İçinde YAĞDA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yağda" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yağda bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yağda ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yağda olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

YAĞDANLIK, YAĞDARLIK

8 harfli kelimeler

BAYAĞDAN, YAĞDALLI, YAĞDARLI

7 harfli kelimeler

YAĞDALI

6 harfli kelimeler

YAĞDAÇ, YAĞDAN, YAĞDAŞ

5 harfli kelimeler

YAĞDA

Bazı kelimelerin anlamları

YAĞDA

Yağlı kir, yağ lekesi. Yağlı kir. İçel ilinde, Güzeloluk nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YAĞDAÇ

Lamba.

YAĞDAN

Makina ve silâh yağlamakta kullanılan yağ akıtma kabı, yağdanlık. Yağ çömleği. Maşrapa. Yağdanlık; mendil. Yağ kabı, yağdanlık.

BAYAĞDAN

Her zaman, çoktan beri, şimdiye kadar. Demin, az önce, şimdi. Baştan, önceden.

YAĞDALLI

Tiftik ve yapağının yağlı, kirli durumu.

YAĞDARLI

Sürekli yağmurlu, yağışlı.

YAĞDARLIK

Sürekli yağmurlu, yağışlı.

YAĞDALI

Tiftik ve yapağının yağlı, kirli durumu. Pis, yağlı. Giysisi ve başı yağlı, kirli, pis kimse.

YAĞDANLIK

Makineleri yağlamakta kullanılan, ince, uzun bir borusu olan yağ kabı. Dalkavuk.

YAĞDAŞ

Bolu ilinde, Gerede ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında YAĞDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAĞDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMETOKAİN

Yerel anestezik etkisi olan ve yağda iyi çözünebilen bir ilaç.

LALANGA

Yağda kızartılarak üzerine şeker veya şerbet dökülen bir hamur tatlısı.

ŞAMANDIRA

Halkalarına tekne bağlamak için limanda demirlenmiş olan, içi boş, her yanı kapalı, çoğunlukla metalden yapılmış olan fıçı vb., yüzer top. Kapama düzenini sağlayan, metal veya plastikten yapılmış, suda yüzen top. Denizde yol göstermeye, bir tehlikeyi veya geçiş yolunu haber vermeye yarayan yüzer cisim. Kandilde fitili tutmak için yağda yüzen telli mantar düzeni.

VİNTERİZASYON

Kademeli olarak soğutulan ve düşük sıcaklıklarda yavaşça karıştırılıp bekletilerek elde edilen donmuş asitlerin süzülerek yağdan uzaklaştırılması.

GÖZLEME

Gözlemek işi, tarassut. İçine peynir, kıyma, patates vb. konularak yufkadan hazırlanan, sacda veya yağda kızartılan bir hamur işi, dürme. Özel araçlarla inceleme. Meralarda yağışın toprakla tutulması ve yem üretiminin artırılması amacıyla 40-50 santimetre aralıklarla 15-20 santimetre çapında ve 7-8 santimetre derinliğinde çukurlar açılması.

SOTE

Küçük küçük doğranmış et, ciğer, böbrek vb. şeyler yağda hafifçe kavrulduktan sonra su, domates, biber vb. katılarak yapılmış olan yemek.

ET

İnsanlarda, hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka. Meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm. Ten. Kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi.

ALVENET

Yumurtayı yağda unla pişirip, üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemek.

KADINBUDU

Yumurtaya bulanarak yağda kızartılan bir tür pirinçli veya bulgurlu köfte.

DALKAVUK

Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse.

KIZARTMAK

Kızarmasına neden olmak. Kızgın yağda pişirmek.

VİTAMİN

Besinlerde bulunan, vücutta genellikle yapılmayan, yağda veya suda çözünebilme özelliği olan, eksikliği veya fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan maddelere verilen genel ad.

MIHLAMA

Mıhlamak işi. Yumurta, un, soğan, ıspanak karışımıyla yağda yapılmış olan bir yemek türü.

KATMER

Bir şeyi oluşturan katlardan her biri. Arasına yağ ve kaymak sürülerek katlanmış yufka ekmeği. Yağda veya sacda pişirilen bir börek türü.

DÜĞME

Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı. Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı.

YAĞLANMAK

Yağlama işi yapılmak, yağ sürülmek, yağ konulmak. Yağ oluşmak. Yağdan kirlenmek. Yağ sürünmek.

AYMAÇ

Yağda kızartılmış ekmek ufağı. Karışık, dökük saçık. Ufalanmış ekmeği, kızgın yağa atarak yapılan yiyecek.

PİŞMEK

Ateşte, fırında, kaynar suda veya yağda ısı etkisiyle yenilebilir duruma gelmek. Meyve olgun duruma gelmek. Bunalacak kadar sıcaklık duymak. İşe alışıp beceri ve ustalık kazanmak, zorlukları göğüslemek. Pişik oluşmak. Bir konuyu iyice öğrenmek. Herhangi bir iş için konuşup hazırlanmak. Isıtma sonucu belirli bir kullanıma uygun duruma gelmek.

YAĞLI

Üzerinde ya da içinde yağı olan. Yağı çok olan. Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan. Bol ve kolay kazanç sağlayan. Yağla yapılmış. Besili, semiz.

BEZENEGAŞİ

Ekmeğin yağda kızartılması ile yapılan bir çeşit yemek.