Kelimeler arşivinde; içinde "varol" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde varol bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu varol ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında varol olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
VAROLUŞÇULUK
VAROLUŞSAL
VAROLUŞÇU
VAROLUŞ
VAROL
VAROL
"Yaşa, uzun ve sağlıklı bir yaşamın olsun" anlamında kullanılan bir isim".
VAROLUŞÇU
Varoluşçuluk yanlısı, egzistansiyalist.
VAROLUŞÇULUK
Varoluşun özden önce geldiğini ve özü sürekli olarak yarattığını ileri süren öğreti, egzistansiyalizm.
VAROLUŞSAL
Varoluşa ilişkin, varoluşla ilgili.
VAROLUŞ
Yaşama, var olma, bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu, mevcudiyet, öz karşıtı.
Bu bölümde tanımı içerisinde VAROL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAYANIKSIZLIK
Dayanıksız olma durumu, metanetsizlik. Varolan bir hastalık durumu nedeniyle, ilacın belirli etkilerine normalden daha fazla duyarlılık olması.
EGZİSTANSİYALİZM
Varoluşçuluk.
EGZİSTANSİYALİST
Varoluşçu.
ÇOKTANRICI
Birçok Tanrının varolduğuna inanan, putlara tapan.
KOMPLEKSLİK
Pek çok farklı yapının bir araya gelmesiyle oluşan karışıklık. Varolan dizilerin toplam uzunluğu olarak ölçülen DNA'da bilgi dizisi miktarı.
MEVCUDİYET
Varlık. Varoluş.
ONTOGENEZ
Birey oluş. Organizmanın varoluşundaki genetik kodlarına dayanan gelişimi.
AÇIMCI
Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkaran.
SÖYLEN
Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler.
ÖNCANCILIK
Cancılıktan önce, tektanrısal inançlara dayanan bir çağın varolduğuna ilişkin görüş. bk. can, cancılık.
ÖZ
Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.
NİCELEYİCİ
Evrensel niceleyici ya da varoluşsal niceleyici. nicelik bk. sayallık. "Her" ve "en az bir" sözcüklerinden biri. Bu sözcükler sırasıyla V ve 3 simgeleriyle gösterilir.