İçinde UYGULAMALI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "uygulamalı" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uygulamalı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu uygulamalı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uygulamalı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UYGULAMALI

Yalnız düşünce alanında kalmayıp işe dönüşen, kılgılı, kılgısal, kılgın, tatbikî, pratik, amelî, kuramsal karşıtı.

  -   -   -  

Anlamında UYGULAMALI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UYGULAMALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FARMAKOTERAPİ

Hastalıkların ilaçla tedavisi, uygulamalı farmakoloji.

TATBİKİ

Uygulama ile ilgili, uygulamaya yer veren, uygulamalı, pratik.

KREDİ

Borç ödemede güvenilir olma durumu. Güven, saygınlık, itibar. Ödünç alınan veya verilen mal, para. Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak bir yarıyıl veya bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini nicelik olarak gösteren birim.

POLİTEKNİK

Türlü teknik bilgilerin ve uygulamalı fen derslerinin öğretimine ağırlık tanıyan (program ya da okul). Birçok teknikleri kapsayan.

İŞLİK

Atölye. Gömlek. İş yeri, atelye. El tezgâhı. Koyun ve keçilere takılan zillerin ve çanların içindeki sallanan kısım. Mintan, gömlek. Hanımların giydiği kısa ceket. İş elbisesi ya da iş önlüğü. Yelek. Astarlık bez. Yatak, yorgan konulan yüklük. İçe giyilen göynek (Çayağzı), karşılığı içlik. Okullarda işbilgisi, resim-iş, biçki-dikiş gibi uygulamalı derslerin yapıldığı, gerekli araç ve gereçler ile donatılmış çalışma yerlerine verilen ad. Tiyatroda terzilik, marangozluk, elektrik işleri, donatımlık yapımı gibi uğraşlar için kullanılan, iş üretilen yer. Sanatçının içinde çalıştığı yer. Bir zanaatın yapıldığı yer. Büyük işliklerde bezem, donatım, giysi, alçı işleri, ve benzerleri çeşitli çalışmaların yapıldığı özel bölümler. (Geniş anlamda) Film çevirmek için gerekli tüm yapıları, kuruluşları kapsayan özel yapı. (Dar anlamda) Film çeviriminde, içeride çalışmaların gerçekleştirilmesini, ayrıca seslendirme çalışmalarını sağlayan bölümler. (Bu anlamda, özellikle düzlükle anlamdaştır). Televizyon izlencelerinin hazırlanması, yayına verilmesi için gerekli bütün uygulayım kuruluşlarını, yönetim bölümlerini kapsayan özel yapı. Bir izlencenin doğrudan doğruya alıcı önünde gerçekleştirildiği yer. (Bu anlamda düzlükle anlamdaştır). Dekor, kostüm, aksesuvar, butafa ve benzerleri hazırlamak için çalışma yeri, atölye. Kısa cepken. Yağsız sütten elde edilen lor peyniri. (Değirmendere Afyonkarahisar). iş yeri, çalışılan, iş yapılan yer, ticarethane.

İŞBİLİM

İnsan ile kendi yarattığı eşya, makine, yapay çevrenin rahatlık, güvenlik ve ençok işgücü ve sermaye üretmek için en elverişli fiziksel ortamı sağlayacak biçimde tasarlanması ve düzenlenmesini inceleyen, endüstri mühendisliğinin uygulamalı bir alt dalı.

OKUTMAN

Üniversitede yabancı dil, Türkçe ve inkılap tarihi gibi ortak, zorunlu dersleri öğretmek için görevlendirilen, uygulamalı çalışmaları yöneten öğretim elemanı, lektör.

KILGISAL

Uygulamalı.

KURAMSAL

Kuramla ilgili, kuram durumunda bulunan, kuram niteliğinde olan, nazari, teorik, uygulamalı karşıtı.

TOPLUMÖLÇER

Kişinin içinde bulunduğu kümedeki bireylerle ilişkilerini sayısal ya da ölçülebilir terimlerle betimleyen deneysel ve uygulamalı küçük-küme toplumbilimi.

İNSANBİLİM

İnsanın kökenini, biyolojik yapısını, gövdesel özelliklerini, kültürlerini, toplumsal davranışlarını ve benzerleri konu edinen ve bunları kendine özgü yöntemleriyle inceleyen bilim. a. bk. budunbilim, fiziksel insanbilim, kültürel insanbilim, toplumsal insanbilim. İnsanın kökenini, biyolojik yapısını, kültürel özelliklerini ve toplumsal davranışlarını kendine özgü yöntemlerle inceleyen bilim. İnsanın fiziksel yapısıyla kültürel yaratısını tüm özellik ve sorunlarıyla birlikte inceleyen bilim. bk. kültürel insanbilim, toplumsal insanbilim, uygulamalı insanbilim, insanbilimsel toplumbilim, karşılığı budunbilim, halkbilim, halkbilgisi. İnsanın kökenini, biyolojik yapısını, gövdesel özelliklerini, kültürlerini, toplumsal davranışlarını ve benzerleri konu edinen ve bunları kendine özgü yöntemlerle inceleyen bilim. İnsanın kökenini, evrimini, dirimbilimsel özelliklerini, toplumsal ve ekinsel yönlerini inceleyen bilim dalı. Toplumsal ekin içinde insanın oluşum ve evrimini inceleyen toplumbilim dalı.

TALİMGAH

Çeşitli uzmanlık dallarına gerekli olan uzman, öğretici vb.ni yetiştirmek amacıyla uygulamalı olarak eğitim ve öğretim vermek için oluşturulmuş askeri kuruluş.

PRATİK

Kolaylıkla uygulanabilir, kullanışlı. Bir şeyi yapma yöntemi veya biçimi, teamül. Kişide bir işi kolaylıkla yapabilme, bir şeyi uygulayabilme deneyimi, becerisi veya eğilimi bulunma. Uygulama. Uygulamalı. Sorunlara kolay ve hızlı çözüm bulan.

KLİNİK

Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer. Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi). Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu.

STAJ

Herhangi bir meslek edinecek olan kimsenin geçirdiği uygulamalı öğrenme dönemi. Bir kimsenin, meslek bilgisini artırmak için bir kurumun bir veya birçok bölümünde çalışarak geçirdiği dönem.

KILGIN

Uygulamalı.

İSTATİSTİK

Bir sonuç çıkarmak için verileri yöntemli bir biçimde toplayıp sayı olarak belirtme işi, sayımlama. İlkelerini olasılık kuramlarından alarak eldeki verileri grafik ve sayı biçiminde değerlendirmeye dayandıran matematiğin uygulamalı dalı, sayım bilimi.

KILGILI

Uygulamalı. Maksada uygun, kullanışlı. Gerçeklere uygun.

TALİM

Öğretim. Alıştırma. Uygulamalı olarak yapılmış olan askerlik eğitimi.