İçinde YENMEK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yenmek" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yenmek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yenmek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yenmek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

BEYENMEK, BİYENMEK, GÜYENMEK

7 harfli kelimeler

EYENMEK

6 harfli kelimeler

YENMEK

Bazı kelimelerin anlamları

YENMEK

Savaş veya yarışmada üstünlük sağlamak, üstün gelmek. Yemek işine konu olmak. Kazanmak, ütmek. Tutmak, bastırmak. Aşınmak.

GÜYENMEK

Kül olmak. Hiç olmak.

EYENMEK

Ayak diremek, bekinmek, ısrar etmek.

BİYENMEK

Beğenmek.

BEYENMEK

Beğenmek.

  -   -   -  

Anlamında YENMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YENMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EZMEK

Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.

ALTALAMAH

Yenmek, sindirmek.

UTMAK

Yenmek. Ütmek.

RAMAZANİYELİK

Ramazanda iftar ve sahurda yenmek için alınan yiyecekler.

SIMAK

Kırmak, bozmak. Yenmek, mağlup etmek.

OYUN

Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.

ÇİLECİLİK

Dinî amaçlarla ve törelere bağlı olarak doğal eğilimleri ve beden isteklerini yenmek için isteyerek acı çekme.

KAZANMAK

Kazanç sağlamak. Tutulmak, yakalanmak. Çıkmak, isabet etmek. Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak. Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek. Kendinden yana çekmek. Edinmek, sahip olmak. Yenmek, galip gelmek.

TUŞLAMAK

Telefonun tuşlarına basmak. Güreşte tuşa getirmek, tuşla yenmek.

YOLLUK

Yolculuk sırasında yenmek üzere hazırlanan yiyecek, yol azığı. Yol masrafı olarak ödenen para, harcırah. Koridorlara serilen, dar ve uzun halı, yol halısı. Yolcuya verilen armağan.

HAKLAMAK

Bozmak, perişan etmek, yenmek. Yiyip bitirmek. Kırmak, bozmak.

KAŞIKLANMAK

Kaşıkla yenmek.

MAYDANOZ

Maydanozgillerden, yenmek için yetiştirilen, 50-80 santimetre uzunluğunda, ufak yeşil ve parçalı yapraklı, hoş kokulu iki yıllık otsu bir bitki (Petroselinum crispum).

YEMEK

Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

ÇEKİRDEK

Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

AHTARMAK

Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Devirmek, yıkmak. Yenmek. Tavuk veya horoz toprak, çöp eşelemek. Mide bulanmak. Tohum ekmeden, tarlayı sürüp nadasa bırakmak. 1. Beslemek, yiyip içeceğini vermek.

BOZMAK

Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.

ALÇALAMAK

Sindirmek, hakaret etmek, yenmek: Benim horoz seninkini alçaladı.

YENME

Yenmek işi.

UĞRAŞ

Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.