Kelimeler arşivinde; içinde "vetsiz" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vetsiz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu vetsiz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vetsiz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MÜRÜVVETSİZLİK
KASVETSİZLİK, KUVVETSİZLİK, ŞEHVETSİZLİK
MÜRÜVVETSİZ, KUVVETSİZCE
KASAVETSİZ, HELEVETSİZ, PELEVETSİZ
KASVETSİZ, KUVVETSİZ, ŞEHVETSİZ, ELEVETSİZ
DAVETSİZ
VETSİZ
VETSİZ
Yersiz konuşan, patavatsız. Yaramaz, geveze. Çok uyuşuk (kişi).
KASAVETSİZ
Üzüntüsüz, sıkıntısız, tasasız, kaygısız.
DAVETSİZ
Çağrılmayan. Çağrılmaksızın, çağrılmadan.
ŞEHVETSİZLİK
Şehvetsiz olma durumu.
MÜRÜVVETSİZLİK
Mürüvvetsiz olma durumu.
ELEVETSİZ
Tıynetsiz, sözünü bilmez.
HELEVETSİZ
Gönülsüz, isteksiz yapılan (iş için): -İşler nasıl emioğlu ? -Adam sorma helevetsiz, işlerin dadı y oh.
KASVETSİZ
Sıkıntısız, iç sıkmayan.
PELEVETSİZ
Patavatsız.
MÜRÜVVETSİZ
İnsanlığı olmayan, insaniyetsiz.
KUVVETSİZCE
Kuvvetsiz bir biçimde.
KUVVETSİZLİK
Kuvvetsiz olma durumu, güçsüzlük.
KASVETSİZLİK
Kasvetsiz olma durumu.
KUVVETSİZ
Gücü, kuvveti olmayan, güçsüz. Etkisiz.
ŞEHVETSİZ
Cinsel isteği olmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde VETSİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CUNDASIZ
Kuvvetsiz. Ufak tefek, gelişmemiş.
ÇARAL
Az ürün veren kuvvetsiz toprak.
EHNEZİMEK
Açlıktan zayıf düşmek, zayıflamak. Çok acıkmak, içi geçmek. Kuvvetsizlikten, cansızlıktan esnemek. Gücü, dayanağı azalmak. Az yorulmak. Tıkanmak. Ayağı takılmak. Eskimeğe yüz tutmak.
MECALSİZ
Güçsüz, kuvvetsiz, dermansız, takatsiz.
HAŞALDAK
Kaba vücutlu, kuvvetsiz kişi. Yonga.
GÜÇSÜZLÜK
Güçsüz olma durumu, güçsüze yakışacak davranış, kuvvetsizlik, aciz, iktidarsızlık.
DIKIR
İyi hal ve düzgün gidişi anlatır: İşler dıkırında gidiyor. Kuvvetsiz at ya da başka hayvan.
AHNAZ
Güçsüz, kuvvetsiz: Bu öküz çok ahnaz, ne eti yenir, ne de koşulur.
CARAL
Zarf, kabuk, sargı, kap, zar. Az ürün veren kuvvetsiz toprak.
İNSANİYETSİZ
İnsanlığı olmayan, mürüvvetsiz.
FOSALAH
Şişman olduğu halde kuvvetsiz olan kişi.
FIS
İçi boş, kof. Kuvvetsiz, cılız. Boş. İçi boş çürük.
GILTAN
Bereketsiz, kuvvetsiz toprak.
HALAŞA
Haşarı, edepsiz. Uyuşuk, kuvvetsiz. Söz getirip götüren. İşe yaramayan at.
FERMANA
Kadınların giydiği üzeri işlemeli yelek. Eteklik. Kuvvetsiz.
ELCEK
Eli korumak için ele takılan ya da alınan kanca gibi bir araç. Tırpanın el ile tutulan yeri. Bulgur taşında elle tutulan yer. Kapının tutacak yeri. Harman aygıtını çevirmek için kullanılan kol. Sapanın elle tutulan ye ri. Kuvvetsiz, zayıf kadın. Yağ eritmeye yarayan küçük kap. Küçük çekiç. İplik bükülen çıkrığın el ile tutulan yeri. El değirmenini çevirmek için el ile tutulan yer. Eldiven. Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven şeklinde tahtadan yapılan bir araç. Eldiven, ellik. Eldiven (Çayağzı). Hızkeserleri ve yönelteci işletmek için kullanılan el sapları. Tırpanın, sobanın toprak sürülürken elle tutulan kısmı. Çıkrık kolu. Yün eldiven. (Yenikent Aksaray Niğde, Laçin Eskişehir, Nudra Şarkikaraağaç Isparta). Gelin eldiveni. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).
GİZBENT
Kuvvetsiz, halsiz.
GILDIR
Zayıf, kuvvetsiz, cdız: Bu sene buğdaylar gıldır. Gelinlik elbise. Kadınların giydiği salta biçiminde hırka. Çok konuşan. El değirmeni. Kirli, çürük ipek kozası. Güveç kapağı. Patiska. (Gürağaç Kütahya).
FARİMEK
İhtiyarlamak. Yıpranmak, eskimek. Zayıflamak. Kuvvetten düşmek, kuvvetsiz kalmak. Dinçliğini, canlılığını kaybetmek. Bıkmak, usanmak. Vazgeçmek, caymak.
FOSALAK
Şişman olduğu halde kuvvetsiz olan kişi.