İçinde YÜKSEK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yüksek" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yüksek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yüksek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yüksek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YÜKSEKLİKÖLÇER, YÜKSEKISIÖLÇER, BAĞILYÜKSEKLİK

13 harfli kelimeler

YÜKSEKÖĞRETİM, YÜKSEKÖĞRENİM

11 harfli kelimeler

YÜKSEKBASKI, YÜKSEKYAYLA

10 harfli kelimeler

YÜKSEKOKUL, YÜKSEKOLUK, YÜKSEKÖREN, YÜKSEKTEPE

9 harfli kelimeler

YÜKSEKOVA, YÜKSEKKÖY, YÜKSEKOBA, YÜKSEKLİK

8 harfli kelimeler

YÜKSEKLİ

6 harfli kelimeler

YÜKSEK

Bazı kelimelerin anlamları

YÜKSEK

Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

YÜKSEKOBA

Artvin kenti, Sarıgöl nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YÜKSEKOVA

Hakkâri iline bağlı ilçelerden biri.

YÜKSEKOKUL

Üst düzeyde uygulayıcı meslek elemanı yetiştiren yükseköğretim kurumu, akademi.

BAĞILYÜKSEKLİK

Herhangi bir yerin (örneğin bir dağın), anataban düzeyi olan deniz yüzünden değil de, kendi tabanına göre ölçülen yüksekliği.

YÜKSEKÖĞRETİM

Üniversiteleri yönetmek görevini ve sorumluluğunu taşıyan birimlerden oluşan kuruluş. Ortaöğretimi bitirenlere, üniversite, akademi vb. eğitim kurumları tarafından planlanıp uygulanan öğretim.

YÜKSEKOLUK

İçel şehri, Arslanköy nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YÜKSEKYAYLA

Çorum şehrinde, Alaca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun şehrinde, Terme ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YÜKSEKLİKÖLÇER

Bulunulan yerin yüksekliğini gösteren aygıt, altimetre.

YÜKSEKÖREN

Adana kenti, Aladağ ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Adana ili, Tepecikören nahiyesine bağlı bir yer.

YÜKSEKISIÖLÇER

Işık, ışınım ve ısılçilft ile, elektrik direncinin özelliklerinden yararlanarak yüksek sıcaklık ölçen aygıt.

YÜKSEKÖĞRENİM

Ortaöğrenim düzeyi üstündeki öğrenim, yüksek tahsil.

YÜKSEKTEPE

Mardin şehrinde, Kızıltepe ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa kenti, Ceylânpınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YÜKSEKLİK

Yüksek olma durumu. Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık. Yükselti. Bir yıldızdan gelen ışın ile ufuk düzlemi arasındaki açı.

YÜKSEKKÖY

İçel şehri, Yenice nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İzmir ili, Aliağa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Rize şehri, Güneysu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Şırnak kenti, İdil ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YÜKSEKBASKI

(Resim) Ağaçbaskı, linolyum gibi, yalnız basılacak bölümleri bırakılıp öbür yerleri çıkarılmış plaklarla yapılan baskı çeşidi. a. bk. derinbaskı, düzbaskı, linoloyma, ağaçbaskı.

  -   -   -  

Anlamında YÜKSEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YÜKSEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARTIRMAK

Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.

AKADEMİ

Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

ALTİMETRE

Yükseklikölçer.

ALÇALMAK

Alçak duruma gelmek, yüksekten aşağı doğru inmek. İnsanın değeri azalmak.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.

ANTİSİKLON

Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

ARZ

Sunma. Piyasaya mal sürülmesi, sunu. Yer, yeryüzü. En, genişlik. Yüksek bir makama anlatma, bildirme.

ASANSÖR

İnsanları, yükleri bir yapının bir katından ötekine veya yüksek yerlere çıkarıp indiren, elektrikle işleyen araç.

ALÇALTI

Yüksekliği az olan alan. Küçük düşürme, hor görme.

ALTIN

Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

ASTROPİKAL

Tropikal bölgelere yakın fakat daha yüksek bir enlemde olan.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

ALÇAK

Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı. Kısa (boy). Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain. Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer).

ALPYILDIZI

Dağların çok yüksek yamaçlarında yetişen bir çiçek (Paradisia liliastrum).

ASTRONOMİK

Gök bilimsel. Aşırı, çok yüksek, çok veya aşırı fazla.

ALEM

Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.

ARŞ

İslam inanışına göre göğün en yüksek katı. "Yürü" komutu.