Kelimeler arşivinde; içinde "yolmak" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yolmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yolmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yolmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YOLMAK
Bitki, tüy vb.ni çekerek yerinden çıkarmak, çekip koparmak. Dolandırarak, hile ile birinin parasını almak.
GAŞYOLMAK
Kendinden geçmek.
EYOLMAK
İyi olmak; iyileşmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde YOLMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SAPLAK
Saplı su tası, maşrapa. Maşrapa, su tası. Kadınların vücutlarındaki gereksiz kılları yolmak amacıyla şekerden hazırladıkları ağda. (İnönü, Dutluca, Yayla Eskişehir).
TÜYLEMEK
Sıçramak. Atlamak. Bağlamak, düğümlemek. Tavuğun tüylerini yolmak, temizlemek. : Tavuğu tüylemeden evvel sıcak suya koyarsan çok kolay tüylenir. Atlamak, hoplamak, sıçramak.
YONAKLAMAK
Yolmak.
YÜLEMEK
Balta, keser, çapa gibi gereçlerin ağzını düzeltmek, inceltmek, bilemek. Bitirmek, tamamlamak. Birini başkasına karşı doldurmak: Aliyi yüledin de üstüne saldın. Tıraş etmek, kazımak. Yolmak, koparmak (çiçek, meyve ve benzerleri için). Ucunu sivriltmek.
ŞAPŞAK
1.Ağaçtan oyma tas, bardak. 2.Bakır ya da teneke maşrapa. 3.Her çeşit bardak. 4.Çeşme önlerine, içinde su birikmesi için konulan taş ya da ağaç yalak 5.Kepçe. Dişi hayvanın üreme organı. Yayvan, düz, geniş : Şapşak ağızlı. 1.Yüzsüz, geveze. Şaşkın, beceriksiz, alık. Dalkavuk. Ağzı geniş fıçı. Maşrapa, su tası. Çoğunlukla tahtadan yapılan su tası. Ağaç su tası. (Başkışla Karaman Konya). Sukabağından yapılan su tası. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana). Bakır su tası. (İlyaslı Uşak; Aksaray Niğde). Kadınların vücut kıllarını yolmak için kullandıkları akide. (Esnemez, Erenköy, Dereyalak Eskişehir). Çamaşır tokacı. (Terme Samsun).
CIMBIZLAMAK
Cımbızla yolmak. Dokumacılıkta kumaş yüzlerindeki düğüm, çöp vb. maddeleri cımbızla temizlemek. Kendi çıkarına uygun düşen noktaları asıl konu içinden özellikle ayırıp ön plana çıkarmak.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
KOVRAMAK
Elle ekin yolmak.
YÜLETMEK
Balta, bıçak gibi gereçlerin ağzını açtırmak, biletmek. Tıraş ettirmek, tüylerini yolmak. Ucunu sivriltmek. Balta, kazma ve benzerleri nesnelerin eskiyen çelik bölümünü onartmak, ağız açtırmak.
GAŞYOLMA
Gaşyolmak durumu.
YOLAKLAMAK
Götürmek, yol göstermek. Saçını yolmak. Uğurlamak. Suyolunun önündeki engelleri gidermek. Sebzeleri gelişi güzel yolmak, koparmak.
ESRİMEK
Herhangi bir sebeple kendinden geçmek, gaşyolmak. Coşup kendinden geçmek, vecde gelmek. Mest olmak, sarhoş olmak.
YOLMA
Yolmak işi. Sapı orakla biçilmeyecek kadar kısa kalmış ekin.
YOLADÜŞMEK
Yolmağa başlamak, çok çok yolmak.
AYMALAMAK
El ile karıştırarak sıvı hale getirmek. Yolmak, tırmalamak, kabaca okşamak.
HOMPALAMAK
Saçını başını yolmak, hırpalamak (birinin).
CULAMAK
Tüylerini yolmak, dökmek. Kumarda para yitirmek, soyulmak. Bağlamak, eklemek.
YULMAK
Yolmak.
YOLGU
Ustura. Vücut kıllarını yolmakta kullanılan iki ip. (Karaköy Bilecik).
PİNÇİKLEMEK
Ufalamak, parça parça etmek. Saçını başını yolmak. Parça parça etmek.