Kelimeler arşivinde; içinde "vaa" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vaa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu vaa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vaa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HAVVAANAELİ
HAVAALANI, AYVAALANI, OVAAZATLI, SELVAATER
MUTAVAAT
OVAAKÇA
VAAT, VAAZ
VAA
VAA
Doğru mu, gerçek mi?.
OVAAZATLI
Bursa şehrinde, Mustafakemalpaşa ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
HAVAALANI
İçerisindeki bina, tesis ve donatımlar dâhil uçakların iniş, kalkış ve yer hareketlerini yaparken kullanabilmeleri amacıyla belirlenmiş, ülke içindeki uçuşların yapıldığı saha.
VAAT
Bir işi yerine getirmek için verilen söz.
HAVVAANAELİ
Küçük beyaz çiçekli bir yıllık bir bitki (Anastatica hierochuntia).
SELVAATER
1.Dağınık, düzensiz kişi. 2.Tutarsız, budala.
MUTAVAAT
Boyun eğme, uyma, itaat etme. Dönüşlü.
AYVAALANI
Manisa şehrinde, Demirci ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
OVAAKÇA
Bursa şehrinde, Demirtaş bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
VAAZ
Cami, mescit vb. yerlerde vaizlerin yaptığı, genellikle öğüt niteliği taşıyan dinî konuşma.
Bu bölümde tanımı içerisinde VAA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PİST
Kediyi kovmak için kullanılan bir seslenme sözü. Gösteri yapmak, dans etmek ve benzerleri için düzenlenmiş, genellikle yuvarlak yer. Bir havaalanında uçakların kalkıp inmesine, park yerlerine gidip gelmesine yarayan özel olarak hazırlanmış şerit. Motorlu araçların yarışları ve koşular için özel olarak düzenlenmiş yer, yarışlık. Kedi kovalama ünlemi.
DÖNÜŞLÜ
Dönüşü olan. Öznesi ile nesnesi bir olan, mutavaat.
KENAN
Vaat edilmiş ülke. Cennet. Hazreti Yakup'un ülkesi, Filistin. Kenan.
MİMBER
(Mimarlık) Camilerde vaaz veren kişinin çıkıp hutbe okuduğu, kapısı, merdiveni, sahanlığı olan üstü külâhlı yer.
İHRAKİYE
Liman ve havaalanlarındaki taşıtlara ücret karşılığı sağlanan akaryakıt.
FİNCANDİBİ
Arazi koşulları nedeniyle inilmesi zor olan, çukurda kalan havaalanı.
SÖZVERME
va'd, vaad.
VAD
Vaat.
DONATIM
Donatma, teçhiz. Bir sanat eserinde ikinci derecede olan ayrıntılar, yardımcı ögeler. Bir fabrikayı, bir havaalanını, bir spor kuruluşunu veya bir askerî birliği etkinlik göstermesi için gerekli araç ve gereçlerle donatma.
MEVİZE
Vaaz. Öğüt.
ÇIKIŞ
Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.
GANTARMA
Gem. Ocakların üstündeki sergen: Gantarmada espirte vaa mı?. Kücü çerçevelerini istenilen yükseklikte tutmaya yarayan araç. (Bekilli Çal Denizli).