Kelimeler arşivinde; içinde "yetenek" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yetenek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yetenek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yetenek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YETENEKSİZLİK
YETENEKLİLİK, YETENEKSİZCE
YETENEKLİCE
YETENEKSİZ, YETENEKLER
YETENEKLİ
YETENEK
YETENEK
Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet, istidat. Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü. Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite. Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır.
YETENEKLİLİK
Yetenekli olma durumu, kabiliyetlilik, istidatlılık.
YETENEKLİ
Yeteneği olan, kabiliyetli, istidatlı.
YETENEKSİZCE
Yeteneksiz bir biçimde.
YETENEKLİCE
Yetenekli bir biçimde.
YETENEKSİZLİK
Yeteneksiz olma durumu, kabiliyetsizlik, istidatsızlık.
YETENEKSİZ
Yeteneği olmayan, kabiliyetsiz, istidatsız.
YETENEKLER
Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. Dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri.
Bu bölümde tanımı içerisinde YETENEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
ÇAPLI
Çapı geniş olan. Yetenekli. Bilgisi çok olan.
İSTİDATLI
Yetenekli.
İNSANÜSTÜ
İnsan gücünü ve yeteneklerini aşan, fevkalbeşer.
ÇAP
Cisimlerin genişliği, kutur. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde. Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. Büyüklük. Ölçü, ölçek. Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.
KABİLİYET
Yetenek.
ATLETİZM
Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.
JOKEY
Yarış atlarına binen, yetenekleri bu amaca göre geliştirilmiş kimse.
KALKIŞMAK
Yetenek, imkân ve gücü aşan bir işe girişmek. Girişmek, başlamak, yeltenmek.
İSTİDAT
Yetenek.
İSTİDATSIZLIK
Yeteneksizlik.
KABİLİYETSİZ
Yeteneksiz.
KARNE
Öğrencilere dönem sonlarında okul yönetimleri tarafından verilen ve her dersin başarı durumu ile devam, sağlık, yetenek ve genel gidiş durumlarını gösteren belge. Kişilerin bir haktan yararlanmaları için bir kuruluş tarafından verilen belge.
KABİLİYETLİ
Yetenekli.
HASTA
Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.
KABİLİYETSİZLİK
Yeteneksizlik.
İSTİDATSIZ
Yeteneksiz.
FASARYA
Boş, anlamsız (söz). İşe yaramaz, yeteneksiz.
ER
Erkek. Rütbesiz asker, nefer. Koca. Kahraman, yiğit. Erken. İşini iyi bilen, yetenekli kimse. Erbiyum elementinin simgesi.
CEVHER
Bir şeyin özü, maya, gevher. İyi yetenek. Töz. Değerli süs taşı, mücevher.