İçinde YOLLU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yollu" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yollu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yollu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yollu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YOLLU

Yolu herhangi bir nitelikte olan. Kuralına uygun. Kolayca elde edilen kadın. Herhangi bir nitelikte, biçimde. Parası olan. Çizgili. Hızlı giden (taşıt).

YOLLUKÇU

Hayvanla yapacağı her sefer için belli bir ücretle çalışan işçi.

YOLLUH

Yolda yenmek için hazırlanan yiyecek, azık. Yolculukta giymek için ayrılan giysi. Gezi, yol için ayrılan para. Sofa ve gezeneklerin çok basılan yerlerine, ayakçaklara serilen ince uzun yaygı. Geline, yakınlarına verilen armağan. Başlık. Gelinin ayağı altına serilen kumaş. Düğüne çağrılacak kişiye götürülen armağan. Kız evine gönderilen düğün armağanı. Armağan. Yolluk, bir tür kilim.

YOLLUYAZI

Ağrı ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

YOLLUKÇULUK

Her seferi için belirtilen ücret karşılığı, hayvanıyla yük taşıma işi.

YOLLUK

Yolculuk sırasında yenmek üzere hazırlanan yiyecek, yol azığı. Yol masrafı olarak ödenen para, harcırah. Koridorlara serilen, dar ve uzun halı, yol halısı. Yolcuya verilen armağan.

  -   -   -  

Anlamında YOLLU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YOLLU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEŞME

Her çubuğu ayrı ayrı beş renkte olan, yollu bir kumaş türü. Tabaklanmamış ham deri. Çıkrıkçı tezgâhının kütüğü.

DOKURCUK

Desenli veya yollu dokunmuş yün kumaş.

HARCIRAH

Yolluk.

SÖVÜNTÜ

Hafif sövme yollu, kaba ve yakışıksız söz.

FİTİL

Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.

ŞATHİYAT

Ciddi bir düşünceyi, konuyu, şaka ve alay yollu anlatmak için yazılmış deyişler.

ÇETARİ

İpek ve ipekle karışık yollu dokuma.

TAKILMAK

Takma işi yapılmak. Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak. Bir yerde bir süre kalmak, oyalanmak. Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek. Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak. Birinin sürekli peşinden gitmek. Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek. Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak. Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak.

HINZIR

Domuz. Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar. Kurnaz, içten pazarlıklı olan. Genellikle hoşa giden bir davranış veya durum için şaka yollu söylenen bir söz. Yaramaz, haylaz.

ÇETARE

İpek ve ipekle karışık yollu dokuma.

KAYINÇO

Kayınbiraderlere sevgi yollu söylenen söz.

DOKUNDURMAK

Dokunmasını sağlamak. Bir şeyi üstü kapalı ve sitem yollu hatırlatmak, tariz etmek.

BALKAYMAK

İki renkli, yollu ipek kumaş. İyi, mesut, kavgasız dövüşsüz: Balkaymak geçinip giderler.

HASPA

Kızlara, kadınlara şaka veya alay yollu söylenen bir söz.

LAF

Söz, lakırtı. Konu, mevzu, bahis. Konuşma. Dedikodu. "Öyle şey olamaz, bu sözün hiçbir değeri yok" anlamlarında hafifseme yollu kullanılan bir söz. Sonuçsuz, yararı olmayan söz.

MATAH

İnsan, mal, eşya vb. için küçümseme yollu bir söz.

TAKILGAN

İnsanı, şaka yollu üzecek veya uğraştıracak davranışlarda bulunmayı huy edinmiş olan, muzip.

ÖDENEK

Bir iş için ayrılan belli para, tahsisat. Devlet harcamalarının yapılabilmesi için her yılın bütçesiyle yürütme organına verilen harcama izni. Parlamento üyelerine, görevleri sebebiyle verilen, yolluk dışında kalan para.

HAFİFMEŞREP

Davranışları, içinde bulunduğu toplumun ahlak anlayışına uymayan (kadın), hafif yollu.

BALGAYMAK

İki renkli, yollu ipek kumaş.