Kelimeler arşivinde; içinde "vidala" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vidala bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu vidala ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vidala olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
VİDALANMAK
VİDALAMAK, VİDALANMA
VİDALAMA
VİDALA
VİDALA
Çanta ve ayakkabı yapılmış olan tabaklanmış dana derisi.
VİDALANMAK
Vidalama işine konu olmak.
VİDALANMA
Vidalanmak işi.
VİDALAMA
Vidalamak işi.
VİDALAMAK
Vida ile tutturmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde VİDALA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TORNAVİDA
Vidaları söküp takmakta kullanılan, ucu düz veya yıldız biçiminde alet.
ROZET
Yakaya takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir kuruluşun sembolü sayılacak genellikle küçük metal nesne. Kapı kolunun altına monte edilen metal parça. Güney Anadolu sahillerinde yetişen, pembe ve beyaz çiçekleri olan süs bitkisi. Musluğun, gizli döşenmiş boruya vidalandığı yerin çirkin görünüşünü kapatmak amacıyla kullanılan nikel veya krom kaplanmış çember biçimli sac parça.
PAPUÇ
Çürük temelleri sağlamlaştırmak için çakılan kazıkların alt başına geçirilen demir parçası. Papuç, ayakkabı. İşkencelerde, sıkma vidalarının ucundaki hareketli, altı düz, yuvarlak demir. Masa, sandalye ve benzerleri mobilyaların ayaklarına takılan madensel ya da plastik eklenti. Kayık dümeni. (Gerze Sinop).
ÇİFTKAPI
Üst üste kapanan, ya da birbirine vidalanarak kullanılan, yalıtma özelliği üstün iki katlı kapı.
KARGABURNU
Uçları karga gagası gibi kıvrık olan araçların ortak adı. Tel bükmekte kullanılan ve uçları sivri koni biçiminde olan metalden bir kıskaç türü. Sanayide küçük ve yuva içine yerleştirilmiş vidaları sökmeye yarayan ince, uzun ağızlı alet. Kapı mandalı.
OTURAK
Oturulacak yer ya da şey. Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm. Bir şeyin yere gelen tarafı, taban. İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti. Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta. Alçak iskemle. Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm. Ördek.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
KURUMLUPERVANE
Vidalayı işlemek için kullanılan pervaneli araç. (Bor Niğde).