Kelimeler arşivinde; içinde "yetersiz" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yetersiz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yetersiz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yetersiz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YETERSİZ
Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz. Verimli olmayan. Eksiği olan, yetecek kadar olmayan. Gereken, istenen niteliği olmayan. İşlevini tam olarak yapamayan (organ, alet vb.).
YETERSİZLİK
Yetersiz olma durumu, kifayetsizlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde YETERSİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ZAAF
Düşkünlük. Eksiklik, yetersizlik. İrade zayıflığı.
YOKSULLUK
Yoksul olma durumu, yoksuzluk, variyetsizlik, sefillik, sefalet, fakirlik. Verimsizlik, yetersizlik.
YOKSUL
Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum, ülke), yoksuz, varlıksız, variyetsiz, fakir, fukara, zengin, varsıl karşıtı. İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz.
YENİLİK
Yeni olma durumu. Yenileşim. Eskimiş, zararlı veya yetersiz sayılan şeyleri yeni, yararlı ve yeterli olanlarıyla değiştirme, teceddüt. Yeni olan bir şeyin özelliği.
MİKROSEFAL
Yetersiz gelişme sonunda beyni ve kafatası küçük olan (kimse).
DEMİRSİZLİK
Kanda beliren demir yetersizliği.
KIT
İhtiyaca yetmeyecek kadar az, bol karşıtı. Az, yetersiz (duygu, söz vb.).
GÜDÜK
Eksik yanı olan, tamamlanmamış, kısa. Yetersiz, sonuç vermemiş. Kuyruğu kesik ya da kopmuş.
DAR
İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.
VİTAMİNSİZLİK
Vitamin eksikliğinden veya yetersizliğinden doğan patolojik olayların hepsi.
ÇAPSIZ
Çapı geniş olmayan. Yetersiz, dar görüşlü.
EHLİYETSİZ
Yetersiz. Ehliyeti olmayan.
KİFAYETSİZ
Yetersiz.
İYİLEŞTİRME
İyileştirmek işi, ıslah. Bir kimsenin iş yapmaya engel olan sakatlığını, yetersizliğini gidermek veya bozuk olan ruhsal durumunu düzeltmek amacıyla uygulanan tedavi, rehabilitasyon, rehabilite. İflas hâlindeki işletmeyi iyi yönetimle kâra geçirme, rehabilitasyon, rehabilite.
HACİMSİZ
Hacmi olmayan, oylumsuz. Borsada gerçekleştirilen yetersiz tutarda alım satım.
İHTİYARLIK
İhtiyar olma durumu, yaşlılık. Her bakımdan güçsüzlük, yetersizlik, zayıflık.
KİFAYETSİZLİK
Yetersizlik.
FAKİRLİK
Yoksulluk. Verimsizlik, kısırlık. Yetersizlik.
AGENEZ
Bir vücut parçasının doğuştan yokluğu veya yetersiz gelişimi.
VERİMSİZ
Verimi olmayan veya az olan, yetersiz.