İçinde VARDA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "varda" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde varda bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu varda ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında varda olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

HOVARDALAŞMAK

12 harfli kelimeler

HOVARDALAŞMA, VARDABANDIRA

10 harfli kelimeler

HOVARDALIK, VARDAKOSTA, VARDACILIK

9 harfli kelimeler

HOVARDACA, CUVARDANE

8 harfli kelimeler

LAVARDAK, VARDABAŞ

7 harfli kelimeler

HOVARDA, VARDACI, VARDALA

6 harfli kelimeler

VARDAR

5 harfli kelimeler

VARDA

Bazı kelimelerin anlamları

VARDA

"Dikkat et, savul, destur" anlamlarında bir seslenme sözü.

HOVARDALAŞMAK

Hovarda gibi davranmaya başlamak.

HOVARDALAŞMA

Hovardalaşmak işi.

VARDALA

Ayakkabının içine konulan meşin vb.

HOVARDA

Zevki için para harcamaktan kaçınmayan (kimse). Hayat kadınının parasını yiyen erkek. Çapkın.

VARDACILIK

Vardacının yaptığı iş.

VARDABAŞ

Düzensiz, ilgisiz, dikkatsiz.

VARDAR

Yayla çorbası. Yugoslavya ve Yunanistan'da Selânik körfezine dökülen ırmak.

HOVARDACA

Hovarda gibi, hovardaya yaraşır bir biçimde.

VARDACI

Varda işini sesle veya araçla yapan kimse.

VARDABANDIRA

Özellikle savaş gemilerinde işaret alıp vermekte usta er.

LAVARDAK

Çabuk çabuk konuşan.

VARDAKOSTA

Kıyıları koruyan gemi. İri yarı ve gösterişli (kadın).

CUVARDANE

Kuş yemi.

HOVARDALIK

Hovarda olma durumu. Hovardaca davranış.

  -   -   -  

Anlamında VARDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VARDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HIZLI

Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.

AŞATMAK

Aşındırmak. Yedirmek, hovardalık etmek. Çocuğu, unuttuğu şeyi hatırlatarak üzmek. Doyurmak, yedirip içirmek.

BÜRET

Bir ucu kapalı, diğer ucu açık, boru şeklinde, sıvıların hacmını ölçmeye ve titrasyon yapmaya yarayan alet. Laboratuvarda titrasyon işleminde kullanılan, ucunda sıvı akışını kontrol etmek için musluğu bulunan cam boru.

BURCALAMAK

Tavan veya duvardaki tahtakurusu ve benzerleri böcekleri yakmak. Buram buram tüterek her tarafa koku yaymak.

YIKAYICI

Yıkama işini yapan kimse. Laboratuvarda filmlerin yıkama işini yöneten kimse.

MİHRAP

Cami, mescit vb. yerlerde Kâbe yönünü gösteren, duvarda bulunan ve imama ayrılmış olan oyuk veya girintili yer. Umut bağlanan yer.

KARNİ

Laboratuvarda damıtma işlerinde kullanılan, geniş karınlı, dar ve eğri boyunlu cam kap.

ÇÖLÜK

İnce odun parçası, kıymık. Su kenarında dikilmiş ağaç. Binaların üzerine konulan ağaçların kiremit ve duvardan dışarda kalan kısmı. Kütük, tomruk.

PIRPIRI

Yeniçeri salma erlerinin giydikleri kırmızı çuhadan yapılmış cübbe, pirpiri. Uçarı, hovarda. Bir tür Bizans altını.

TEFARİK

Genellikle kırmızı, beyaz ve mor kumaştan dikilen, gömlek ve şalvardan oluşan, kol ağızları, paça kenarları ile şalvarın yanları işlenmiş kadın giysisi. Yüksekliği 60-100 santimetre olan, büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki (Pogostemon patchouly).

AYNAŞ

Kadının âşığı, hovardası: Anamın aynası değil, babamın oynaşı değil.

BIÇĞIN

Kabadayı, hovarda, serseri.

DİŞ

Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.

BEYAZPERDE

Sürekli olarak bir duvarda asılı duracak ya da gerektiğinde taşınabilecek biçimde yapılan ve göstericiden çıkan görüntüleri yansıtan düz yüzeyli bir eğitim aracı. bk. saydam perde.

DAMBAT

Hovarda, kabadayı adam.

AÇIT

Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.

AVLO

Bahçe, eve yakın tarla. Ağıl. Bahçelerin etrafına ağaç ve ince dallardan yapılan çit, engel. İnce, uzun çam ağacı veya direk, sırık. Avlu, evlerin küçük bahçesi. Dört duvardan meydana gelen üstü açık yapı. Ev çevresi.

DEPLEK

Dümbelek, darbuka. Önüne bakmadan dikkatsizce yürüyen. Hovarda: Deplek herifin biriydi. Küçük davul, dümbelek, darbuka.

ARVATBAZ

Hovarda, zampara.

ÇAPKIN

Geçici aşklar ve ilişkiler peşinde koşan (kimse), hovarda. Cinsellik hatırlatan. Haylaz. Okşayıcı bir seslenme sözü.