Kelimeler arşivinde; içinde "yontmak" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yontmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yontmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yontmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YONTMAK
YONTMAK
Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek. Bir kimsenin azar azar parasını çekmek, birinden para sızdırmak. Bir şeyi kendi görüşüne göre değerlendirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde YONTMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇENDEMEK
Yontmak.
ÇENTELEMEK
Yontmak. Pazarlık etmek: Bu işi çok çenteledin ha. Daha ucuza veremem.
YONTMA
Yontmak işi. Yontulmuş veya yontularak yapılmış.
ÇENTİMEK
Yontmak.
ÇITMAK
Yontmak. Nar, portakal gibi meyvelerin tane veya dilimlerinin birkaçının bir arada bulunması.
ÇENTMEH
Yontmak.
ÇENDELEMEK
Yontmak. Ufak ufak doğramak.
ARDA
İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.
CENTMEK
Yontmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.
ÇARPACAK
Taşları yontmakta kullanılan çarpık ve kalın uçlu araç. (Senir Sincanlı Afyonkarahisar).
ÇERTMEK
Yontmak. Üfürükçüler bir hasta üzerine okuyarak bıçakla dokunmak.
CIVLAMAK
Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Yontmak, parçalamak. Kabuğunu soymak. Hava içinden hızla geçen cisim ses çıkarmak. Fırlayıp çıkmak. Piç, sürgün vermek. Düğün sahibi parasını sonuna kadar harcamak. Uzamak. Kaynamak.
TIRAŞLAMAK
Saç, sakal vb.ni seyreltmek, kazımak, tıraş etmek. Bıkkınlık verecek kadar uzun, asılsız, abartılı konuşmak. Bir şeyin üzerindeki pürüzleri almak, yontmak.
DİŞEĞİ
Taşları yontmak için kullanılan dişli bir tür çekiç.
ÇENTEMEK
Yontmak.
ÇENTEKLEMEK
Yontmak.
YONMAK
Yontmak.
ÇİNTELEMEK
Bir ağacı veya odunu balta, bıçak gibi şeylerle yontmak: Deli Ali elinde bir tahra ile şu güzel cevizi çinteledi, kurumasına sebep oldu. Çamaşır yıkamak.
ÇİNTMEK
Yontmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım. Bazı hastalıklara karşı kan almak için başın çeşitli yerlerine ustura vurarak yaralar açmak. Kabuğu çıkarıp içini almak: Ayçiçeği çinttik. Ovalamak, sürtmek: Çamaşırı güzel çint de kirleri iyi çıksın. Aradan çıkarmak. Aşık oyununda büyük aşıkla küçük aşıkları vurmak. Az olan suları bir araya toplamak. Suları azar azar ayırıp bölmek.
ÇİNTİMEK
Bir ağacı veya odunu balta, bıçak gibi şeylerle yontmak. Kumaş ve örgülerin yırtıklarını örmek, dikmek.