Kelimeler arşivinde; içinde "yüklet" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yüklet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yüklet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yüklet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YÜKLETEBİLMEK
YÜKLETEBİLME, YÜKLETTİRMEK
YÜKLETİLMEK, YÜKLETTİRME
YÜKLETİLME
YÜKLETMEK
YÜKLETME
YÜKLET
YÜKLET
Patlamasız motorla çalışan, bir tondan fazla yük taşımacılığında kullanılan taşıt. Yük hayvanı.
YÜKLETİLMEK
Yükletme işi yapılmak.
YÜKLETEBİLMEK
Yükletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
YÜKLETME
Yükletmek işi.
YÜKLETMEK
Yükleme işini yaptırmak.
YÜKLETTİRME
Yüklettirmek işi.
YÜKLETEBİLME
Yükletebilmek işi.
YÜKLETTİRMEK
Yükletme işini yaptırmak.
YÜKLETİLME
Yükletilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YÜKLET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARDIŞTIRMAK
Yükletmek.
İŞARET
Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. El, yüz hareketleriyle gösterme. Belirti, gösterge, alamet.
ARDIRMAK
Sopa ile üstüne yürümek. El ile, sopa ile döğmek. Yükletmek.
YÜKDEDMEK
Yükletmek.
GARLANGOP
Paldır küldür: Gosgoca dengi garlangop arabaya yüklettik.
ARDIMAK
Çürümek, çürümeye yüz tutmak. Bayatlamak, bozulmaya, kokmaya yüz tutmak. Yükletmek. Yükü hayvanın üzerine iki taraflı yüklemek.
DONLUK
Çamaşırlık. 9 arşın uzunluğunda ensiz çizgili dokuma. İki baş örtüsüne yetecek kadar ipek çizgili ya da sade iplikten dokuma. Maaş. Hayvana yükletilen eşyanın bağlanmasında kullanılan ipin ucuna takılan ağaç çengel. Kadın şalvarı. (Küplüce Gümüşhacıköy Amasya) (don) : (Kandilli Bozüyük Bilecik). Elbiselik.
GEZEREV
Bir binite ya da yüklete bağlanarak çekilen, içinde, aşlığı, ayakyolu bulunan ve günlük yaşamın gerektirdiği öteki kolaylıklar da sağlanmış olan bir tür kurma konut.
LİNGİLDEMEK
Hayvana yükletilen yük sallanmak. Hızlı yürümek. Yaylana yaylana yürümek.
YÜG
Yük, hayvana yükletilen eşya.
YAMANMAK
Yamalanmak. Kötü bir şey veya kimse birinin üstünde kalmak, yük olmak, yükletilmek.
BİDENG
Yük hayvanına yükletilen iki çuvaldan biri.
MAHMUL
Yükletilmiş. Yüklem. Yüklü, dolu.
ADMAK
Yükletmek, sırtına vurmak. Basmak, (adım) atmak.
YÜKLENİK
Kendisine bir işin ediciliği, bir oluşun konuluğu veya bir halin taşıyıcılığı yükletilmiş olması bakımından gerek fiil ve gerekse isim cümlelerindeki özneye denir.
ARDMAK
Yükletmek: Şu çuvalı arkama ardırıver. Asmak, takmak: Şu heybeyi hayvana ardıver. Uzanmak: Oradan testiyi ardılda al. Yüklemek. Üstüne atmak, dolamak, asmak.
KECEVE
Dokumacılıkta ipliği sarmakta kullanılan çıkrık. Çoğunlukla iki katıra yükletilip taşıtılan gezinti sedyesi, tahtırevan.