Kelimeler arşivinde; içinde "uyumsuz" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uyumsuz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu uyumsuz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uyumsuz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DUYUMSUZLUK
UYUMSUZLUK
DUYUMSUZ
UYUMSUZ
UYUMSUZ
Uyumu olmayan, ahenksiz, imtizaçsız. Eş zamanlı olmayan, başlama ve bitme anları başka olan (olaylar), asenkron.
DUYUMSUZLUK
Duyumsuz olma durumu.
UYUMSUZLUK
Uyumsuz olma durumu, ahenksizlik, imtizaçsızlık.
DUYUMSUZ
Duyumu olmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde UYUMSUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜRÜLTÜ
Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin bütünü, patırtı, şamata. Birçok kişinin karıştığı kavga, karışıklık veya tartışma. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Titreşimli düzenli olmayan sesler. Boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Analit sinyalinin gözlenmesine bozucu etki yapan herhangi bir sinyal. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler.
İMTİZAÇSIZ
Uyumsuz.
ASENKRON
Uyumsuz, senkron, eş zaman karşıtı.
MAGANDA
Görgüsüz, kaba, anlayışsız, terbiyesiz ve uyumsuz kimse.
KAKOFONİ
Ses uyumsuzluğu.
PAÇOZ
Kefal türünden bir balık (Mugil cephalus). Uyumsuz, özensiz giyinmiş kimse. Fahişe.
SADALAVIK
Uyumsuz, ters.
AKORTSUZ
Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.
EĞRETİ
Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde. Belli belirsiz. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış olan. Uyumsuz, yakışmamış. Üstünkörü, ciddiye almadan. Takma.
AHENKSİZLİK
Uyumsuzluk, düzensizlik.
DAĞINIK
Geniş bir alana yayılmış olan. Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız. Düşüncelerini toparlayamayan. Düzeni bozuk, düzensiz, karışık. Hoş görünmeyen, uyumsuz.
PSİKİYATRİ
Ruh ve sinir hastalıklarıyla, kişide görülen önemli uyumsuzlukları önleme, teşhis ve tedavi etmeyle uğraşan uzmanlık dalı.
SALAŞ
Sebze, meyve vb. satmak için kurulmuş, eğreti, derme çatma dükkân. Uyumsuz, derme çatma, kötü görünen. Tahtadan yapılmış (baraka).
KAOS
Evrenin düzene girmeden önceki biçimden yoksun, uyumsuz ve karışık durumu. Kargaşa.
SAKİL
Ağır. Çirkin, kaba, uyumsuz. Türk müziğinde bir usul. Sıkıntı veren, sıkıntılı.
ÇİĞRENK
(Resim) Resmin bütünü içinde uyumsuz, parlak renk. a. bk. ana renkler.
KOKOŞ
Aşırı süslü, birbirine uyumsuz giysiler giymeyi seven.
DALGALANMA
Dalgalanmak işi. Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan, sansasyon. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi.
AHENKSİZ
Uyumsuz, düzensiz. Eğlencesiz.
TENAFÜR
Ses uyumsuzluğu.