Kelimeler arşivinde; içinde "yiti" olan, toplam 36 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yiti bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yiti ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yiti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YİTİREBİLMEK, YİTİRİVERMEK
GANGLİYİTİS, YİTİREBİLME, YİTİRİVERME, YİTİKLENMEK, YİTİŞTİRMEK
YİTİŞLEMEK, YİTİKLEMEK, YİTİRİLMEK, YİTİZLEMEK
ACIYİTİMİ, YİTİRTMEK, YİTİRİLME
YİTİŞKİN, YİTİNMEK, YİTİRTME, YİTİRMEZ, YİTİŞMEK, YİTİRGEN, YİTİNCEK, YİTİLMEK, YİTİRMEK, YİTİKLİK
YİTİRİK, YİTİRİM, YİTİMEK, YİTİKÇİ, YİTİRME, YİTİRİŞ
YİTİ
Çok acı ya da ekşi. Tatlı. Tadı sertleşmiş, keskinleşmiş: Bu sirke çok yiti. Koyu: Sarının yitisini aldım. İyi, güzel, yaman. Keskin.
YİTİZLEMEK
Tamam olup olmadığını denetlemek.
YİTİŞKİN
Ergin, olgun.
YİTİŞTİRMEK
Yetiştirmek. İtip kakmak.
YİTİREBİLME
Yitirebilmek işi.
YİTİRİLME
Yitirilmek işi.
YİTİKLEMEK
Tamam olup olmadığını denetlemek.
GANGLİYİTİS
Gangliyonitis.
YİTİRTMEK
Yitirmesine neden olmak.
YİTİŞLEMEK
İtmek, zorla ileri sürmek.
YİTİREBİLMEK
Yitirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
YİTİRİVERME
Yitirivermek işi.
ACIYİTİMİ
Sinir bozukluğu, çok ilâç alma ve donma gibi nedenlerle acı duyumunun bir bölüğünün ya da bütününün yok olması.
YİTİKLENMEK
İtilip kakılmak. Saklanıp, göze görünmemek.
YİTİRİLMEK
Yitirme işi yapılmak.
YİTİRİVERMEK
Aniden yitirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde YİTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AZALTMAK
Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.
ABULİ
İrade yitimi.
ALEKSİ
Okuma yitimi.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
BAYATLAMAK
Bayat duruma gelmek, tazeliğini yitirmek. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmek.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
ANALJEZİ
Ağrı yitimi.
BAYAT
Taze olmayan. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş. Çorum iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.
BELGELİ
Belgesi olan (kimse). İki yıl üst üste sınıfta kaldığı için okula devam etme hakkını yitirerek belge alan (öğrenci).
BAYILMAK
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.
AFONİ
Ses yitimi.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
BİLYE
Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.
AGRAFİ
Yazma yitimi.
AZALMAK
Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.
AMNEZİ
Bellek yitimi.
BEZGİN
Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş. Solgun, cansız. Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş bir biçimde.
BATIRMAK
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.
APRAKSİ
Beceri yitimi.
AFAZİ
Söz yitimi.