Kelimeler arşivinde; içinde "yelken" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yelken bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yelken ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yelken olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YELKENBULUTU
YELKENCİLİK, YELKENLEMEK, YELKENKANAT, YELKENCİLER
YELKENLEME
YELKENLER, YELKENLİK
YELKENCİ, YELKENLİ
YELKEN
YELKEN
Rüzgâr gücünden yararlanarak geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş veya şeritlerin tümü. Yelkenli.
YELKENKANAT
Sert bir iskeleti olan, hava akımlarına dayanıklı, motorlu veya motorsuz tek kişilik uçuş aracı.
YELKENLER
Bolu şehrinde, Gerede ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YELKENLİ
Yelkeni olan, yelkenle giden deniz veya göl taşıtı, yelken.
YELKENCİLER
Tersane halkının, beylik kalyonlarda yelken kullanma görevini yapan sınıfı.
YELKENLİK
Esintili hava.
YELKENBULUTU
Hava açıkken görünen ve yel çıkacağının belirtisi sayılan bulutçuk.
YELKENCİ
Yelken diken kimse. Yelken sporuyla uğraşan kimse. Yelkenleri açma, indirme, toplama vb. işlerde çalışan gemici.
YELKENCİLİK
Teknelerle yapılmış olan gezi, spor ve yarışmalar.
YELKENLEMEK
Yelken açıp yola çıkmak. İnsan, akli dengesini az veya çok yitirmek. Kaçıp gitmek.
YELKENLEME
Yelkenlemek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YELKEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARÇA
Orta Çağda kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi. Kalyon türünden küçük savaş gemisi.
BASTİKA
Bir yelken serenine veya herhangi bir ağaca açılan delik.
ARMA
Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.
ÇÖRDEK
Gabya mantileri üzerine bağlanan palanga, flok ve yan yelkenleri kandilisası.
BOMBA
Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.
FLOK
Geminin cıvadrasına çekilen üçgen yelken.
DONANIM
Bir gemi direğine, bir yelkene veya başka bir parçaya bağlı bulunan halat ve makara vb. manevra araçları. Bir bilgisayarda bulunan fiziksel birimler. Tesisat.
CAMADAN
Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek. Dört köşe yelkenleri boğarak yüzeylerini küçültme işi.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
ÇEKTİRME
Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.
BORİNA
Dört köşe yelkenlerin yan yakalarına, alt tarafa doğru bağlanan halat.
ARİYA
Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma.
BABAFİNGO
Yelkenli gemilerde direklerin ve gabyanın üstünde bulunan en yüksek bölüm.
ARMADOR
Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.
ELLİK
Eldiven. Yelken dikenlerin kullandığı, madenî yüksüğü olan meşin eldiven. Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven biçiminde, tahtadan yapılmış olan bir araç.
CÖNK
Saz şairlerinin, kendilerinin veya başkalarının şiirlerini derledikleri, uzunlamasına açılan, deri kaplı defter, sığırdili. Büyük yelkenli gemi.
AYIBACAĞI
Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi.
APAZLAMAK
Avuçlamak. Gemi apazlama rüzgârla gitmek. Yelken rüzgârla dolup şişmek.
BRİK
İki direkli, seren yelkenli, birkaç top taşıyan gemi. Önde çok yüksek bir oturma yeri, arkada da boylamasına yerleştirilmiş oturacak yerleri bulunan dört tekerlekli, yaylı at arabası.
ÇEKTİRİ
Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi, çektirme.