanması, yıkım, katabolizma, özümleme karşıtı.

DARBELEMEK

Vurmak, çarpmak. Bir işi engellemek. Yıkıma uğratmak.

ASKARİSİT

Ascaris cinsi nematodları yıkımlayan ajan.

GLUKAGON

Pankreasın Langerhans adacığındaki alfa hücrelerinden salgılanan, yağ dokusunda lipit hidrolizi, karaciğer hücrelerinde glikojen parçalanmasını ve glikoz sentezini uyararak kandaki şeker miktarının düşmesini engelleyen 29 amino asitlik bir hormon. Karaciğerde, glikojen yıkımını ve karbonhidrat olmayan maddelerden glikoz oluşumunu uyararak kan şeker düzeyini yükselten, yağ dokuda yağların yıkılması ve anti-insülin etkinliği olan, pankreasın Langerhans adacıklarının alfa hücreleri tarafından salgılanan, hipoglisemi ve büyüme hormonu tarafından salınımı artan ve 29 amino asit içeren bir polipeptit hormon, hiperglisemik hormon.

YAKMAK

Kına, yakı vb.ni koymak, sürmek. Yanmasını sağlamak veya yanmasına yol açmak, tutuşturmak. Tedavi etmek amacıyla doku, damar vb. dağlamak. Güçlü sevgi uyandırmak. Kurutmak, zarar vermek. Çok sıcak olmak. Keskin, sert ve ısırıcı bir duyum vermek. Çok üşütmek. Karartmak. Işık vermesini sağlamak. Ateşle yok etmek. Silahla vurmak. Yıkıma, zarara yol açmak, büyük bir zarara uğratmak, mahvetmek. Yanıyormuş gibi bir etki yapmak. Zamanında kullanılmadığından hükmünü yitirmek. Isı etkisiyle zarar vermek. Türkü, ağıt vb. düzenlemek, bestelemek.

AMİNOKSİDAZLAR

Plazmada ve çok sayıda dokunun mitokondrionunda bulunan, substratlarına göre sınıflandırılan, çoğu bakır ve piridoksal fosfat içeren, aminlerin yıkımından sorumlu enzimler.

DESTRUKSİYON

Yıkımlanma, zedelenme.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

FELAKET

Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela. Çok kötü. Şaşırtıcı, hayrete düşürücü.

AĞAÇKURDU

Ağaç gövdesini besin olarak kullanıp, içten yıkımlayan kurtçuklara verilen genel ad.

AKROMELANİZM

Tüy örtüsü renginin yüksek sıcaklıkta açılması, düşük sıcaklıkta ise koyulaşmasıyla belirgin, Siyam ve Himalaya kedileriyle tavşanlarda görülen genetik bozukluk. Melanin üretiminde rol oynayan enzimlerin yüksek sıcaklıkta yıkımlanmasından kaynaklanır.

ASKARİSİDAL

Ascaris cinsi nematodları yıkımlayan.

YIKMAK

Kurulu bir şeyi parçalayarak dağıtmak, bozmak, tahrip etmek. Yıkımına yol açmak, mahvına sebep olmak. İnsan, hayvan ya da ağaç devirmek. (-i, -e) mec. Herhangi bir suç, iş vb.ni birine yüklemek. Yük indirmek. Bir yana eğmek. Birine yüklemek.

YIKINTI

Yıkılma, yıkım, mahvolma. Ruhsal bakımdan yıkılma, yıkım, mahvolma. Yıkılan bir şeyin parçaları, kalıntıları, enkaz. Virane.

ABLASYON

Tümör hücrelerinin üreme yeteneğini artıran yani tümörün bağımlı olduğu hormonu salgılayan iç salgı bezinin ilaçlarla tahribi, cerrahi olarak çıkarılması veya radyasyonla yıkımlanması. Kesme, kesip atma.

GAMETOSİDAL

Gamet veya gametositleri yıkımlayıcı.

GAMETOSİT

Bölünerek gametleri (oosit veya spermatozoon) oluşturabilen hücre. Gamet veya gametositleri yıkımlayan ajanlar. Gamont. Eşeylik ana gözesinden meydana gelen ve eşey gözelerini meydana getiren göze.

EKTOPARAZİTİSİT

Ektoparazitleri yıkımlayan ajanlar.