Kelimeler arşivinde; içinde "yumak" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yumak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yumak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yumak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUMAKLICERİT
YUMAKLANMAK
KILLIYUMAK, YUMAKLAMAK, YUMAKLANMA, DARTAYUMAK
YUMAKOMAK, YUMAKLAMA
YUMAKÇIK, YUMAKLAR, YUMAKLIK
BUYUMAK, AKYUMAK, SUYUMAK, YUMAKLI
UYUMAK
YUMAK
YUMAK
Yuvarlak biçimde sarılmış iplik, yün vb. şey. Yıkamak. Yuvarlak biçimde sarılmış olan.
KILLIYUMAK
Şeftali.
YUMAKLAMA
Yumaklamak işi.
YUMAKLIK
Kendir liflerinin dört, beş kiloluk topu. Çamaşır yıkanan yer, çamaşırlık. Hamam, yıkanma yeri.
YUMAKOMAK
Kapatmak, doldurmak, kalabalık etmek.
DARTAYUMAK
Çamaşır yıkamak.
BUYUMAK
Donmak, üşümek.
SUYUMAK
Sövmek.
AKYUMAK
Ağrı şehrinde, Eleşkirt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
YUMAKLAR
Antalya ilinde, Gebiz bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YUMAKLICERİT
Kahramanmaraş şehri, Pazarcık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YUMAKLANMAK
Yumak durumuna gelmek.
YUMAKLANMA
Yumaklanmak işi.
YUMAKLI
Bilecik şehrinde, Yenipazar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Bingöl ilinde, Yamaç nahiyesine bağlı bir bölge. Çankırı şehrinde, Çerkeş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Erzurum ilinde, Tortum ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kütahya şehrinde, Sabuncu bucağına bağlı bir yer. Samsun ili, Şeyhli nahiyesine bağlı bir bölge. Sinop ilinde, Dikmen ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Van kenti, Muradiye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
YUMAKLAMAK
Yumak durumuna getirmek.
YUMAKÇIK
Böbreğin korteks bölgesinde bulunan ve kanın süzülmesinden birinci derecede sorumlu olan Bowman kapsülü ile çevrili kılcal damar yumağı. Glomerulus. Böbrekte afferent ve efferent arteryol arasında bulunan ve Bowman kapsülüyle çevrili ve kanın süzülmesinden sorumlu olan kılcal damar yumağı, glomerulus, flokkulus. (karşılık: glomerulus),Böbrekte, Bowman kapsülü içine giren kılcal kan yumağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde YUMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÜRÜMCEK
Koza gibi yumaklanmış şey.
ANDIKLAMAK
Sırtını bir yere dayayarak uyumak.
TÜNEMEK
Kuşlar, kanatlı evcil hayvanlar, uyumak için bir dala veya sırığa konmak. Tabure, yüksekçe iskemle vb. üzerine oturmak.
DALMAK
Suyun içine bütün vücuduyla ve hızla girmek. Bir yerin içine girmek. Başka bir şeyle uğraşamayacak veya başka bir şeyi düşünemeyecek biçimde kendini bir şeye kaptırmak. Kendini bilmez duruma gelmek, kendinden geçmek. Uyumak. Güreşte rakibinin belden aşağı bir yerini aniden tutmak.
YATMAK
Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak. Heves etmek, eğilmek. İşsiz kalmak, çalışmamak. Bilerek yenilmek, şike yapmak. Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak. Boş yere beklemek. Düz bir duruma gelmek, düzleşmek. Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak. Bulunmak, var olmak. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek. Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek. Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek. Ölü gömülmüş olmak. Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak.
SARMAK
Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak, çevrelemek. Kuşatmak, çevirmek, ihata etmek. Şerit, ip vb. şeyler dolaşmak. Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak. Hoşuna gitmek, zevkini okşamak. Kucaklamak. Yumak yapmak. Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek. Sarılıp tırmanmak. Sözle saldırmak, tedirgin etmek. Saldırmak, hücum etmek. Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek. Örtmek. Taşıt tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak. Dolayında yer almak. Yayılıp etkisi altına almak, kaplamak.
ŞEKERLEMEK
İçine şeker koymak, şekerle tatlandırmak. Kısa bir süre uyumak.
BOĞUM
Boğulmuş, sıkılmış yer. İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer. Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü.
ELEMEK
Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek. Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak. İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak. Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek. Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek.
YUMA
Yumak işi.
DİSPİREM
Mitoz bölünmenin telofaz evresinde, kromozomların matrikslerinin erimesi sonucu, hücre kutuplarında ortaya çıkan çift yumaklı görüntülü oluşum. Kronemalar gevşeyip uzayarak yumaklanma yaparlar.
ELEMGE
Çile durumundaki ipliği yumak yapmak veya masuraya sarmak için kullanılan ve bir eksen üzerinde dönen araç.
BAYINMAK
Bayılmak: Akşam bizim çocuk bayındı. Uyumak. Kendini bir şeye vermek, dalmak. Hasta kendinden geçmek. Tahammül etmek: Burası çok sıcak hiç bayınamıyorum. Vermek, ödemek (argo): Bu tabancaya 250 lira bayındım. Büyümek, boylanmak. Bayılmak.
KESTİRMEK
Kesme işini yaptırmak. Kısa bir süre uyumak, şekerleme yapmak. Anlamak, farkına varmak. Akıl yolu ile gerçeğe yakın bir yargıya varmak, tahmin etmek. Kesilmesini sağlamak, kesilmesine yol açmak. Karar vermek.
AVKIMAK
Çamaşırı durulamak. Yuğurulmuş hamuru yapışmaması için una bulayarak yumak yumak hazırlamak. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak.
SÜMEK
Eğirilmek için temizlenmiş, taranmış yumak biçiminde yün.
ÇOĞURMAK
Sinmek, gizlenmek. Uyumak. Fışkırtarak, kavis çizerek işemek.
ZIBARMAK
Ölmek, gebermek. Uyumak, çok içip sızmak.
SAĞMAK
Memeyi parmaklar arasında sıkarak sütünü akıtmak. Yumak durumundaki bir şeyi çözüp açmak. Kovandaki balı peteklerden almak. Aldatarak parasını çekmek.
UYUMA
Uyumak durumu.