İçinde UYUCU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "uyucu" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uyucu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu uyucu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uyucu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

DOKUYUCULUK, KORUYUCULUK

10 harfli kelimeler

OKUYUCULUK

9 harfli kelimeler

KUYUCULUK, KUNNUYUCU, KUYUCULAR

8 harfli kelimeler

DOKUYUCU, KORUYUCU

7 harfli kelimeler

OKUYUCU, KUYUCUK, OHUYUCU

6 harfli kelimeler

KUYUCU, DUYUCU, YUYUCU

5 harfli kelimeler

UYUCU

Bazı kelimelerin anlamları

UYUCU

Tâbi, dalkavuk, uyuntu.

OHUYUCU

Düğüne çağrı yapan kadın.

KORUYUCULUK

Korumacı olma durumu, kollayıcılık, himaye.

KUYUCUK

Kars ili, Arpaçay ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KUYUCULUK

Kuyucunun yaptığı iş.

DOKUYUCULUK

Dokumacılık.

DOKUYUCU

Dokumacı.

KUYUCU

Kuyu kazmayı iş edinmiş kimse. Özel olarak açılan kuyulara inerek lüle taşını çıkaran kimse.

OKUYUCU

Sürekli olarak gazete, dergi vb. okuyan, okur, kari. Düğüne çağrı yapan kimse. Türkücü. Şarkıcı.

KUYUCULAR

Aydın ilinde, Umurlu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

DUYUCU

Hassas, duygulu.

OKUYUCULUK

Okuyucu olma durumu.

YUYUCU

Cenaze yıkayıcı, gassâl.

KUNNUYUCU

Karnında yavrusu olan at, eşek ve benzerleri hayvan.

KORUYUCU

Koruyan kimse, muhafız. Himaye eden, kollayıcı, hami. Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem).

  -   -   -  

Anlamında UYUCU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UYUCU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HİMAYE

Koruma, gözetme, esirgeme, koruyuculuk, gözetim. Kayırma, elinden tutma.

GORİL

Afrika'nın Ekvator bölgesinde ormanlarda yaşayan, iri ve güçlü bir tür maymun (Gorilla gorilla). Koruyucu.

BÖLMEÇ

Ambalaj içinde bulunan malları birbirinden ayırmaya yarayan koruyucu parça.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

DUAHAN

Dua okuyucu.

ESTETİKÇİLİK

Gerçeklik ve yarar kaygılarından sıyrılarak bir sanat veya felsefe konusunu salt güzelliği için sevme kuramı, güzel duyuculuk, estetizm.

DOKUMACILIK

Dokumacının yaptığı iş, dokuyuculuk, tekstil.

FOSFATLAMAK

Ekilen topraklara fosfatlı gübre vermek. Madensel bir parçanın yüzeyinde koruyucu bir fosfat tabakası oluşturmak.

ESİRGEYİCİ

Koruyan, koruyucu.

APOTR

Yardımcı, koruyucu, havari.

HAMİ

Koruyucu.

HAMİSİZ

Koruyucusu, kayıranı olmayan. Koruyucusuz bir biçimde.

DİŞLİK

Boks vb. oyunlarda oyuncuların dişlerini ve dudaklarını korumak için dişlerine yerleştirdikleri kauçuk koruyucu.

HALİFE

Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse. Çok iyi yetişmiş, eğitilmiş kimse. Osmanlı padişahlarının kullandıkları unvanlardan biri. Hükümdar. Babıali kalemlerinde kâtip.

BACAKLIK

Özellikle hokey oyuncularının dizlerine taktıkları deriden yapılmış koruyucu.

ABLALIK

Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.

ÇAKMAKLIK

İçine çakmak konulan koruyucu malzeme. Çakmakta kullanılacak olan.

BARET

Küçük takke, papaz takkesi. İşçilerin başlarına giydikleri, metal veya plastikten yapılmış koruyucu başlık. Bir süs iğnesi türü.

DOKUMACI

Kumaş dokuyan veya dokuma ticareti yapan kimse, dokuyucu.

GÖZETİCİ

Gözetleme yapan kimse. Atletizmde ellişer metre aralıkla dönemeçlere dizilen en az dört gözlemciden her biri. Koruyucu kimse.