İçinde YÜRÜ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yürü" olan, toplam 76 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yürü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yürü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yürü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

DARIYERİYÜRÜKLER

15 harfli kelimeler

YÜRÜKKARACAÖREN

14 harfli kelimeler

YÜRÜTÜLEBİLMEK, YÜRÜYECEKLEYİN

13 harfli kelimeler

YÜRÜĞENLENMEK, YÜRÜTÜLEBİLME, YÜRÜKKEÇİDERE, YÜRÜKYENİCESİ

12 harfli kelimeler

YENİYÜRÜKKAŞ, YÜRÜKAKÇAYIR, YÜRÜYEBİLMEK, YÜRÜTEBİLMEK, KOKARYÜRÜLÜK, YARAŞLIYÜRÜK, SOĞANLIYÜRÜK

11 harfli kelimeler

KARAYÜRÜKLÜ, YÜRÜKBAYIRI, YÜRÜKMEZARI, YÜRÜTÜCÜLÜK, YÜRÜKBÖREĞİ, YÜRÜTEBİLME, YÜRÜKCAMİLİ, YÜRÜTTÜRMEK, YÜRÜYEBİLME

10 harfli kelimeler

YÜRÜĞENLİK, YÜRÜKÇEPNİ, YÜRÜKKIRKA, YÜRÜCEKLER, YÜRÜTTÜRME, KIZILYÜRÜK, YÜRÜRÇALAR, YÜRÜTÜLMEK, YÜRÜKYAYLA

9 harfli kelimeler

YENİYÜRÜK, YÜRÜKBEYİ, YÜRÜTÜLME, YÜRÜKATLI, YÜRÜTÜLÜŞ, YÜRÜKOĞLU, DEREYÜRÜK, ESKİYÜRÜK, YÜRÜYECEK, YÜRÜMELER

8 harfli kelimeler

YÜRÜKKEN, YÜRÜKLER, YÜRÜLMEK, YÜRÜKMEK, BOZYÜRÜK, YÜRÜKÇAL, YÜRÜKALİ, YÜRÜKLÜK, KOZYÜRÜK, YÜRÜNMEK, YÜRÜRLÜK, YÜRÜTÜCÜ, YÜRÜTMEK

7 harfli kelimeler

YÜRÜLÜK, YÜRÜMEK, YÜRÜNME, YÜRÜTEN, YÜRÜTEÇ, YÜRÜTME, YÜRÜRKÜ, YÜRÜMLÜ, YÜRÜKER, YÜRÜTÜM, YÜRÜYÜŞ, AKYÜRÜK, YÜRÜCEK, YÜRÜDÜM, YÜRÜĞEN

6 harfli kelimeler

YÜRÜYÜ, YÜRÜME

5 harfli kelimeler

YÜRÜŞ, YÜRÜK

4 harfli kelimeler

YÜRÜ

Bazı kelimelerin anlamları

YÜRÜ

"devam et, git" anlamında kullanılan bir söz. Haydi.

DARIYERİYÜRÜKLER

Düzce şehrinde, Kaynaşlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

KOKARYÜRÜLÜK

Çavuş kuşu, ibibik.

YÜRÜTEBİLMEK

Yürütme imkânı veya olasılığı bulunmak.

YÜRÜTÜLEBİLMEK

Yürütülme imkânı veya olasılığı bulunmak.

YÜRÜTÜLEBİLME

Yürütülebilmek işi.

YARAŞLIYÜRÜK

Zonguldak şehri, Ereğli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YÜRÜYEBİLMEK

Yürüme imkânı veya olasılığı bulunmak. Yürümeyi becermek.

YÜRÜKAKÇAYIR

Eskişehir şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

YÜRÜKKARACAÖREN

Afyon ili, Bolvadin belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Eskişehir ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

YÜRÜKYENİCESİ

Bursa şehrinde, Zeytinbağı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

YÜRÜĞENLENMEK

Tıraş edilmek, cilâlanmak.

YÜRÜKKEÇİDERE

Balıkesir şehri, Gönen ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

YÜRÜYECEKLEYİN

Hareket etmesine, yürümesine elverişli.

YENİYÜRÜKKAŞ

İçel şehri, Aydıncık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

SOĞANLIYÜRÜK

Zonguldak kenti, Ereğli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında YÜRÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YÜRÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARŞ

İslam inanışına göre göğün en yüksek katı. "Yürü" komutu.

BADİKLEMEK

Ördek gibi iki yana sallana sallana yürümek.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

APIŞAK

Bacaklarını açarak yürüyen, ayrık bacaklı.

AYAKÇAK

Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.

BACAK

Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

AKSAMAK

Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

AYAKLANMAK

Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.

AYI

Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.

ARPALAMA

Atların ayaklarında görülen ve rahat yürümelerini önleyen bir hastalık. Çok arpa yemekten ileri gelen bir hayvan hastalığı.

ADAKLAMAK

Küçük çocuk yürümeye başlamak.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

AKSATMAK

Bir işi gereği gibi yürütmemek.

ARMA

Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.

APIŞTIRMAK

Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.

ARTÇI

Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.