Kelimeler arşivinde; içinde "yorma" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yorma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yorma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yorma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YORMA
Yormak işi.
UYURUYORMAK
Uyumak, uykuya dalmak.
YORMAK
Yorgun duruma getirmek. Sıkıntıya sokmak, üzmek. Bir sebebe bağlamak, bir duruma işaret saymak. Bir anlam vermek, yorumlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YORMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TERLETMEK
Terlemesine sebep olmak. Sıkıntıya düşürmek, çokça yormak.
TABİR
Rüya yorma, yorumlama. Deyiş, anlatım, ifade. Yorum. Deyim.
EMENDİRMEK
Yormak, zahmet vermek. Boş yere ümitlendirmek, aldatmak. Emek çektirmek, zahmet vermek, zahmete sokmak, yormak.
EZMEK
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.
ALKAZITMAK
Yormak, kuvvetten düşürmek, ürkütmek: Pehlivanı alkazıttın.
BİTİRMEK
Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak. Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek. Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak.
TEFEÜL
Fal açma, fala bakma. Uğur sayma, hayra yorma.
GINALAMAH
Kafa yormak: Bugün senin gafanı kim gınaladı.
KONDURMAK
Konma işini yaptırmak. Birden yapıvermek ya da söyleyivermek. Gelişigüzel takmak, iliştirmek. Yakıştırmak, haksız yere birtakım eksiklikler isnat etmek, üzerine yormak.
KELEZİDMEK
Yormak, hırpalamak.
HÜSNÜKURUNTU
Herhangi bir durumu safça kendinden yana iyiye yorma.
HÜSNÜTELAKKİ
İyi karşılama, iyiye yorma.
EMEKLENDİRMEK
Yormak, zahmete sokmak.
ARGURMAK
Yorulmak, zayıflamak. Yormak, zayıflatmak.
YAKIŞTIRMAK
Yakışacak bir duruma getirmek, uygun duruma koymak, yaraştırmak. Uygun ve yerinde görmek. Uydurmak. Bir durum veya niteliği bir kimse için düşünmek, yormak.
HAMLETMEK
Bir sebebe yüklemek, yormak.
EMENDİRMEG
Yormak, zahmet vermek.
ÖLDÜRMEK
Bir canlının hayatına son vermek. Aşırı yormak. Çok üzmek. Yok olmasına, ortadan kalkmasına, azalmasına yol açmak. Bazı şeylerin diriliğini, tazeliğini veya sertliğini gidermek. Sağlığını bozmak, rahatsızlık vermek. Ölmesine yol açmak. Etkisini ve gücünü azaltmak. Bitkinin solarak kurumasına sebep olmak. Boşuna geçmek.
AMBALE
"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
ALKIZITMAK
Yormak, kuvvetten düşürmek, ürkütmek.