İçinde UTULMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "utulma" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde utulma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu utulma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında utulma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

AYTUTULMASI, TUTULMAZLIK

10 harfli kelimeler

KURUTULMAK, SOĞUTULMAK

9 harfli kelimeler

AVUTULMAK, KURUTULMA, OKUTULMAK, SOĞUTULMA, UNUTULMAK, UYUTULMAK

8 harfli kelimeler

UNUTULMA, KUTULMAK, DUTULMAK, DUTULMAH, YUTULMAK, UYUTULMA, AVUTULMA, TUTULMAZ, TUTULMAK, OKUTULMA

7 harfli kelimeler

UTULMAK, YUTULMA, TUTULMA, UTULMAH

6 harfli kelimeler

UTULMA

Bazı kelimelerin anlamları

UTULMA

Utulmak işi.

DUTULMAK

Hazırlanmak: Denklerin dutulmuş. Dili tutulmak. Mahkum olmak, zan altına düşmek. Durdurulmak, zaptedilmek. Donuklaşmak, kararmak, sıkılmak. Sesi çıkmaz olmak. Kullanılmak. Bırakılmak, alıkonulmak, bulundurulmak. Kapanmak, kapatılmak, tıkanmak.

UYUTULMAK

Uyutma işine konu olmak.

KURUTULMA

Kurutulmak işi.

UNUTULMA

Unutulmak durumu.

SOĞUTULMAK

Soğutma işine konu olmak.

KUTULMAK

Kurtarmak, bitmek.

OKUTULMAK

Okutma işine konu olmak.

AYTUTULMASI

Ay'ın Yer gölgesine girerek kararması.

TUTULMAZLIK

Tutulmaz olma durumu.

YUTULMAK

Yutma işi yapılmak.

SOĞUTULMA

Soğutulmak işi.

KURUTULMAK

Kurutma işi yapılmak veya kurutma işine konu olmak.

DUTULMAH

Yakalanmak.

AVUTULMAK

Avutma işine konu olmak.

UNUTULMAK

Unutma işine konu olmak.

  -   -   -  

Anlamında UTULMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UTULMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYRIKLIK

Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.

GÖSTERMEK

Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.

DIŞLANMAK

Dışarıda tutulmak, bir yere veya topluluğa alınmamak.

HELECANLANMAK

Kalp çarpıntısına tutulmak.

AVUTULMA

Avutulmak işi.

AYRICASIZ

Ayrı tutulmadan, istisnasız bir biçimde.

CEZBELENMEK

Cezbeye tutulmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek.

GARGARA

Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi. Bu maksatla kullanılan ilaçlı sıvı.

DİSİPLİNE

"Sıkı düzen ve denetim altına alınmak, zapturapt altına alınmak, denetim altında tutulmak" anlamlarında disipline edilmek, "sıkı düzen ve denetim altına almak, zapturapt altına almak" anlamlarında disipline etmek, "kendi kendine veya dış etkilerle düzen ve denetim altına girmek" anlamında disipline olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

AYRICALIK

Başkalarından ayrı ve üstün tutulma durumu, imtiyaz.

BOCALAMAK

Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.

EKARTE

"Saf dışı etmek, konu dışında tutmak" anlamındaki ekarte etmek, saf dışı edilmek, konu dışında tutulmak" anlamındaki ekarte olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

GİZLENMEK

Kendi kendini gizlemek, saklanmak. Gizlenilmek, gizli tutulmak.

AJANDA

Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.

HEP

Hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak. Sürekli olarak, her zaman, daima.

FIRINLANMAK

Fırına konulmak veya fırında kurutulmak.

GÖZENEK

Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.

GÖZLEME

Gözlemek işi, tarassut. İçine peynir, kıyma, patates vb. konularak yufkadan hazırlanan, sacda veya yağda kızartılan bir hamur işi, dürme. Özel araçlarla inceleme. Meralarda yağışın toprakla tutulması ve yem üretiminin artırılması amacıyla 40-50 santimetre aralıklarla 15-20 santimetre çapında ve 7-8 santimetre derinliğinde çukurlar açılması.

GİZLENİLMEK

Gizlenme işi yapılmak, saklanmak. Gizli tutulmak.

ÇARE

Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu. Tedavi yolu, deva.