İçinde YARIŞÇI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yarışçı" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yarışçı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yarışçı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yarışçı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YARIŞÇI

Bir spor dalında birbirini geçmeye çalışanlardan her biri, müsabık.

YARIŞÇILIK

Yarışçı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında YARIŞÇI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YARIŞÇI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOŞUCU

Koşuya katılan yarışçı.

SIĞINMA

Sığınmak işi, iltica. Yarış sırasında, rüzgârın etkisinden korunmak için başka bir yarışçının arkasına sinme.

YAVRULAR

13-14 yaşlarında küçük yarışçılar.

MOTORARTÇISI

Yarışa katılan çiftekercilerin, her birinin ayrı bir motor arkasında koşmaları ve motosikletçi ile işbirliği yaparak hızlarını ayarlamalarıyla yapılan ve "yarı dayanç" diye adlandırılan koşularda, arkadaki çiftekeri yürüten ve yöneten yarışçı.

MOTOKROSÇU

Motokros yarışçısı.

KÜÇÜKLER

Yaşları 15-17 arasında olan genç yarışçılar. Balıkesir şehrinde, Kireç nahiyesine bağlı bir yer. Uşak şehrinde, Banaz belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

REKABETÇİ

Rekabet yanlısı olan kimse, yarışçı, kompetitif.

İNİCİ

İnişli yollarda ustalıkla koşan yarışçı.

MÜSABIK

Yarışçı. Yarışmacı.

ADÇEKME

Yarışçıların deneme sıralarını, koşucuların koşaklarını saptamak için yapılan düzenleme işlemi. Oyunun başlangıcında oyuncular arasında yarıalan seçimi ve başlama atışı ya da karşılama hakkı için öncelik sağlayan eylem. Oyunun başlangıcında oyuncular arasında yarıalan seçimi ve başlama atışı hakkı için öncelik sağlayan eylem. Aynı ağırlık sınıfında karşılaşacak yumrukoyuncularının eşleştirilmesi için ad ya da numara çekme işi.

KÜME

Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. Tümsek biçimindeki yığın. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri. Tomar.

ENGEL

Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.

KOPARMAK

Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak. Daldan, ağaçtan alıp toplamak. Güçlükle elde etmek. Zor kullanarak almak. Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek. Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak.

EMEKLİLER

38 yaşından sonra, yetki belgesi almamış olan özenci ve bağımsız bölümlerdeki koşuculara, 40 yaşından elli beş yaşına dek verilen yetki belgesini almış yarışçılar.

HIZCI

Hız yarışına giren, hızlı koşan yarışçı.

KULVAR

Yüzme ve atletizm yarışmalarında her yarışçıya ayrılan şerit. İçinde bulunduğu veya ilgili olduğu alan.

SULUK

Öğrencilerin okula su götürdükleri kap. Oda içinde yıkanmak için ayrılmış küçük yer, gusülhane. Yarışçıların su, glikozlu su, çay veya meyve suyu koymalarına yarayan kap. Tavukların su gereksinimlerini karşılamak üzere uzun, yuvarlak, küçük çanak veya damlalıklı biçimlerde değişik malzemeden yapılmış yarı otomatik veya otomatik düzen. Büyükbaş hayvanların barındığı yerlerde su içmelerini kolaylaştıran küçük tekne veya havuz. Küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı. Kuş kafeslerinde su konan kap.

KAÇMAK

Hızla koşup bir yere saklanmak. Yok olmak. Hızlı koşmak. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. Rengi ağarmak, uçmak. Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. Girmek. Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak. Kaçınmak. İpi kopmak. Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak. Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. Kaçgöçe uymak. Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak. Bir yana doğru kaymak. Benzemek, andırmak.

YOKUŞÇU

Özellikle tepe ve yamaçlı yollarda başarılı olan bisiklet yarışçısı.

KAÇIŞ

Kaçma işi. Yarışan bir koşucunun veya bir kümenin diğer yarışçıları hızla geçmesi.