İçinde YASLAM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yaslam" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yaslam bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yaslam ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yaslam olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YASLAM

Eğimli yer.

YASLAMAK

Bir şeyi bir yere dokunur duruma getirmek ve bu durumda bırakmak veya tutmak, dayamak. Dayandırmak.

KIYASLAMAK

Karşılaştırmak, oranlamak, örneksemek, mukayese etmek.

KIYASLAMA

Kıyaslamak işi, mukayese.

HIZIRİLYASLAMAK

Hayvanların boyun ve kuyruklarının üzerindeki tüyleri traş etmek.

YASLAMA

Yaslamak işi.

  -   -   -  

Anlamında YASLAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YASLAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAYAMAK

Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.

KARŞILAŞTIRMA

Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese.

SÜMELEMEK

Yaslamak, çökmek, gücünü yitirmelı.

YASTAMAK

Dayamak, yaslamak.

SEVKEMEK

Yaslamak, dayamak.

SEYGEMEK

Yaslamak, dayamak.

YASLAYABİLMEK

Yaslama imkânı veya olasılığı bulunmak.

ORANLAMAK

Ölçmek, hesaplamak, hesap etmek. Eşit tutmak. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak hüküm vermek, tahmin etmek. Karşılaştırmak, kıyaslamak.

KARŞILAŞTIRMAK

Karşılaştırma işini yaptırmak. Kişi ve nesnelerin benzer veya ayrı yanlarını incelemek için kıyaslamak, mukayese etmek. Dikişte giysinin bir yanına yapılmış olan işlemi, eşitlik sağlamak amacıyla öbür yanında uygulamak.

KIYASLANMAK

Kıyaslama işi yapılmak, karşılaştırılmak.

MUKAYESE

Benzeterek veya karşılaştırarak değerlendirme, karşılaştırma, kıyaslama.

SÖYKEMEK

1.Yaslamak, dayamak: Dirseğimi masaya söykedim. 2.Yatar gibi oturmak. 3.Yatırmak, sermek : Merhametsiz adam koca ormanı yere söykemiş. Son vermek : O meseleyi söykemeden başka işe bakmayalım ağalar. Dayamak.