Kelimeler arşivinde; içinde "yardım" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yardım bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yardım ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yardım olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YARDIMLAŞMACILIK, YARDIMLAŞABİLMEK
YARDIMLAŞABİLME
BAŞYARDIMCILIK, YARDIMSEVERLİK
YARDIMLANMAK, YARDIMLAŞMAK
YARDIMCILAR, YARDIMCISIZ, BAŞYARDIMCI, YARDIMSEVER, YARDIMLAŞMA, YARDIMCILIK
YARDIMCILI
YARDIMSIZ
YARDIMCI, YARDIMLI, YARDIMLU
YARDIM
YARDIM
Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane.
YARDIMLAŞABİLMEK
Yardımlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARDIMLAŞMACILIK
Dar ekonomik anlamında İşleyim, tarım, bankacılık ve benzerleri alanlarda yardımlaşma dernekleri kurmaya yönelik elbirlikçilik akımı. Geniş anlamında her ortaklaşacı girişimde görülen karşılıklı bağımlılık duygusu ve yardımlaşma eğilimi.
YARDIMLAŞMAK
Karşılıklı yardımda bulunmak.
YARDIMSEVERLİK
Hayırseverlik.
BAŞYARDIMCI
Bir kurum veya kuruluşta görevli amirin yardımcılarından en üst düzeyde olanı.
YARDIMLAŞMA
Yardımlaşmak işi.
BAŞYARDIMCILIK
Başyardımcı olma durumu. Başyardımcının yaptığı iş.
YARDIMLAŞABİLME
Yardımlaşabilmek işi.
YARDIMLANMAK
Yardımını görmek, faydalanmak.
YARDIMCILIK
Yardımcı olma durumu.
YARDIMCILAR
Ağrı şehrinde, Taşlıçay ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YARDIMSEVER
Hayırsever.
YARDIMCISIZ
Osmanlılarda, ailesine bakacak kimsesi olmadığı için askerliği ertelenen kişi.
YARDIMCILI
Osmanlılarda, askere alındığında ailesine bakacak kimsesi olan kişi.
YARDIMSIZ
Yardım almadan.
Bu bölümde tanımı içerisinde YARDIM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BORÇLU
Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı. Borcu kalmış olarak. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan. Manevi bir yükümlülük altında bulunan.
ARKALAMAK
Arkasına almak, yüklenmek. Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek.
AYRINTI
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.
AMAN
Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.
APOTR
Yardımcı, koruyucu, havari.
BELİRTİ
Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
BESLEME
Beslemek işi. Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen. Evlatlık olarak alınarak ev işlerinde çalıştırılan kız, besleme kız, beslemelik, beslek. Akım voltajı.
ASİSTAN
Yardımcı. Araştırma görevlisi.
ARKALANMAK
Kendisine yardım edilmek, destek olunmak.
ARACILIĞIYLA
-le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla, vasıtasıyla, eliyle, yoluyla, marifetiyle, tarafından.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
ASEPSİ
Özellikle tıpta kullanılan araç gereçleri ilaç kullanmadan yalnız ısı yardımı ile mikroptan arındırma işi.
BASI
Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.
BAĞIŞ
Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.
BESLEMEK
Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
BETON
Çimentonun su yardımıyla kum, çakıl vb. maddelerle karışması sonucu oluşan sert, dayanıklı, bağlayıcı yapı malzemesi. Bu malzemeden yapılmış.
BAĞINTI
Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
AYVAZ
Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak.