İçinde YURTTAŞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yurttaş" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yurttaş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yurttaş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yurttaş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YURTTAŞ

Yurtları veya yurt duyguları bir olanlardan her biri, vatandaş.

YURTTAŞLIK

Yurttaş olma, bir yurtta doğup büyüme veya yaşamış olma durumu, vatandaşlık.

  -   -   -  

Anlamında YURTTAŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YURTTAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AZINLIKLAR

Bir ülke nüfusunun çoğunluğu içinde sayı bakımından az; soy, dil ya da din bakımlarından ayrımlı; ancak, yasalar önünde aynı yurttaşlık hakları olan topluluklar.

NÜFUSBİLİM

İnsan nüfusunun durum ve gelişimini konu alan ve bunu özellikle sayısal verilerle belirleyen bilim dalı. Biyolojik ve toplumsal etmenlerin insan toplulukları üzerindeki etkilerini inceleyen, nüfus hareket ve dağılımlarını konu edinen ve daha çok sayılama yöntemlerinden yararlanan bilim. İnsan nüfusunu, yapısı ve gelişmesi açısından inceleyen bilim dalı. Bir ülke nüfusunun belli bir zamanda ya da zaman içindeki doğum ve ölümler, yaş, cinslik, yurttaşlık durumları, yerleşme yeri ve benzerleri bakımlarından bileşiminin sayısal incelemesini yapan bilim dalı.

EVRENDEŞÇİLİK

İnsanlık ulusçuluğu ve evren yurttaşlığı görüşlerini ülkü olarak benimseyen öğretilerin ve akımların genel adı.

RUM

Müslüman ülkelerde oturan Yunan asıllı kimse. Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde yaşayan, Roma yurttaşı haklarına sahip olan halk. Anadolu.

YURTDAŞ

Yurttaş.

VATANDAŞLIK

Yurttaşlık.

STOACILIK

Aklın egemenliğini, doğaya uygun yaşamayı, ruhun duyumsamazlığı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü amaç edinen Kıbrıslı Zenon'un kurduğu, öğretiye ilişkin derslerin stoa denilen direkli galeride verildiği öğreti, revakiye.

HALK

Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.

YAHUDİSEVMEZLİK

Bir ülke halkına genel olarak tanınmakta olan toplumsal ve yasal haklardan Yahudi kökenli yurttaşların yararlanmasına sözle ya da eylemle karşı koyma. 2-Genel olarak: Yahudilerin azınlık olarak bulundukları toplumlarda Yahudi ekininin o toplumun gönencine aykırı olduğu gerekçesiyle aşağılanması.

ELERKİ

Siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal -ekonomik özellikleri ne olursa olsun bütün yurttaşların eşit sayıldığı toplumsal örgütleniş biçimi.

İLMEN

Cam gibi düz ve parlak yüzlü. Bağ ve tarlalardaki çalı, böğürtlen. Bir çeşit dikenli ağaç. Bir ülke halkından olan kimse, yurttaş. Konya şehri, Hüyük ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KISIT

Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması. Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması, kısıtlılık, kısıtlama, hacir.

KAPİTÜLASYON

Bir ülkede yurttaşların zararına olarak yabancılara verilen ayrıcalık hakları.

İLLÜ

Memleket halkı, yurttaş, yerli halk.

ŞÖVALYE

Eski Roma'da üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. Günümüzde Fransız hükûmetinin verdiği şeref belgesi ve nişanı. Derebeylik düzeninde soyluluk unvanlarının en alt basamağı. Orta Çağ Avrupası'nda özel eğitimle yetişmiş, belli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı.

KONSOLOS

Yabancı ülkelerde, orada bulunan yurttaşlarının haklarını koruyan, bağlı bulunduğu hükûmete siyasal ve ticari bilgileri veren dış işleri görevlisi, şehbender.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

VATANDAŞ

Yurttaş.

İKİDİLLİLİK

Aynı devletin yurttaşları arasında birden çok dille konuşulması durumu.

BENZEŞME

Benzeşmek işi, analoji. Kelime içinde, yan yana düşen iki sesten birinci sesin ikincisinin etkisiyle değişmesi, dönüşme, asimilasyon: yurt-daş yurttaş, çarşanba çarşamba, o + bir öbür gibi.