İçinde UĞRAŞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "uğraş" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uğraş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu uğraş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uğraş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

UĞRAŞILABİLMEK

13 harfli kelimeler

UĞRAŞILABİLME

12 harfli kelimeler

UĞRAŞABİLMEK

11 harfli kelimeler

UĞRAŞTIRMAK, UĞRAŞABİLME

10 harfli kelimeler

UĞRAŞILMAK, UĞRAŞTIRMA, UĞRAŞLAŞMA

9 harfli kelimeler

UĞRAŞILMA

8 harfli kelimeler

UĞRAŞMAK, UĞRAŞSAL

7 harfli kelimeler

UĞRAŞMA, UĞRAŞÇI

6 harfli kelimeler

UĞRAŞI

5 harfli kelimeler

UĞRAŞ

Bazı kelimelerin anlamları

UĞRAŞ

Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.

UĞRAŞMAK

Bir iş üzerinde sürekli çalışmak. Birine kötü davranmak. Zamanını bir işe verme durumunda kalmak. Savaşmak. Bir işi başarmaya çalışmak, iş edinmek.

UĞRAŞABİLME

Uğraşabilmek işi.

UĞRAŞLAŞMA

Bir işin, onu yapan herkese kimi haklar, ödevler ve işlevler sağlanması yoluyla bir uğraş durumuna gelmesi.

UĞRAŞÇI

Muharip, savaşçı.

UĞRAŞTIRMA

Uğraştırmak işi.

UĞRAŞILMA

Uğraşılmak işi.

UĞRAŞSAL

mesleki.

UĞRAŞILABİLMEK

Uğraşılma olasılığı bulunmak.

UĞRAŞILABİLME

Uğraşılabilmek durumu.

UĞRAŞMA

Uğraşmak işi.

UĞRAŞILMAK

Uğraşma işi yapılmak.

UĞRAŞI

Uğraşılan şey, meşgale. Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş, düşkü, hobi.

UĞRAŞTIRMAK

Uğraşmasına yol açmak.

UĞRAŞABİLMEK

Uğraşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında UĞRAŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UĞRAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

ALTAYİST

Altayistik ile uğraşan kimse.

ANSİKLOPEDİ

Belli bir yönteme göre düzenlenen, bilim, sanat ve uğraş dallarının tüm bilgilerini ayrıntılı olarak bir arada bulunduran, genellikle birkaç ciltten oluşan kitap, bilgilik.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

AMERİKANİST

Amerikan tarihi ve kültürü ile uğraşan bilimci.

ARABİST

Arap dili ve edebiyatıyla uğraşan kimse.

AKVARYUMCU

Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.

ATÖLYE

Zanaatçıların veya resim, heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer, işlik.

ANATOMİST

Anatomiyle uğraşan bilim adamı.

ATLET

Kolsuz, askılı fanila. Atletizmle uğraşan kimse, atletizmci.

AHLAKÇI

Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.

ATOMCU

Atomla uğraşan kimse.

BAHARATÇI

Baharat alım satımıyla uğraşan kimse, baharcı.

BAHÇECİ

Çiçek, ağaç ve sebze yetiştirme işiyle uğraşan kimse.

BAĞLANMAK

Bağlama işine konu olmak. Yalnızca belli bir işle uğraşmak. Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek. Beklenen şey elde edilmez olmak. Sevmek, içten bağlı olmak. Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak, angaje olmak.

ANALİZCİ

Analizle uğraşan veya analiz yapan kimse.

BAĞLAMAK

Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.

AVUNMAK

Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak. Oyalanmak. Hayvan gebe kalmak.

ALTAYİSTİK

Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.

ALŞİMİST

Alşimi ile uğraşan kimse, simyacı.