İçinde YÖNETİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yöneti" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yöneti bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yöneti ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yöneti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YÖNETİLEBİLMEK

13 harfli kelimeler

YÖNETİLEBİLME

12 harfli kelimeler

ANAYÖNETİLEN

11 harfli kelimeler

SIKIYÖNETİM, YÖNETİCİLİK, BAŞYÖNETİCİ

10 harfli kelimeler

YÖNETİLMEK, YÖNETİMSEL

9 harfli kelimeler

YÖNETİLME, ÖZYÖNETİM, YÖNETİŞİM

8 harfli kelimeler

YÖNETİCİ

7 harfli kelimeler

YÖNETİM, YÖNETİŞ, YÖNETİK

6 harfli kelimeler

YÖNETİ

Bazı kelimelerin anlamları

YÖNETİ

Yönetme işi.

YÖNETİŞ

Yönetme işi.

YÖNETİLEBİLME

Yönetilebilmek işi.

YÖNETİLMEK

Yönetmek işi yapılmak, idare edilmek.

ÖZYÖNETİM

Öğrencilerin, yönetmelik hükümlerine ve okul kurallarına göre seçilen temsilcileri aracılığıyla, sınıf dışı etkinlikleri yönetmeleri. Okul düzeninin büyük ölçüde öğrencilerce sağlanması. Bireylerin, dışarıdan herhangi bir müdahale olmaksızın amaçlarını etkin bir biçimde gerçekleştirmelerini sağlayan yöntem ve seçenekler bütünü.

ANAYÖNETİLEN

Bir karmaşık deyimin anayöneteninin bir araya getirdiği düzgün deyimlerden her biri. anabileşen.

YÖNETİM

Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.

YÖNETİCİ

Yönetme gücünü elinde bulunduran kişi, yöneten kişi, idareci, menajer. Bir spor dalında takımların hazırlanması, oyuncunun bakımı, çalışma yerinin sağlanması, yapılacak karşılaşmaların planlanması vb. işlerle ilgilenen kimse.

YÖNETİK

Bir cümle içinde bulunan bir kelimenin ve özel-likle bir fiilin, bir Önlecin veya bir artlacın yönettiği (Régir), yani bir hal değişikliğine uğrattığı başka kelime: Eve gelmek, Evden gelmek, Eve karşı, Evle beraber sözlerinde türlü isim hallerinde görülen ev kelimesine Yö-NETIK veya YÖNETİLEN KELİME (Mot ré-gi), gelmek, karşı ve beraber kelimelerine ise YÖNETEN KELİME (Mot régissant) denir.

YÖNETİLEBİLMEK

Yönetilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

YÖNETİŞİM

Resmi ve özel kuruluşlarda idari, ekonomik, politik otoritenin ortak kullanımı.

YÖNETİCİLİK

Yönetici olma durumu, idarecilik. Yöneticinin görevi, idarecilik.

SIKIYÖNETİM

Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim, örfi idare.

BAŞYÖNETİCİ

Bir kurumun yönetiminden sorumlu olan ve kurumla ilgili her türlü etkinliği ve gelişmeyi yönetim kuruluna aktaran en üst düzey yönetici.

YÖNETİMSEL

Yönetimle ilgili, yönetsel, idari.

YÖNETİLME

Yönetilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında YÖNETİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YÖNETİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

BUCAK

Kenar, köşe, yer. İlçelerin, bir müdürle yönetilen bölümlerinden her biri, nahiye. Burdur iline bağlı ilçelerden biri.

BELDE

İlçeden küçük, belediye ile yönetilen yer. Mekân, yer, çevre.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

ADEMİMERKEZİYET

Yerinden yönetim.

BEYLİK

Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.

BAŞRAHİP

Manastırlarda en kıdemli ve yönetimden sorumlu rahip, başkeşiş.

BAKANLIK

Bakan olma durumu, vekillik, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bakanın yönetimi altındaki kuruluşların bütünü, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bu kuruluşların bulunduğu yer.

BAŞÖĞRETMEN

İlkokullarda yönetimden sorumlu olan öğretmen, müdür, başmuallim.

BAŞSIZ

Başı olmayan. Yöneticisi, başkanı olmayan.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

BAŞMÜDÜRLÜK

Başmüdür olma durumu. Başmüdürle yönetilen kuruluş. Başmüdürün yaptığı iş. Başmüdürün çalıştığı daire.

BÜROKRASİ

Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yöneticiler topluluğu. Devlet kurumlarında kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştırma, kırtasiyecilik.

BÖLÜM

Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

BİAT

Bir kimsenin egemenliğini tanıma. Osmanlı Devleti'nde padişah öldüğünde tahta geçecek oğlunun devlet yönetimindeki etkili gruplarca kabul edilip onaylanması.

ADEMİMERKEZİYETÇİ

Yerinden yönetimci.

BAŞIBOŞ

Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan. (başı'boş) Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan. (başı'boş) Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde. Bağlanmamış, serbest bırakılmış.

BAŞKENT

Bir devletin yönetim merkezi olan şehir, hükûmet merkezi, başşehir.

ATABEY

Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

BAŞHEMŞİRE

Sağlık kuruluşlarında hemşirelik hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması için hizmetlerin düzenlenmesinden, yürütülmesinden, denetlenmesinden sorumlu yönetici hemşire.