Kelimeler arşivinde; içinde "yeri" olan, toplam 94 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yeri bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yeri ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yeri olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DARIYERİMENGENCİK
DARIYERİYÜRÜKLER, DARIYERİHASANBEY, AİREDALETERİYERİ
NORFOLKTERİYERİ, HANYERİSARIKAYA, DARIYERİBAKACAK
YERİNDESİZLİK, CAİRNTERİYERİ, KARİYERİSTLİK
YERİYHLEMEYH
KARTİYERİZM, YERİNDİRMEK, KETHÜDAYERİ, OKÇULARYERİ, YERİHDURMAK, YERİYHLEMEK
YERİŞİLMEK, BOSTANYERİ, KARİYERİZM, KARİYERİST, YERİNCEKLİ, OTURAHYERİ, ARITIMYERİ, YERİKLEMEK, YERİNDELİK, YERİNDİRME, OTURAKYERİ, YERİNELEME
KAVAKYERİ, KETENYERİ, YERİKLEME, YÖRÜKYERİ, KINIKYERİ, PAZARYERİ, SARAYYERİ, ÇADIRYERİ, KONAKYERİ, KOYUNYERİ, AHMETYERİ
YERİNDEN, OYUNYERİ, ÖRENYERİ, PAŞAYERİ, YERİNCEK, YERİMEYH, YAKAYERİ, YAZIYERİ, YERİKMEK, ÇİNİYERİ, YURTYERİ, YERİLMEK, YERİNMEK, ARPAYERİ, YERİŞMEK, BİYERİYE, KURTYERİ, YERİŞGİN, YERİNGEN, DARIYERİ, YERİNEGİ, HACIYERİ, KOCAYERİ, CUMAYERİ
YERİNCE, YERİNEL, YERİMEK, YERİTME, KÖYYERİ, YERİKLİ, YERİLME, YERİNDE, YERİNME, TANYERİ, ODAYERİ, ANTYERİ, AYERİĞİ, HANYERİ, GÖZYERİ, DAMYERİ, DUAYERİ, DANYERİ
ERYERİ, YERİNE, AYYERİ, GÖYERİ, İŞYERİ, İVYERİ, UDYERİ, UTYERİ, YERİCİ
YERİŞ, YERİK
YERİ
YERİ
Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.
NORFOLKTERİYERİ
İngiltere'den köken alan, küçük İrlanda Teriyerleri ile Border ve Cairn dâhil olmak üzere diğer Teriyer ırkları arasında yapılan birleştirmeler sonucu geliştirildiği düşünülen, yakın bir geçmişe kadar Norveç Teriyer ile aynı ırk olarak değerlendirilen, kulaklarının düşük oluşu ve hatlarının köşeli oluşuyla bu ırktan ayrılan ayrıca buna göre daha kıskanç ve asosyal olan, kısa, güçlü ve dayanıklı bir yapısı olan, bacakları güçlü ve tilkiye benzeyen bir burun yapısına sahip, tüy yapısı düz ve sert, rengi kızıl, buğday, ten rengi ve siyah olabilen, yüzündeki tüyler bıyık ve kaş oluşturacak biçimde uzun, etkin, sevecen ve cesur, dengeli bir karaktere sahip, bekçi köpeği ve kemirgen ve tilki avcısı olarak kullanılan köpek ırkı.
CAİRNTERİYERİ
İskoçya'dan köken alan, 1500'lerden beri bilinen adını İskoç çiftlik ve mezarlıklarının sınırlarını işaretlemek için kullanılan taş yığınlarından alan ve geçmişte bu taş yığınlarının içine saklanan kemirgenleri kaçırmak veya yok etmek için kullanılan, vücudu küçük, sağlam ve sıkı, tüyleri yumuşak alt tüyleriyle bol miktardaki dış tüylerden oluşan, rengi kızıl, kaplan desenli, siyahımsı, kum sarısı ve grinin çeşitli tonları olabilen, hareketli ve korkusuz, uyumu yüksek, avcılık, iz sürme ve bekçi köpekliği yetenekleri de bulunan, günümüzde temel olarak ev hayvanı olarak yetiştirilen köpek ırkı.
DARIYERİHASANBEY
Düzce ili, Kaynaşlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
AİREDALETERİYERİ
İngiltere'den köken alan, büyük Teriyerler sınıfına giren, 1. yüzyılın ortalarında Working Teriyer ile Otter Hound'un birleştirmeleri sonucu geliştirilmiş, tilki sansar gibi av hayvanlarının yakalanmasında kullanılmış, tüy yapısı kalın, burnu siyah, rengi bej rengi tonlarındaki tüyler içerisine dağılmış siyah ve koyu gri, göğsünde siyahlıkla birlikte kızıl ve beyaz lekeler görülebilen, bacakları, göğsü, karın altı, başı ve kulakları bej renkli, akıllı cana yakın ve sadık, günümüzde refakat ve yardım köpeği olarak yetiştirilen, polis ve asker köpeği olma özelliklerini beraberinde taşıyan köpek ırkı.
YERİNDESİZLİK
(Söz sanatı terimi) Kullanılan kelimelerin, deyimlerin yerinde olmaması hali.
KETHÜDAYERİ
Herhangi bir oruna vekillik eden kişi. Başkent dışındaki kapıkulu süvarisinin kendi bölgesindeki en yüksek buyurucusu olan subay.
OKÇULARYERİ
Balıkesir ilinde, Yağcılar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DARIYERİMENGENCİK
Düzce şehrinde, Kaynaşlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YERİYHLEMEYH
Aşermek (gebe kadın.).
HANYERİSARIKAYA
Kırşehir şehrinde, Akpınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YERİNDİRMEK
Yerinme işini yaptırmak. Gücendirmek. İmrendirmek: Kimseyi birbirine yerindirmeden, hepsine verdim. Taslandırmak, üzmek, mahrum etmek.
DARIYERİBAKACAK
Düzce şehrinde, Kaynaşlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KARİYERİSTLİK
Kariyerist olma durumu.
KARTİYERİZM
1960'lı yılların başında Paris Match gazetesinin editörü Fransız gazeteci Raymond Cartier'in yoksul ülkelerin iktisadi kalkınması için yapılan yardımların bu ülkelerde iyi bir biçimde kullanılmadığı gerekçesiyle, gelişmiş ülkelerin bu yardımları kendi ülkelerinde kullanmasını savunan ve kendi adıyla anılan siyasi öğreti.
DARIYERİYÜRÜKLER
Düzce şehrinde, Kaynaşlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde YERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ACINMAK
Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.
AĞRI
Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AÇINSAMAK
Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ADAMCIK
Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.
ADEMİMERKEZİYET
Yerinden yönetim.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
ADEMİMERKEZİYETÇİ
Yerinden yönetimci.
AĞAÇLANDIRMAK
Bir yeri ağaçlı duruma getirmek.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
AĞRIMAK
Vücudun bir yeri ağrılı durumda olmak.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.