Kelimeler arşivinde; içinde "utulma" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde utulma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu utulma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında utulma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AYTUTULMASI, TUTULMAZLIK
KURUTULMAK, SOĞUTULMAK
AVUTULMAK, KURUTULMA, OKUTULMAK, SOĞUTULMA, UNUTULMAK, UYUTULMAK
UNUTULMA, KUTULMAK, DUTULMAK, DUTULMAH, YUTULMAK, UYUTULMA, AVUTULMA, TUTULMAZ, TUTULMAK, OKUTULMA
UTULMAK, YUTULMA, TUTULMA, UTULMAH
UTULMA
UTULMA
Utulmak işi.
DUTULMAK
Hazırlanmak: Denklerin dutulmuş. Dili tutulmak. Mahkum olmak, zan altına düşmek. Durdurulmak, zaptedilmek. Donuklaşmak, kararmak, sıkılmak. Sesi çıkmaz olmak. Kullanılmak. Bırakılmak, alıkonulmak, bulundurulmak. Kapanmak, kapatılmak, tıkanmak.
UYUTULMAK
Uyutma işine konu olmak.
KURUTULMA
Kurutulmak işi.
UNUTULMA
Unutulmak durumu.
SOĞUTULMAK
Soğutma işine konu olmak.
KUTULMAK
Kurtarmak, bitmek.
OKUTULMAK
Okutma işine konu olmak.
AYTUTULMASI
Ay'ın Yer gölgesine girerek kararması.
TUTULMAZLIK
Tutulmaz olma durumu.
YUTULMAK
Yutma işi yapılmak.
SOĞUTULMA
Soğutulmak işi.
KURUTULMAK
Kurutma işi yapılmak veya kurutma işine konu olmak.
DUTULMAH
Yakalanmak.
AVUTULMAK
Avutma işine konu olmak.
UNUTULMAK
Unutma işine konu olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde UTULMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYRIKLIK
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.
GÖSTERMEK
Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.
DIŞLANMAK
Dışarıda tutulmak, bir yere veya topluluğa alınmamak.
HELECANLANMAK
Kalp çarpıntısına tutulmak.
AVUTULMA
Avutulmak işi.
AYRICASIZ
Ayrı tutulmadan, istisnasız bir biçimde.
CEZBELENMEK
Cezbeye tutulmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek.
GARGARA
Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi. Bu maksatla kullanılan ilaçlı sıvı.
DİSİPLİNE
"Sıkı düzen ve denetim altına alınmak, zapturapt altına alınmak, denetim altında tutulmak" anlamlarında disipline edilmek, "sıkı düzen ve denetim altına almak, zapturapt altına almak" anlamlarında disipline etmek, "kendi kendine veya dış etkilerle düzen ve denetim altına girmek" anlamında disipline olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
AYRICALIK
Başkalarından ayrı ve üstün tutulma durumu, imtiyaz.
BOCALAMAK
Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.
EKARTE
"Saf dışı etmek, konu dışında tutmak" anlamındaki ekarte etmek, saf dışı edilmek, konu dışında tutulmak" anlamındaki ekarte olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
GİZLENMEK
Kendi kendini gizlemek, saklanmak. Gizlenilmek, gizli tutulmak.
AJANDA
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.
HEP
Hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak. Sürekli olarak, her zaman, daima.
FIRINLANMAK
Fırına konulmak veya fırında kurutulmak.
GÖZENEK
Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.
GÖZLEME
Gözlemek işi, tarassut. İçine peynir, kıyma, patates vb. konularak yufkadan hazırlanan, sacda veya yağda kızartılan bir hamur işi, dürme. Özel araçlarla inceleme. Meralarda yağışın toprakla tutulması ve yem üretiminin artırılması amacıyla 40-50 santimetre aralıklarla 15-20 santimetre çapında ve 7-8 santimetre derinliğinde çukurlar açılması.
GİZLENİLMEK
Gizlenme işi yapılmak, saklanmak. Gizli tutulmak.
ÇARE
Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu. Tedavi yolu, deva.