Kelimeler arşivinde; içinde "yağda" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yağda bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yağda ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yağda olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YAĞDANLIK, YAĞDARLIK
BAYAĞDAN, YAĞDALLI, YAĞDARLI
YAĞDALI
YAĞDAÇ, YAĞDAN, YAĞDAŞ
YAĞDA
YAĞDA
Yağlı kir, yağ lekesi. Yağlı kir. İçel ilinde, Güzeloluk nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YAĞDAÇ
Lamba.
YAĞDAN
Makina ve silâh yağlamakta kullanılan yağ akıtma kabı, yağdanlık. Yağ çömleği. Maşrapa. Yağdanlık; mendil. Yağ kabı, yağdanlık.
BAYAĞDAN
Her zaman, çoktan beri, şimdiye kadar. Demin, az önce, şimdi. Baştan, önceden.
YAĞDALLI
Tiftik ve yapağının yağlı, kirli durumu.
YAĞDARLI
Sürekli yağmurlu, yağışlı.
YAĞDARLIK
Sürekli yağmurlu, yağışlı.
YAĞDALI
Tiftik ve yapağının yağlı, kirli durumu. Pis, yağlı. Giysisi ve başı yağlı, kirli, pis kimse.
YAĞDANLIK
Makineleri yağlamakta kullanılan, ince, uzun bir borusu olan yağ kabı. Dalkavuk.
YAĞDAŞ
Bolu ilinde, Gerede ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAĞDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMETOKAİN
Yerel anestezik etkisi olan ve yağda iyi çözünebilen bir ilaç.
LALANGA
Yağda kızartılarak üzerine şeker veya şerbet dökülen bir hamur tatlısı.
ŞAMANDIRA
Halkalarına tekne bağlamak için limanda demirlenmiş olan, içi boş, her yanı kapalı, çoğunlukla metalden yapılmış olan fıçı vb., yüzer top. Kapama düzenini sağlayan, metal veya plastikten yapılmış, suda yüzen top. Denizde yol göstermeye, bir tehlikeyi veya geçiş yolunu haber vermeye yarayan yüzer cisim. Kandilde fitili tutmak için yağda yüzen telli mantar düzeni.
VİNTERİZASYON
Kademeli olarak soğutulan ve düşük sıcaklıklarda yavaşça karıştırılıp bekletilerek elde edilen donmuş asitlerin süzülerek yağdan uzaklaştırılması.
GÖZLEME
Gözlemek işi, tarassut. İçine peynir, kıyma, patates vb. konularak yufkadan hazırlanan, sacda veya yağda kızartılan bir hamur işi, dürme. Özel araçlarla inceleme. Meralarda yağışın toprakla tutulması ve yem üretiminin artırılması amacıyla 40-50 santimetre aralıklarla 15-20 santimetre çapında ve 7-8 santimetre derinliğinde çukurlar açılması.
SOTE
Küçük küçük doğranmış et, ciğer, böbrek vb. şeyler yağda hafifçe kavrulduktan sonra su, domates, biber vb. katılarak yapılmış olan yemek.
ET
İnsanlarda, hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka. Meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm. Ten. Kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi.
ALVENET
Yumurtayı yağda unla pişirip, üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemek.
KADINBUDU
Yumurtaya bulanarak yağda kızartılan bir tür pirinçli veya bulgurlu köfte.
DALKAVUK
Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse.
KIZARTMAK
Kızarmasına neden olmak. Kızgın yağda pişirmek.
VİTAMİN
Besinlerde bulunan, vücutta genellikle yapılmayan, yağda veya suda çözünebilme özelliği olan, eksikliği veya fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan maddelere verilen genel ad.
MIHLAMA
Mıhlamak işi. Yumurta, un, soğan, ıspanak karışımıyla yağda yapılmış olan bir yemek türü.
KATMER
Bir şeyi oluşturan katlardan her biri. Arasına yağ ve kaymak sürülerek katlanmış yufka ekmeği. Yağda veya sacda pişirilen bir börek türü.
DÜĞME
Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı. Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı.
YAĞLANMAK
Yağlama işi yapılmak, yağ sürülmek, yağ konulmak. Yağ oluşmak. Yağdan kirlenmek. Yağ sürünmek.
AYMAÇ
Yağda kızartılmış ekmek ufağı. Karışık, dökük saçık. Ufalanmış ekmeği, kızgın yağa atarak yapılan yiyecek.
PİŞMEK
Ateşte, fırında, kaynar suda veya yağda ısı etkisiyle yenilebilir duruma gelmek. Meyve olgun duruma gelmek. Bunalacak kadar sıcaklık duymak. İşe alışıp beceri ve ustalık kazanmak, zorlukları göğüslemek. Pişik oluşmak. Bir konuyu iyice öğrenmek. Herhangi bir iş için konuşup hazırlanmak. Isıtma sonucu belirli bir kullanıma uygun duruma gelmek.
YAĞLI
Üzerinde ya da içinde yağı olan. Yağı çok olan. Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan. Bol ve kolay kazanç sağlayan. Yağla yapılmış. Besili, semiz.
BEZENEGAŞİ
Ekmeğin yağda kızartılması ile yapılan bir çeşit yemek.